Mahle işçileri hakları için direniyor

Ali Çarman / Stuttgart

Almanya’da son dönemlerin en önemli sorunlarından biri otomobil endüstrisi alanındaki gelişmeler bahane edilerek adım adım gelen işte atmalardır. İrili ufaklı bir çok fabrika küçük çaplı eylem ve direnişlere rağmen kapatıldı, üretim başka ülkelere kaydırılarak işçiler sokağa atıldı.

Böyle olunca otomobil üretiminin önemli merkezlerinden Stuttgart dikkatleri üzerine çekti. Şehir merkezi ve çevresi sık sık metal işçileri eylemlerine sahne oluyor.

BİZSİZ BİR GELECEK KARANLIKTIR

MAHLE patronları uzun bir süredir yenilenme planları bahanesiyle küçülmeye gideceklerini açıklamışlardı. İşçiler için böyle açıklamaların arkasından işten atmaların geleceği yaşanarak öğrenilen korkunç bir gerçeklik.

Mahle, dünya genelinde 7600 kişi, Almanya’da ise 2000 işçinin işine son vereceğini duyurdu. Gaildorf ve Freiberg fabrikaları kapandı.

İşçiler daha önceleri defalarca işten atmalara karşı değişik eylemlere başvurmuşlardı. Stuttgart Mahle işçileri işçi temsilciliği ve sendikacıları ise dört ayı aşkın bir süredir her salı saat 12 ye beş kala merkez bina etrafında yürüyüşle dikkatleri işten atmalara ve yapılması gerekenlere çektiler.

İşten atma tehditlerinin devam etmesi üzerine bu kez kitlesel bir eylem kararı alındı. „Bizsiz gelecek karanlıktır!“ çağrısıyla yapılan eyleme iki bine yakın işçi katıldı.

DAYANIŞMA VE BİRLİK KAZANDIRIR

Mahle Mühlacker fabrikasından işçiler 15 otobüs ile coşkulu bir şekilde mitinge geldiler. İşten atmaların gündemde olduğu, Bosch, Koenig&Bauer ve Untertürkheim Mercedes ve çevre fabrikalarından da dayanışmada bulunmak üzere belirgin bir katılım oldu.

Feuerbach Mauser caddesinde saat 12 ye beş kala yapılan mitinge bin kişinin katılması bekleniyordu ancak iki bin kişi katıldı. İşçiler ellerinde siyah balonlar ve taşıdıkları pankartlar ile geleceklerinin karartılmasına sessiz kalmayacaklarını herkese gösterdiler.

Eski bir sendikacı olan Sol Parti/Die Linke milletvekili Bernd Riexinger mitingde yaptığı konuşmada; „Sol Parti olarak işçilerin yanında olacağız. İşten atmalar kabullenilemez. Hep birlikte mücadele edeceğiz.“ dedi.

DİDF üyeleri ve mücadeleci sendikacılar platformu eylemde dayanışma çağrısı ile yapacakları toplantının bildirisini dağıttılar.

Kadınlı erkekli sendikacılar, işçi temsilcileri tek tek kürsüye gelerek konuşmalar yaptı. Kimi 30 kimi ise 40 yıl çalıştığından söze başlayarak dayanışma ve mücadele vurgusu yaptılar. Konuşmaların ardında sunucu kadın işçi tarafından geri sayım başladı üç, iki, bir ve işçiler ellerindeki siyah balonları gökyüzüne bıraktılar. Balonlarla süslenen gökyüzüne işçilerin alkışları eşlik etti.

İşçi disiplini misali tam zamanında başlayan miting fabrikanın etrafında bir tur atalım çağrısıyla sonlandırıldı.

DİRENİŞ SÜRECEK

Feuerbach da yapılan mitingden sonra bu kez saat Bad Cannstatt Mahle önünde 1300 kişinin katıldığı yürüyüş ve miting yapıldı.

