Hebertshausen’da yaşananlar unutulmamalı!

Foto: Yeni Hayat

Levent Çokdeğerli / MÜNİH

Dachau Toplama Kampı yakınlarındaki Hebertshausen 6 bin nüfuslu, sessiz sakin kendi halinde bir kasaba. Fakat kötü geçmişiyle ünlü bir yer. 1937/1938 yıllarında SS’ler burada bir atış poligonu inşa ediyorlar. Eylül 1941’den Mayıs 1942’e kadar bu atış poligonunda Sovyet subayı, komünist ve Kızılordu erlerinden oluşan 4000 Sovyet savaş esiri hunharca katlediyor. Esirler buraya taşınırken prangalanacak getirilmişler ve özellikle kış aylarında gece yapılan infazlar 12-18 saat sürmüş.

Dachau Toplama Kampı Anıtı resmi sitesinde, “Dachau Toplama Kampı’nda, Sovyet savaş esirleri çoğunlukla varışlarından hemen sonra öldürüldü. İlk infazlar sığınak bahçesinde gerçekleşti. Ekim 1941 ile yaz 1942 arasında Hebertshausen atış poligonunda 4. binden fazla savaş esiri öldürüldü. SS Subayları askerleri soyunmaya ve kurşun tuzağının önündeki sağ atış şeridinde beşerli sıralar halinde dizilmeye zorladı. Sonra sol atış poligonuna götürüldüler, kelepçelendiler ve kurşuna dizildiler.“ diye yazıyor.

Bu katliamları gerçekleştiren SS subayları yaptıkları işten gurur duyuyorlardı ve katliamlar öncesinde “Yarın bir atış festivalimiz var“ diyerek yapacakları katliamları Dachau ve Hebertshausen’da halka duyuruyorlardı. Bu katliamları gerçekleştirenler savaş sonrasında ifade vermeye bile çağırılmadılar. Toplama kampındaki gardiyanların başkanı Egon Zill, 1955’de ömürboyu hapis cezasına çarptırıldı, ancak 1963’te serbest bırakıldı.

Dachau’ya diğer yerlerden getirilen Sovyet savaş esirleri Dachau Kampında kalanların listesine bile alınmadılar. Hebertshausen’da 2014 yılında savaşın üzerinden yıllar geçtikten sonra Dachau Toplama Kampı Anıtı yöneticilerince anıt yeri açıldı. Bir kazı sırasında tesadüfen bulunan kemikler sonucunda “Soğuk Savaş yıllarında anti-komünist konsensüs“ nedeniyle unutulan savaş suçu yeni hatırlanmıştı. Anıtta yer alan 5 sıralı listede 816 isim var. Esirler beşerli sıraya dizilip kurşuna dizildikleri için 5 sıralı liste yapılmış. Katledilen diğer savaş esirlerinin isimleri hala bilinmiyor ve yapılan çeşitli araştırmalara göre katledilenlerin kemikleri hala orada ve civarda gömülü bulunuyor.

Förderverein für Internationale Jugendbegegnung (Uluslararası Gençlik Hareketi Destekleme Derneği), Nazi Rejimi Takibatına Uğrayanlar Birliği (VVN) ve diğer sivil inisiyatiflerin yanı sıra toplama kampı anıtı ve Dachau kampı topluluğu hafızayı korudu ve yeri çürümekten kurtardı. Ve anıt açıldı. Şu anda açık hava anıtı olarak ziyarete açık durumda. Fakat koruma ve ilgiden yoksun vaziyette. Doğanın istilasıyla karşı karşıya. Geçerken uğrayanların bıraktıkları çiçekler ve kısmi temizlikler de olmasa anıt kendi haline terkedilmiş ve kendiliğinden yok olmaya bırakılmış durumda.

Münih DİDF Gençlik, Dachau Toplama Kampı Anıtı Yöneticileri ile bağlantıya geçerek, anıtın kendi haline terk edilmesinden duydukları endişeyi bildirdiler. Bu tür anıtların yok olmaması için duyarlılığımızı diri tutmamız gerekiyor.

Foto: Yeni Hayat

Hatırlamak mücadele etmektir

Pogrom Gecesi (Pogromnacht), 1938’de 9 Kasım’ı 10 Kasım’a bağlayan gece, Nasyonal Sosyalist Parti tarafından düzenlenen ve Yahudiler’e âit ev, işyeri ve sinagoglara yapılmış kanlı ve ölümcül saldırıların gerçekleştiği gecenin adıdır.

Münih DGB Gençlik yıllardır nazilerin kurmuş olduğu Dachau Toplama Kampı’nda naziler tarafından katledilen insanları anmak için “Hatırlamak Mücadele Etmektir” mottosu altında bir etkinlik düzenliyor. Gelenek bu yıl da bozulmadı. Anma etkinliğine başta DGB Münih Başkanı Simone Burger ve çeşitli sendikalardan temsilciler, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve Rusya Federasyonu Münih Başkonsolosu ile 100 civarında insan katıldı. Yapılan konuşmalarda naziler lanetlenirken mücadelenin önemine vurgu yapıldı.

Etkinlikte bir konuşma yapan avukat, gazeteci ve yazar Ronen Steinke’nin sözleri dikkat çekiciydi: “DGB Gencliğinin yıllardır bu etkinlikle dile getirdiği slogana dikkat çekmek istiyorum. Hatırlamak mücadele etmektir. Bu anma törenlerinde önemli olan, geçmişte burada olanları düşünüp korkmadan yarınlara gitmek ve burada yaşananın bir daha olmaması için mücadele etmektir.” (YH)

%d Bloggern gefällt das: