Şu an işçilerin dayanışma zamanı

Ferhat Kırmızı, Stellv. Betriebsratsvorsitzder

LEVENT ÇOKDEĞERLİ / TEKİN DEMİREL

Münih’teki Bosch fabrikası, elektrikli otomobil üretimine geçiş için dönüşüm gerekçesiyle fabrikayı kapatmayı ve işçileri sokağa atmayı planlıyor. Fabrikadaki gelişmeler ve işçilerin tavrı üzerine İşyeri İşçi Temsilciliği (BR) İkinci Başkanı Ferhat Kırmızı ile görüştük.

Bosch yönetimi neden fabrikayı kapatmak istiyor ve kaç işçi işini kaybedecek?

Bosch, Münih’te 285 işçi istihdam ediyor. Firmanın Almanya’daki genel sorunu ‚transformasyon‘. Araba sanayi şu an büyük bir değişim içinde. Bunun adı da transformasyon oluyor. Küçük fabrikaların çoğu bu durumda istihdam sorunu yaşayacak, yöneticiler de kapatma kararı alarak krizin yükünü işçilerin sırtına yıkmaya çalışıyor. Son 10 yılda benzin ve mazotlu arabaların yapımı ve onların yan sanayisini yurt dışına çıkarmak istiyorlar. Bu sayede yurt dışında biraz para kazanıp elektrikli arabaya yatırım yapmak istiyorlar. Bizim korkumuz Almanya’daki fabrikalarda kitlesel işçi çıkarmaların yaşanması. Bir mazotlu araba üretiminde 10 kişi gerekiyor, benzinli araba üretiminde 4 kişi gerekiyor ve bu elektrikli arabada 1 kişiye iniyor. Benzinli ve mazotlu arabaların üretiminin durdurulduğunda 10 işçiden 9’u işsiz kalacak. Bu korkutucu bir rakam. Bosch çok büyük bir firma, sadece araba parçaları üretmiyoruz. Herhangi başka bir şey de üretebiliriz, bu anlamda fabrika kapatılmak zorunda değil. Bunu görüşmelerimizde sürekli vurguluyoruz ama yöneticiler bu önerilerimizi duymazdan geliyor. İki seçenek sunuyorlar; fabrika ya tamamen Brezilya’ya taşınacak ya da bir kısmı Çek Cumhuriyeti’ne bir kısmı da Nürnberg’deki fabrikaya taşınacak. Buradaki fabrika her hâlükârda kapanacak. Üretim sayısı düştüğünden dolayı buranın kapanması gerektiği söyleniyor. Bu durumda 285 kişi işinden olacak.

Bosch yönetimi elektrikli araçlara geçişi gerekçe olarak gösteriyor, ama buradaki üretimi başka ülkelere kaydırmak istiyor, yani kısacası sorun çevre sorunu değil karını güvenceye alma isteği mi?

Zaten bizi öfkelendiren de bu. Kendi çıkarları ve daha fazla kar edebilmek için üretimi yurt dışına çıkartmayı istiyorlar. Almanya’daki fabrikaları yurt dışındakilerle kıyaslayarak kapatmak istiyorlar. Ayrıca elektrikli arabaların doğa için katkısı olduğunu da düşünmüyorum.

Mücadelenize çevreci gençlerden destek geldi. Belki de ilk defa çevreciler ile işçiler ortak hareket ettiler, bu nasıl bir tecrübeydi sizin için?

Çevreciler beni ilk aradıklarında çok şaşırdım. Ne ürettiğimizi açıkladım kendilerine. Çevre için bir şey üretmediğimizi, motorlu araçlar için pompa ürettiğimizi söyledim. Bunun bilincinde olduklarını ve Almanya’da fabrikaların kapanmamasını istediklerini söylediler. Hükümetin ve araba üreticilerinin doğru yolda olmadıklarını ve bizimle dayanışma içinde olmak istediklerini belirttiler. Ben de kendilerine fabrikayı gezdirdim. Toplantılar yaptık ve bir imza kampanyası başlatıp, taleplerimizi işverene bildirdik. İmza kampanyasına izin dönemi olmasına rağmen işçilerin üçte ikisi destek verdi. İzin dönemi olmasaydı hepsi imzalardı. Bir de yürüyüş yaptık. Çevrecilerin bizimle dayanışma içinde olmalarının Almanya’da ilk olduğunu öğrenmem çok güzel bir duyguydu benim için. Gençler kendileri ve gelecek nesiller için iş imkanlarının yok olacağı endişesi taşıyorlar. Bu da yerinde bir kaygı. Almanya’da fabrikalar kapanırsa gençliğin ve gelecek nesillerin nerede çalışacağı meçhul. Dönüşüm sürecinin (“Transformation”) de nasıl sonuçlanacağı bilinmiyor. Şimdiden dayanışma yapılması güzel bir örnek. Umarım devamı gelir.

Çevre sorunuyla daha iyi çalışma ve yaşam koşulları uğruna verilen mücadeleleri birleştirmek mümkün mü?

Kesinlikle mümkün.

Sendikanızın tavrı nasıl?

Şu anda pazarlık aşamasındayız. Sendika taviz vermiyor. İşveren işçilerden taviz istiyor, sendikamız da 10 yıllık bir süreden konuşulursa bir pazarlık yapılabileceğini belirtiyor. IG Metall’in en büyük taleplerinden biri dönüşümde bütün fabrikalara şans verilmesi. Sendikamız bizi destekliyor. Fabrikamızda yüzde 80 örgütlüyüz, her iki haftada bir işçi temsilcileriyle toplantı yapılıyor ve görüşmeler konusunda bilgilendiriliyorlar. Gelecek ay Stuttgart’ta buluşulacak. Fabrika olarak oraya otobüslerle gidip katılacağız. IG Metall olarak Almanya genelinde imza kampanyası başlatılacak.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı? Diğer fabrikalarda çalışan işçilerden nasıl bir destek bekliyorsunuz?

Artık bıçak kemiğe dayandı diyorum. Bütün fabrikalar şimdi işçi çıkarmaya çalışıyor. İşçilerin buna karşı mücadele etmesi ve dayanışma içinde olması gerekiyor. Herkesin elini taşın altına koyup, ‚benim sektörümde şu anda böyle bir sorun yok‘ deyip sessiz kalmaması gerekiyor. Bugün iyi olanlar yarın zor durumda kalacaklar. Şu an bence emekçilerin dayanışma zamanı. Çağrım bu yönde, çok büyük şeyler başarabiliriz.

Kraus-Maffei’da delege toplantısı vardı, oraya davet edildim ve bu çağrımı orada da tekrarladım.


Ferhat Kırmızı, 40 yaşında. 2015 yılında Münih Bosch’da ‚Einsteller‘ olarak işe başlamış. 2018’de işçi temsilcisi seçilmiş ve hala bu görevde. Kırmızı, 1997’de araba tamircisi olarak meslek eğitimine başlamış. Meslek eğitiminden sonra 2004’e kadar tamir işlerinde çalışmış ve Robert Bosch’da ilk sanayi tecrübesini edinmiş. 2005’de darphanede çalışıp, 2015’de Bosch’a geri dönmiş ve şu an Münih Bosch Fabrikası’nda BR ikinci başkanı olarak tüm çalışanlarla birlikte haklarını korumaya çalışıyor.