Berlin’de kamu emekçileri uyarı grevine çıktı

Foto: Yeni Hayat

Sebahat Aslan / Berlin

Almanya’da kamu halanında çalışan eğitimciler, sosyal hizmet uzmanları, öğretmenler ve üniversite çalışanları 24 Kasım’da ülke genelinde üçüncü kez uyarı grevine gitti. Daha yüksek ücretler ve daha iyi çalışma koşulları için başkent Berlin’de düzenlenen eyleme yaklaşık 6 bin emekçi katıldı.

8 Ekim’den bu yana sendikalar ve Eyaletler Toplu Sözleşme Birliği (TdL) arasında müzakereler yürütülüyor. Kamu çalışanları yüzde 5 , ayda 150 eurodan fazla maaş zammı , üst düzey gruplandırma ve ek olarakta stajyerlere ayda 100 euro daha fazla ödenmesi talep ediliyor. Yeni görüşme öncesinde sendikalar kamu işverenleri üzerinde baskıyı arttırmayı amaçlıyor. Yaklaşık 1,2 milyon kamu çalışanı için taraflar 27-28 Kasım’da müzakereler yapacak. Berlin’deki eylemde yapılan konuşmalarda işverenin uzlaşmaya yanaşmaması durumunda mücadelenin devam edeceğine dikkat çektiler.

Eğitim ve Bilim Sendikası (GEW) Berin şubesi toplu sözleşmeden sorumlu yönetim kurulu üyesi Anne Albers gazetemize yaptığı açıklamada, “Bu toplu sözleşmede anlaşmazlığı çözmek için işverenlerin bir teklifte bulunmasına kaldı. Koronavirüsle mücadelede bu balkonlarda alkış tutarak yada seçimlerde verilen vaatler yeterli değil. Bizi tanımanın, işimizin değerini göstermenin başında iyi ücret ödemesi geliyor. Biz çalışanlar elimizden geleni yaptık. Şimdi işverenler bize hakkımızı olanı versinler. Eğitim sektöründe çalışanlar, yaptıkları önemli işler için daha fazla takdiri hak ediyor. Biz mücadele etmezsek durum değişmeyecek. O yüzden buradayız. Hakkımızı alana kadar uyarı grevlerine, eylemlere devam edeceğiz“ dedi.

Foto: Berlin / Yeni Hayat

Berlin GEW Kreuzberg İlçesi Başkanı Gökhan Akgün de “Berlin’de bugüne kadar üç uyarı grevi yapıldı. Uyarı grevlerine katılım toplam 20 bin üzerinde oldu. Tam kapanma sırasında arkadaslarımız kreşlerde anaokullarda  derme çatma bez maskeleri ile çocukların bakimini üstlenerek kendi sağlıklarını olağanüstü tehlikeye attılar. Yapılan araştırmalar eğitmenlerin koronaya yakalanma oranının tüm meslek grupları arasanda en yüksek seviyede olduğunu ve hatta ortalama degerin 2,2 kat üzerinde olduğunu gösteriyor. Okullarda ve üniversitelerde çalışan arkadaslarımız kendi imkanlarıyla öğrencilere uzaktan ders verdiler. Federal ve eyalet hükümetlerinin son 15 yılda dijital eğitim için yaptıklarını, arkadaşlarımız bir iki hafta içerişende kendi inisiyatifleriyle yaptıklarının yanından bile geçemez. Bir çok arkadasımız mesleklerini icra sırasında koronaya yakalanmış, bu yüzden kalıcı hasara uğramıştır. Ne yazik ki; salgın arkadaslarımız arasında can kaybına da yol açtı.

Bu olağanüstü emeği ve fedakarlığı alkışlayan işveren, sıra maaşlardaki zama gelince mum kesilmiştir. Anlaşılan sözde krizin faturasını kamu emekçilerine kesme derdine düşmüşler. Bugüne kadar talebimize tepki vermediler. Federal hükümet önümüzdeki yıllarda 180 milyar euro fazladan bütçe beklemekte” dedi.


Kamu emekçileri ne dedi?

Fatoş (İlk okulda eğitmen): Bu eyleme öncelikle kamu çalışamlarını desteklemek için geldim. Ücretlerimize yüzd 5 zam istiyoruz. Ayrıca çalışma koşullarımız çok zor. Personal eksikliği çok fazla. Bu koşullarda çocuklara en iyi eğitimi vermek istiyoruz, ama zor. Pandemi ile birlikte daha da zorlaştı. Bütün bunlara rağmen hakettiğimiz parayı alamıyoruz.

Kathrin ( Lisede Öğretmen): Çocuklarımız ve gençlerimize daha iyi eğitim ve öğretim verebilmemiz için yeterli öğretmene ihtiyaç var. Ayrıca daha iyi koşullarda çalışmamız ve iyi bir ücret almamız lazım. Dijital eğitime geçelim deniyor, ancak okullarda yeterince donanım yok. Bunu pandemi döneminde dijital eğitim evden ders verme koşullarında daha iyi gördük. Okullarda tam anlamıyla internet sistemi yok. Hala eski projektörler kullanılıyor. Bu koşullarda sağlıklı eğitimveremiyoruz. Bu yüzden de bu grevleri destekliyorum.

Fatma (İlkokul eğitmeni): Bizler sadece yüzde 5 daha fazla maaş için burada değiliz. Aynı zamanda okulumuzun kaliteli eğitim, yeterli personal, çocuklarımızın daha iyi koşullarda eğitim alması için burdayız. Eğitmenlerin okullarda çocukların sosyal gelişimde rolleri çok büyük. Çocuklarımızın sadece öğretime değil aynı zamanda eğitime de ihtiyacı var. Bu unutuluyor maalesef. Eğitmenlerede hak ettikleri değer verilmeli.