Hükümet kurma görevi

Foto: Yeni Hayat

Arnold Schölzel/Junge Welt

Sosyolog Stefan Lessenich, Deutschlandfunk’ta “Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması için Dünya Günü” vesilesiyle yapılan programda, Federal Cumhuriyet’in “zenginlik açısından Avrupa’nın en eşitsiz ülkesi” olduğunu açıklıyor: Bu ülkedeki nüfusun yüzde 10’u, toplam net servetin yüzde 67’sine sahip. Somut olarak, bu, kiralar hızla yükselirken artan sayıda insanın ısınma, elektrik ve gıda için nereden para bulacağını bilmediği anlamına geliyor.

Tekelci kapitalizmde bu, servetin aşağıdan yukarıya doğru aktif yeniden dağıtımından kaynaklanır. Federal siyaset ve sermaye örgütleri bunu birlikte halleder. Bir hükümetteki Hür Demokrat Parti (FDP), güç dengesine bağlı olarak kursun sürdürülebileceğini ve sıkılaştırılabileceğini garanti eder. Ve şimdi de böyle olacağı görülüyor.  20 yıllık “yıkım firmaları” ile Gerhard Schröder (Sosyal Demokrat Parti-SPD) ve Joseph Fischer (Yeşiller), refah devleti düzenlemelerini müzeye gönderdiler. O zamanlar bu politikadan memnun olmayan emektar sosyal demokratların Die Linke partisini kurmasına ve milyonlarca oy almasına neden olan şey, bugün “uyanış” ve “yenilenme” sahte tanımlamalarıyla birlikte geliyor. Bu artık “düşük ücretli sektör” ile değil, “dijitalleşme” ve endüstriyel “dönüşüm” ile uyumludur. En son söylemde toplumsal sorunun acilen masaya yatırıldığı krizler bu sözlerle allanıp pullanıyor kapitalist ekonominin kaynayan aşırı üretim krizi bir yana, birçok endüstriyel alanı güvensizlik ve çöküş tehdit ediyor. Her an bir çöküş yaşanabilir. Hartz IV (Uzun süreli işsizlere verilen yoksulluk parası) hızla “vatandaş parasına” dönüşüyor, bu da şu anlama geliyor: Nüfusun üçte birine tekabül eden sosyal dışlanma sağlamlaştırılıyor.

FDP (Hür Demokrat Parti) Başkanı Lindner pazartesi günü Frankfurter Allgemeine Zeitung’a “FDP orta sınıfın bir savunucusu olmaya devam ediyor” dediğinde, partisinin ve kendi partisinin gelecekteki hükümette belirleyici rolünü sanki belirsizmiş gibi ama kesin bir şekilde anlatıyor: Servetin nasıl dağıtılacağına sermaye karar verir!

FAZ, pazartesi günü ekonomi bölümünde bunun ne anlama geldiğinin tabelasını yaptı: İşsizlik katkı payındaki artış 2023 için zaten yasal olarak öngörülüyor, emeklilik sigortası aynı yıl artacak ve sağlık sigortası şirketlerinin önümüzdeki yıl ek 7 milyar avroya ihtiyacı olacak. Ayrıca, artan kiralar ve enerji maliyetleri var. Bunu göz önünde bulundurarak, 12 avroluk bir asgari ücrete acilen ihtiyaç duyulmakta ve bu aslında sadece minimum bir ücrettir.

Bu kendi içinde mantıklı proje bile gelecek hükümetin görevini gösteriyor: Bu ülke, Hartz IV’e karşı veya Fransız “Sarı Yeleklilerin” yaptığı gibi isyanlar olmadan, Avrupa’nın “en eşitsiz” ülkesi olarak kalmalıdır. Alman ekonomik modelinin, dünya pazarında ve AB’de üstünlüğünün ön koşulu budur. İstenilen an dışarıya ve içeriye karşı saldıracak güçte olmalıdır.

Çeviren: Semra Çelik