Hak ettiğimizi almak için grev yapıyoruz

Foto: Hamburg / YH

Alman Makinistler Sendikası (GDL) Kuzey Bölgesi Başkanı Hartmut Petersen ile sendikanın Deutsche Bahn’a yönelik talepleri, grevler ve alanda örgütlü diğer sendika Demiryolu ve Ulaşım Sendikası EVG ile ilişkiler üzerine görüştük.

Emre Öğüt / HAMBURG

Deutsche Bahn’daki (DB AG) makinistlerin çalışma koşulları nasıl? Hangi sorunlarla karşılaşıyorsunuz? Makinistler korona salgınını nasıl yaşadı?

Tren personeli, yani tren makinistleri, manevra makinistleri, tren görevlileri ve sevk memurları vardiyalı olarak ve iş değiştirerek çalışır. İşlerine günün mümkün olan her saatinde başlayıp bitirirler. Meslektaşlarımız, personel eksikliği nedeniyle neredeyse her ay fazla mesai yapıyor. Pandemide herkes tren sürdü ve yeni görevler de verildi. Tren görevlileri trenlerde maske zorunluluğunu kontrol etmek ve gerekirse polise haber vermek zorundaydı. GDL’nin talebi olan uzun mesafe trenlerinde yer ayırtma zorunluluğu reddedildi. Gece vardiyalarında, sokağa çıkma yasakları vs. sırasında yiyecek bir şeyler alma imkânı olmadı. O zaman otellerde ancak sınırlı bir zamanda kalınıyordu, bu da gecelemeleri daha da zorlaştırıyordu.

GDL bir süredir DB AG ile toplu pazarlık yapıyor ve bu, son zamanlarda grev aşamasına geldi. GDL’in DB AG’ye yönelik talepleri nelerdir? Müzakerelerin gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Taleplerimiz çok ılımlı, kamu alanındaki toplu iş sözleşmesi sonucuna göre iki adımda yüzde 3,2 zam talep ediyoruz. 2021’de yüzde 1,4, ardından 2022’de yüzde 1,8. DB AG’deki tüm çalışanlar için 600 euroluk bir korona ikramiyesi verilmesi ve 150 euroluk ek emeklilik maaşı katkısı içeren işyeri emekliliği sözleşmesinin devamı. Bu DB AG tarafından iptal edildi.

DB AG, grevinizle hedefinize ulaşamayacağınızı duyurdu ama aynı zamanda, örneğin yalnızca her dört trenden birinin uzun mesafeli ulaşımda çalıştığını kabul etti. Grevinizin başarılı olabileceği konusunda değerlendirmeniz nasıl? Greve katılım nasıldı? Ve üyelerinizden gelen tepkiler neler?

Çalışan çok az tren vardı ve bugünlerde çalışması gereken tüm üyelerimiz greve katıldı. Bunu büyük bir başarı olarak görüyoruz, aynı zamanda çalışanların ruh halini de gösteriyor. Deutsche Bahn yönetiminden hiç memnun değiller.

Halk, grevinizin sadece makinistlerin grevi olduğu izlenimine sahip. Halbuki son zamanlarda demiryolu içinde bütünsel bir organizasyon iddiasında bulundunuz. Greve makinistler dışında trenlerde çalışanların katılımı nasıldı?

Artık DB AG’de tüm meslek gruplarından üyelerimiz var ve bunların hepsi, kendilerine yönelik işveren muamelesinden hiç memnun değil. Tren görevlisi, sevk memuru, amir, vagon ustası veya makinist fark etmeksizin herkes greve katıldı.

Halktan gelen tepkiler nasıl? Demiryolu çalışanlarının grevini destekliyorlar mı?

Neredeyse yarı yarıya, bazıları anlayışla karşılıyor, bazıları ise karşı çıkıyor.

Alanda örgütlü GDL ve EVG (Demiryolu ve Ulaşım Sendikası) arasındaki rekabet de kamuoyuna yansıyor. Bu rekabetin nedenini bize açıklayabilir misiniz? Sizce demiryolu çalışanlarının birlik halinde hareket etmesi nasıl sağlanabilir?

EVG ile anlaşmazlık 2002’den beri var. O zaman, tren personelinin tazminatsız olarak yılda ek 18 vardiya üzerinde çalışmak zorunda olduğu ek bir toplu sözleşmeyi kabul ettiler. Buna direndik ve 2008’de makinistler için kendi toplu sözleşmemizi yaptık. Daha sonra 2015’te de tüm tren personeli için. EVG, tekelin kontrol komisyonundaki tüm kontrol organlarında sözüm ona çalışanları temsilen yer alıyor. Aynı zamanda tekel işyeri işçi temsilciliği ve tüm konseylerde tek sendika. Ancak DB AG, çalışanlara giderek daha fazla yük bindirip onları bir limon gibi sıktığında hiçbir direnç göstermiyor. DB AG’nin korona pandemisindeki kaybı şimdi çalışanların dayanışma katkısı olarak telafi edilecek. 2 milyar euroluk tasarruf, çalışanlar tarafından karşılanacak. Bunu yapamayız, ancak EVG bunu yapmayı kabul etti. Onlarla hiçbir zaman ortak paydada buluşmayacağız.

2015’teki son büyük grevinizin aksine, artık TİS Birliği Yasası’nın (TEG) yükü altındasınız. GDL’nin TEG konusundaki düşüncesi nedir?

Bir yandan yasal düzeleme girişimlerine karşı mücadeleye devam ediyoruz ve bunu bir ‚hodri meydan‘ olarak kabul ediyoruz. DB AG’nin tüm şirketlerinde ve alanlarında üye kabul etmemizin ve hepsi için toplu sözleşme çağrısında bulunmamızın nedeni budur. Başka seçeneğimiz yok. Özel demiryollarında hemen hemen her yerde üyelerin çoğuna sahibiz ve şimdi bunu DB AG’de de başaracağız.

Demiryolları ile ilgili tartışmalarda 1990’lardaki özelleştirmenin sonuçlarından söz edilir. Özelleştirmeden önce Deutsche Bahn’da durum neydi ve o zamandan beri ne oldu? Deutsche Bahn’da nelerin değişmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

Deutsche Bahn 1994 yılına kadar bir devlet şirketiydi ve hemen hemen tüm çalışanlar memur olarak alındı. Ancak o zamandan sonra bizim için TİS imzalamak önemli hale geldi ve bunu başardık. Özelleştirmenin iptali imkansız, bu nedenle tekelin ve bir bütün olarak demiryolu sisteminin federal hükümetin iklim hedeflerini karşılamak için yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Altyapının elden geçirilmesi gerekiyor ve DB AG, Almanya’daki ana faaliyetine odaklanmalı, bu süreçte yurtdışında spekülasyon yapmamalı ve vergilerimizi boşa harcamamalı.