Saat 14’de başlayan eylem iki saat sürdü. Kürsüden bugün Mühlacer ve Pforzheim fabrikalarında üretimin tamamen durduğu söylenince dakikalarca ıslık ve alkışlarla desteklendi. Mahle işçileri çoktan direniş meşalesini yaktılar. İşten atmalara karşı direniş devam edeceklerini coşkulu kararlı biçimde gösterdiler. Buradaki miting de 29 Ekim’de yapılacak büyük işçi mitingine katılalım çağrısıyla sona erdi.


Tekrar ayağa kalkmayı başardık

İşyeri işçi ve sendika temsilcisi Mehmet Şahin’nin mitingde yapmış olduğu konuşma:

Sevgili arkadaşlar, 40 yıldan beri Behr’de çalışıyorum. Ve bu pek normal değil.

10 yıl önce burada Werk 8 kapatıldı. Böylece her görüşmede iş bırakıp toplu halde görüşmeye gitmemize rağmen 200 işçi işini kaybetti. Ben ve 23 arkadaşım işten atıldı ama bunu kabul etmedik. Mahkemeye gittik ve ilk etapta kazandık. Buna bağlı olarak bazı işçiler oldukça yüksek tazminat aldı, hatta bazıları da ikinci mahkemeden sonra işlerine geri alındı.

O zamanki sendika sorumlusu Uwe şu sloganı yarattı: Hiç kimse isteği dışında fabrikayı terk etmek zorunda bırakılamaz! Ancak bu sloganı ciddiye aldığımızda bazıları memnun olmadı. Werk 8’la ilgili mücadeleden çıkardığımız dersler şöyleydi:

1-Bu başarısızlık bizi çok ağır etkiledi ve yaklaşık 10 yıl Mehle Behr Feuerbach’daki mücadele gücü yerle bir oldu. Sonunda bu yıl karşı tarafın bizi ciddiye almasını başardık.

2-İşyeri işçi temsilciliği (BR) de bölünmüştü, sendika temsilciliği de cesaretsizdi ve fikir birliğine sahip değildi.

Buna rağmen tekrar ayağa kalkmayı başardık. Bu toplantı, bizim işyerlerimizi korumak için birlikte ayağa kalktığımızın, birlikte tavır aldığımızın çok açık bir gösterisi.

3-Birlikte iyi bir yolda olmamız sürdürdüğümüz mücadelelerin sonucu olarak gerçekleşti. Eleştirdik, seçimlerde etkimizi gösterdik ve en önemlisi tabandan gelen inisiyatif ve baskı vardı.

4-Burada olmamız ve hep birlikte direnişimizi göstermemizin nedeni Mahle Behr’de beklemememiz, kendiliğinden aktif hale gelmemiz ve bu eylemin çağrısını yapmamızdır. IG Metall’in bizi desteklemesi harika. Bugünden sonra da hep birlikte kararlı şekilde mücadele etmek zorundayız.

Sendika temsilciliği ve işyeri temsilciliğinde tartışmalar sürdürmeliyiz Başarılı bir mücadele için yapıcı öneriler için çok önemli ve zorunludur. İşçiler sadece masraf olarak görülmekte ve değerleri bilinmemektedir.Tüm otomobil şirketleri ve yedek parça firmalarında yoğun işyeri yok edilmekte ya da başka yerlere taşınmaktadır. Buna son verilmelidir.

İşyeri yok etmeler ve işyerindeki koşullara bağlı olarak işten atmalar kabul edilemez.

Gelecek kuşakların da işe ihtiyacı var. İşletmeleri büyük çaba harcayarak biz inşa ettik. Elimizden alınmalarına izin vermeyeceğiz. Bu nedenle sendikamız IG Metall’le birlikte yerel ve ülke düzeyinde işyerlerinin korunması için mücadele etmeliyiz.

Ücret ve personel denkleştirilmesiyle 30 saatlik iş haftası da gündeme getirilmelidir.

Eğer başka yol kalmazsa IG Metall tüzüğünde yer aldığı gibi anahtar sektörlerde üretimin durması, bu işletmelerin işçilerin ve toplumun çıkarı için kamulaştırılmaları uğruna herşeyi yapmalıyız. Şimdiki sloganımız şu: Burada kalıyoruz!