Aşı olmayanlara karantina durumunda hastalık parası ödenmeyecek

Almanya’da ağustos ayı ortalarından bu yana Covid 19 ve varyantlarına yakalananların sayısı yine artarken, aşı olmayanlara yönelik katı kuralların ve yaptırımların uygulanması tartışmaları da devam ediyor.

Geçtiğimiz aylarda aşı olmayanların test ücretlerini ekim ayından itibaren kendilerinin ödemesi karalaştırılmıştı. Şimdi ise bazı eyaletler, aşılı olmayan ve Covid 19’a yakalandığı ya da Covid 19 hastasıyla temasta bulunduğu için karantinaya alınanların hastalık parasının ödenmemesini kararlaştırdı.

Almanya’da şimdiye dek ilk aşıyı olanların oranı yüzde 66,4, ikinci aşıyı da alarak bağışıklık kazananların oranı ise yüzde 62 düzeyinde. Aşı olmayan yüzde 40’a yakın bir kesimin hem kendi sağlığını riske attığı hem de çevresine yaydığı bir gerçek. Bu yüzden aşı olmamış kişilerin virüse yakalanmasalar da virüslü bir kişi ile temasa geçmiş olmaları ya da riskli ülkelere seyahat etmiş olmaları vs bu kişilerin karantinaya alınmalarını beraberinde getiriyor. İki kez Covid 19 aşısı olmuş ve ikinci aşının üzerinden 15 gün geçmiş olanlar, ya da virüse yakalanıp iyileşmiş olanlar Covid 19’lu bir hastayla temastan sonra genellikle (özel bir sağlık sorunu yoksa) karantinadan muaf tutuluyorlar.

İKNA YERİNE DAYATMA

Dördüncü bir dalgayı engellemek adına, hastanelerde tedavi gören Covid 19 hastalarının büyük bir bölümünün aşı olmamış kişiler olmasını gerekçe gösteren Federal Sağlık Bakanı Jens Spahn ve bazı eyalet bakanları 17 aylık pandemi süresince uyguladıkları tutarsız politikalarla toplumda yarattıkları güvensizliği ve çelişkileri bertaraf etmek, toplumu aşı konusunda yeterince aydınlatmak ve toplumsal sağlık, duyarlılık ve dayanışma konusunda bilinçlendirmek yerine aşı olmayan emekçilere yönelik yaptırımlarını sertleştirmeyi yeğliyorlar.

Neredeyse tüm partilerin ‘kimse aşı olmaya zorlanamaz’ açıklamalarına rağmen kış aylarının yaklaşmasıyla eyalet hükümetleri birbiri ardına yaptırımlarını arttırıyor. Birçok eyalet parlamentosunda tartışma aşamasında olan ve Almanya genelinde şimdiye dek en sert uygulama niteliğini taşıyan karantina sürecinde hastalık parasının ödenmemesi uygulaması Baden Würtemberg eyaletinde 15 Eylül’den, Rheinland Pfalz’da 1 Ekim’den, Kuzey Ren Wesfalya eyaletinde 11 Ekim’den, Sachsen Anhalt’ta ise 15 Ekim’den itibaren yürürlüğe girecek. Mecklenburg Vorpommern, Aşağı Saksonya, Schleswig- Holstein, Hessen ve Bavyera eyaletlerinin ise ekim ayı ortalarına dek aynı yönde karar almaları bekleniyor. Sağlık sorunları nedeniyle aşı olamayanlar ise bu uygulamadan muaf tutulacak. Sağlık Bakanı Jens Spahn ve uygulamayı savunan diğer eyaletler, aşı olmadığı için karantinaya alınan ve hastalık parası ödenen kişilerin toplumun bütçesinden yararlanmalarının doğru olmadığını ileri sürseler de bu görüşte olmayan eyaletler de var. Mesela Berlin ve Hamburg eyaletleri bu yönde adım atmayı düşünmediklerini açıkladılar.

UYGULAMA YASAL DEĞİL

Uygulama eyaletlerin yetki alanına girse de anayasal hukuk açısından sıkıntılar barındırıyor. Enfeksiyon yasası uyarınca salgın durumunda hastalık parası devlet bütçesi üzerinden garanti altına alınmış. Alınmış çünkü karantina kararı da sonuçta devletin bir makamı tarafından veriliyor. Bu yüzden işveren karantinada olan kişinin hastalık parasını ilk etapta ödese de bu parayı sonra devletten yine geri alıyor. Çünkü karantina kararı da sonuçta devletin bir makamı tarafından alımış. Enfeksiyon yasası hastalık parasının sadece, hastalığın bir aşı ile kesin önlenebilecekken çalışan tarafından bilinçli önlenmediği takdirde kesilmesini öngörüyor. Bu yaptırım mesela kızamık aşısı için geçerli. Kızamık aşısını yaptırma zorunluluğu var ve aşı yaptırıldığında kızamık kesin önleniyor. Federal sağlık bakanlığı yaptığı açıklamada, hastalık parasının Covid 19 durumunda da ödenmemesinin net bir yasal zemininin olmadığını, aşı olunsaydı karantinanın büyük olasılıkla engellenebilir olacağı yönünde kesin bir verinin olmadığını, çünkü aşı olanların da virüse yakalanıp karantinaya alınmalarının sözkonusu olduğunu belirtiyor. Bu yüzden uygulamanın yasal olup olmadığını önümüzdeki süreç gösterecek. Ayrıca, mecvut aşıların hiçbirinin yüzde 100 virüsten koruma garantisinin olmadığı ve iki kez aşı olmuş olanlarda da 4-6 ay sonra etkisinin azaldığı göz önünde bulundurulduğunda uygulamanın itiraz edildiği takdirde anayasa mahkemesinden dönme ihtimali yüksek görünüyor. (YH) (Foto: Pixabay)