Müşteriye maske uyarısında bulunan 20 yaşındaki kasiyer öldürüldü

Foto: Pixabay

Sendikalar pandeminin başından bu yana maske zorunluluğu gibi resmi yönetmelik ve uygulamaları sağlamanın hizmet sektörü çalışanları için hem tehlike hem de ek iş anlamına geldiği konusunda uyarıyorlardı. Demiryolu Taşımacılığı Sendikasının (EVG) verilerine göre 2020 yılında sadece Alman Demiryollarında (DB) Korona yönetmeliklerine bağlı olarak yaklaşık 200 yaralama olayı gündeme geldi.

SEVİNÇ SÖNMEZ

İdar Oberstein’da bir benzin istasyonunda kasiyer olarak çalışan 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Alex W. geçtiğimiz hafta maskesini takması için ikaz ettiği sağcı bir müşteri tarafından başından kasten vurularak öldürüldü. Hem de başbakan Merkel’in bir buçuk yıl önce yaptığı ve perakende işçilerine hitap ederek „Vatandaşlarınız için orada olduğunuz ve sektörü kelimenin tam anlamıyla ayakta tuttuğunuz için teşekkür ederiz“ dediği konuşmasını yaptığı gün.

Aşırı sağcı AfD‘ nin karantina ve aşı karşıtı bir kampanyayla seçmenleri etkilemeye çalıştığı federal seçimlerden bir hafta önce gerçekleşen olay Almanya genelinde dehşet ve tepkiyle karşılandı. Katile sempati gösteren AfD‘ ye yakın Querdenker gibi aşırı sağcı kesimler ise online platformlarda katili savunarak cinayeti „Merkel mafyasına“ atılmış bir tokat, bir başarı olarak kutladı. Korona yönetmeliklerine tepki gösteren, karşı çıkan ve aynı zamanda aşı karşıtı da olan bu kesimler olayın sorumlusu olarak faili değil, „halka yönetmeliklerle zulmeden siyasileri“ hedef gösterdiler. Olay aşı merkezlerine ve aşılanmamış kişilere aşı sertifikası vermeyi reddeden devlet görevlilerine yönelik fiziksel şiddet olaylarından sonra gerçekleşen ilk cinayet olma özelliğini taşıyor. Yapılan açıklamalarda Korona karşıtları olarak bilinen ancak temel hedefleri ırkçılığı kışkırtarak toplumu bölmek olan bu kesimlerin ne denli radikalleştiklerine ve en ufak bir tepkiye, söze rahatlıkla şiddetle hatta öldürerek karşılık verecek kadar kontrolden çıktıkları vurgulandı. Alman Ticaret Birliği (HDE) Genel Müdürü Stefan Genth, RND ye yaptığı açıklamada bazen kurallara uymayan müşteriler olsa da maske zorunluluğunun bir yılı aşkın süredir alışkanlık haline geldiğini, nadiren sorun yaşandığını ve bu yüzden İdar Oberstein’da yaşananları büyük bir üzüntüyle karşıladıklarını ve söyleyecek söz bulamadıklarını söyledi.

HAKARET, TEHDİT VE SALDIRILAR

Öncelikli olarak müşteri hizmetleri alanında çalışanların ve sendikaların ise söyleyecek çok sözü var. Çünkü maske yasağı gibi uygulamaları kamusal alanlarda, hakaret ve tehditlere rağmen uygulamak durumda bırakılanlar genellikle zaten ağır koşullarda çalışan kadın ve göçmen emekçiler. Yapılan bildirimlerde çalışanlar, pandemi sürecinde çalışma koşullarının her gün daha fazla zorlaştığını, maskeyi Yahudi yıldızı olarak nitelendiren kesimlerin kendilerini tehdit ettiğini ve ‚Merkel mafyasına‘ ait olmakla suçladıklarını aktarıyorlar.

SENDİKALAR BAŞINDAN BERİ UYARIYOR

Alman Sendikalar Birliği- DGB tarafından yapılan açıklamada çalışanların değişik tepkilere maruz kaldığı durumlar sıklaşırken, tepki ve saldırılara yönelik verilerin ise tutulmadığı kaydedildi. Ver.di Sendikası perakende çalışanları sekreteri Orhan Akman, çalışanların maske ikazında bulundukları için yüksek sesle konuşan, tehdit eden ve hatta şiddet uygulayan müşterilere maruz kaldıklarını ve kasa başında çalışırken tamamen savunmasız olduklarını belirtiyor. Demiryolu Taşımacılığı Sendikası (EVG) şimdiye dek tren personelinin Korona yönetmeliklerini ve 3G kurallarını uygulamasını engelledi. Çünkü uygulama çalışanlar için kesinlikle ek bir iş teşkil ediyor. Ayrıca EVG’nin verilerine göre 2020 yılında sadece Deutsche Bahn’da Korona yönetmeliklerine bağlı olarak yaklaşık 200 tamamlanmış bedensel yaralama olayı gündeme geldi.

Alman güvenlik güçlerinin elinde ise uzun süredir Korona kuralları karşıtlarının radikalleşerek şiddet eğilimlerinin arttığına ve gerektiğinde şiddet uygulamaktan çekinmediklerine dair bir çok veri bulunuyor. İdar Oberstein’da tetiği çeken failin hangi motifle hareket ettiği henüz kesinleşmemiş olsa da, genel kanı aşırı sağcı çevrelerle ilişkisi tespit edilen failin kasiyeri kuralları uyguladığı için genel politik durumdan sorumlu tuttuğu ve bu yüzden bir düşman olarak gördüğü yönünde.

ÇALIŞANLARIN ASAYİŞİ SAĞLAMA YETKİSİ YOK

Sendikalar müşteri hizmetlerinde çalışan emekçilerin bu konuda ne yetkili ne de eğitimli olduklarının altını çiziyor. Mesela tren personelinin belli görevleri var ancak resmi yönetmelikleri uygulamak diye bir görevi yok, kaldı ki maske zorunluluğunu uygulamak için gereken imkân ve donanıma da sahip değiller. Ver.di Sendikası’ndan Orhan Akman bu yüzden bir tezgahtarın polis ya da güvenlik sorumlusu sıfatında asayişi sağlama diye bir yetkisi olmadığının altını çiziyor. Bu konuda sorumluluğun işverenlerde olduğunu açıklayan sendikalar sinirli ve agresif müşterilerin sorumluluğunun çalışanlara yüklenemeyeceğini ve işverenin çalışanlarına yönelik de işçi sağlığı ve güvenliği gibi sorumluluklarının olduğuna dikkat çekiyor.

Hal böyleyken, uygulamaların sağlanması için ek personel işe alması, gerekiyorsa güvenlik personeli çalıştırması gereken işverenler sorumluluğu emekçilere yükleyerek onları, uygulamalar konusunda ikna edemedikleri ya da uygulamaları kendi politik çıkarları için kullanan kesimlerle karşı karşıya getiriyorlar. EVG Sendikası maske zorunluluğu veya 3G yönetmeliği gibi resmi uygulamaların federal polis teşkilatı tarafından uygulanmasını salık verirken Ver.di Sendikası’ndan Orhan Akman müşterileri daha sağduyulu olmaya çağırıyor ve „eğer bir çalışan maske konusunda ikaz ediyorsa bunu hepimizin sağlığı için yapıyor“ diyor ve çalışanlara karşı daha özenli ve temkinli davranılmasını istiyor.