İnşaatta grev yaklaşıyor!

Almanya genelinde 890 bin işçi ve emekçinin çalıştığı inşaat işkolu Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri yerinde sayıyor. Beşinci tur TİS görüşmelerinde de inşaat işkolu patronları, sendikanın ileri sürdüğü talepler üzerine görüşmeye bile yanaşmadılar.

IG BAU Sendikası bu TİS döneminde ücretlerin yüzde 5,3 artması talebinin yanı sıra şantiyeye yol harcırahı uygulamasının geliştirilmesini ve doğu ile batı arasındaki ücret farkının eşitlenmesini talep ediyor. İnşaat patronları yol harcırahı uygulaması üzerine kesinlikle görüşmek istemiyorlar. IG BAU ise, “Eğer bu konuda çözüm elde etmezsek sözleşmede imzalamayız. İnşaat işçileri, serbest zamanlarının önemli bir bölümünü işe gidip gelirken kullanmak zorunda kalıyorlar. İnşaat işçileri ortalama olarak işe giderken 65 km gitmek zorundalar” görüşünü savunuyor.

MÜCADELE İSTEĞİ ARTIYOR!

5. tur görüşmelerden bir gün önce, Almanya genelinde inşaat işçileri tarafından çeşitli eylemler düzenlendi. Bunlardan biri de Duisburg’da gerçekleşti. Yaklaşık 150 inşaat işçisi DGB binasının önünde toplandıktan sonra şehir merkezinde bir gösteri düzenledi. IG Metall, DİDF ve IHG’nin endüstriyel temizlik işçileri inşaat işçileriyle dayanışmada bulundular. Gösteriye mücadeleci bir ruh hali hakimdi.

ÖNCE TAHKİM, SONRA İŞ UYUŞMAZLIĞI?

İşverenlerin görüşmelerdeki tutumu nedeniyle IG BAU tarafından tahkim süreci başlatıldı. Yani 06-09 Ekim günleri arasında uzlaşmayı sağlamak üzere tahkim görüşmeleri yapılacak.

Berlin’de gerçekleşecek olan tahkim görüşmelerine paralel olarak IG BAU, inşaat işçileri heyetleri ile gösteriler düzenleyerek işverenler üzerindeki baskıyı artıracak.

Daha önce imzalanan TİS anlaşmasına göre tahkim prosedürü uygulanmadan, IG BAU Sendikası grev çağrısı yapamıyor.

TAHKİM PROSEDÜRÜNE HAYIR, TÜM GÜCÜMÜZLE GREVE!

IG BAU’nun toplu sözleşmede tahkim prosedürüne onay vermesi sendikanın “sosyal ortaklık” anlayışını da ortaya koyuyor. İşçiler arasında olduğu gibi orta ve alt kademedeki sendikacılar arasında da eleştirilen bu uygulamanın değiştirilmesi gerekiyor. Özellikle şantiyelerde taşeron firmaların artması, ücretlerin TİS’lere göre ödenmemesi, yol harcırahının gasp edilmesi birçok sorunun yaşandığı bir dönem bu tür uygulamalar işçilerin mücadele azmini olumsuz etkiliyor.

Bu, mücadele odaklı bir yönelimin koşullarının çoktan geliştiğini ve bunun daha yüksek bir örgütlülük düzeyine de yol açacağı anlamına geliyor. Bu ise işveren tarafını masa başında talepler üzerine hemen müzakereye oturmaya zorlayacaktır. Grevin kaçınılmaz olduğu bilinmesine karşın önce tahkime girmek, işçilerin daha iyi çalışma koşulları için mücadele etmelerine de engel oluyor. İnşaat işkolunda daha iyi çalışma koşulları ve ücretler için mücadele zamanı ve elbette diğer işkollarından daha fazla dayanışmaya ihtiyaç var. Öyleyse dayanışmaya!

Krefeld’den bir inşaat işçisi