Partilerin kadın programları karşılaştırıldı

26 Eylül’de yapılacak federal meclis seçimleri öncesi değişik kadın gruplarının çatı örgütü Alman Kadın Konseyi (DF) seçime katılan ve meclise grme şansı olan partilerin kadınlara yönelik programlarını karşılaştırdı.

DF Fırsat Eşitliği Kontrolü tarafından yapılan araştırmanın sonuçları yayınlanarak, kadınlara kendilerinin hakkını savunan partilere oy verme çağrısı yapıldı.

Alman Kadın Konseyi açıklamasında; „Şu anda, Federal Meclis’te kadınlar yüzde 31’in biraz altında temsil ediliyor – bir artış olmayacağı görünüyor. Bu, kadınların hala tüm kararlara yeterince katılmadığı anlamına geliyor. Ancak, anayasal devletimiz ancak cinsiyet eşitliğine dayalı bir topluma dayanıyorsa demokratiktir. Toplumsal cinsiyet eşitliği hedefini -tüm siyasi alanlarda, tüm yasalarda ve örneğin yaşam boyunca bağımsız bir geçim kaynağı, eşitliğe dayalı partnerlik ve kadına yönelik şiddetin son bulmasını sağlamak için tüm önlemlerde- tutarlı ve aktif bir şekilde teşvik etmek siyasetin sorumluluğundadır.“ denildi.

Partilerin kadınlarla ilgili programlarının sonuçları şöyle:

CDU/CSU (HRİSTİYAN BİRLİK PARTİLERİ)

Birlik partilerinin kadın politikasınde aile öne çıkarılmakta ve geleneksel kadın erkekten oluşan ailenin teşviki CD /CSU’nun bir ticari markası olarak vurgulanmakta. Kadınlara yönelik programda bu açıdan modernleşme boyutunda kadınların mevcut dezavantajlarının tespit edilmesi ve ele alınması gerektiği belirtilmekte ve; “Kadınlar ve erkekler, aile içinde, işte veya gönüllü çalışmalarda yer aldıklarında eşit takdir görmelidir. Bu nedenle, tüm siyasi alanlarda kadının durumuna bakmak ve çerçeve koşulların iyileştirilmesi gereken her yerde harekete geçmek istiyoruz.“denilmekte.

SPD (SOSYAL DEMOKRAT PARTİ)

SPD söylediklerine ve programına bakıldığında on yıllardır eşitlik istiyor. “Cinsiyet eşitliği konusundaki büyük görevde, hepsi olmasa da son birkaç on yılda çok şey başarıldı. Salgın, kadınlar ve erkekler için hala eşit olmayan fırsatları bir kez daha gösterdi. Kadın ve erkek arasındaki eşitlik, bir bütün olarak toplumsal bir görevdir. Bu, tüm alanlara nüfuz etmesi gereken kesitsel bir görevdir.“ SPD toplumun her alanında kadın erkek eşitliğini sağlama hedefi olarak 2030 yılını esas alıyor.

FDP (HÜR DEMOKRAT PARTİ)

FDP’de, tüm cinsiyetlerin yasal eşitliğine dayanan ve tüm bireyler için özgürlük ve gelişmeyi genişletmek isteyen liberal bir feminizm dikkat çekiyor: Liberal feminizm, “tüm bireylerin kendi seçtikleri veya biyolojik cinsiyetlerine dayalı sosyal rol atamalarından bağımsız olarak kendi kaderini tayin etmesi için çabalar. Bu, kendi kaderini tayin etmeyi mümkün kılmalıdır.“ deniliyor. Siyasi çerçeve koşulları sadece ihtiyatlı bir şekilde tartışılıyor veya hiç tartışılmıyor. FDP, programında, bakım, iş ve ailenin uyumluluğu veya insan hakları gibi yerlerde eşitlikle ilgili konuları belirtiyor ancak kadın erkek eşitliğini iki cins arasındaki bir sorun olarak ele alarak toplumsal cinsiyet eşitliği politikası ile ilgilenmiyor.

SOL PARTİ (DIE LINKE)

DIE LINKE’ye göre feminist siyaset, öncelikle para, iş ve zamanın adil bir şekilde yeniden dağıtılmasıyla cinsiyet dengesini “kökten” değiştirmelidir. Programda bu kaynaklar toplumsal cinsiyet eşitliği politikası ve etkileşimleri açısından bir araya getirilmiştir. Kadınlar ve iş yaşamındaki yerleri geliştirilmelidir. Die Linke parti programında; “Herkesin özgürce, güvenli ve bağımsız yaşayabileceği, aile ve arkadaşlara zaman ayırabileceği ve aynı zamanda anlamlı ve iyi ücretli işler yapabileceği bir toplum istiyoruz. Kadınların da erkekler kadar siyasi kararlara katılabildiği ve hayatın sadece ücretli emekten ibaret olmadığı bir toplum istiyoruz.” deniliyor.

Sol Parti, kadınlara yönelik siyasi projelerini farklı siyasi alanlarda kesişen bir konu olarak ve kendi kapsamlı “Adalet, kendi kaderini tayin hakkı ve cinsiyet çeşitliliği için!” bölümünde formüle ediyor.

BİRLİK 90 / YEŞİLLER (GRÜNEN)

Kadınlara yönelik politika, tüm siyasi alanlarla bağlantılı olarak düşünülüyor. Bu nedenle parti, kadın politikasının diğer tüm politik alanlarda ve tüm yasama süreci boyunca uygulanması gerektiğini savunuyor. Yeşillerin seçim beyannamesinde dikkat çeken şey, doğrudan erkeklere hitap etmesi. Eşitliği işleri olarak görmekten ve cinsiyetçiliğe karşı koymaktan erkekler sorumlu görülüyor. “Feminizm herkese odaklanır ve kendi kaderini tayin, katılım ve adalet yaratır. Amaç, cinsiyet gözetmeksizin herkesin bağımsız olarak yaşadığı ve kadınların da iş dünyasından parlamentolara kadar her yerde eşit olarak yer alabildiği bir toplumdur. Bu tüm cinsiyetler için bir görevdir.“ deniliyor. (YH)