Almanya’da kadınlar sokaktaydı: Haklarımız için kaç koalisyon gerekiyor?

Foto: Yeni Hayat

Almanya’da kadına yönelik şiddet artarken 25 Kasım’da kadınlar şiddete karşı bütüncül önlemler, kadına bütçe talebiyle sokağa çıktı.

Almanya’nın farklı şehirlerinde kadın örgütleri, antifaşist örgütler ve farklı kurumların çağrılarıyla 25 Kasım eylemleri gerçekleşti. Eylemlerden iki gün önce Aile Bakanlığı tarafından açıklanan istatistiklere dikkat çekilerek şiddete karşı İstanbul Sözleşmesi’nin çekincesiz uygulanması başta olmak üzere şiddete karşı bütüncül önlemler alınması, kadın sığınma evleri açılması, şiddete karşı mücadeleye ayrılan bütçelerin artırılması ve ILO 190 Sözleşmesi’nin onaylanması talep edildi. Koalisyon anlaşmasının sağlandığına da değinilen eylemlerde, “kadınların taleplerinin yaşama geçirilmesi için daha kaç koalisyon kurulması gerekiyor?” sorusu soruldu.

Göçmen Kadınlar Birliği ve DİDF’li kadınlar da Almanya’nın farklı şehirlerinde yapılan eylemlere katılarak “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz” çağrısı yaptılar.

Köln’de bini aşkın kadın Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’nde “Geceleri geri alacağız” sloganıyla eylem yaptı. Yapılan konuşmalarda müstakbel Yeşiller-Sosyal Demokratlar (SPD) ve Liberal Demokratlar (FDP) hükümetinin kadınlara yönelik şiddetle mücadeleye gereken bütçeyi ayırması, kadın sığınma evlerinin kapasite ve personelinin artırılması, İstanbul Sözleşmesi’nin çekincesiz uygulanması talep edildi.

Frankfurt’ta  kadınlar Almanya’nın diğer şehirlerinde olduğu gibi benzer taleplerle yan yana geldi, artan şiddete, şiddete yönelik yeterli önlemlerin alınmamasına karşı ses çıkardı.

Hamburg’da kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’nin koşulsuz uygulanmasını, kadınlara ayrılan bütçenin artırılmasını talep etti.

Ulm’da kadınlarla çocuk yaşta evlilikler, akraba evlilikleri ve kadına yönelik şiddeti anlatan “Halam Geldi” filmi izlendi ve ardından birlikte tartışıldı.  Zor şartlar altında bile (2G+) kadınlar dışarıda gösteri yapma imkanı yoksa en azından birlikte kadının durumu, nedenleri ve çözümleri hakkında konuştular. Bu yeni ihtiyaçlar ve konularla sonuçlandı. Sonunda taleplerle  ortak bir fotoğraf çekildi.

Kadına Yönelik Şiddete karşı Uluslararası Mücadele Günü olan 25 Kasım’da Bielefeld’de bir yürüyüş gerçekleşti.  FemNet ve Gleichstellungstelle tarafından yapılan çağrıya yaklaşık 200 kişi katıldı. Belediye önünde başlayan yürüyüş Kesselbrink meydanında bir mitingle devam etti. Burada yapılan konuşmalarda kadına yönelik şiddetin özellikle pandemi döneminde daha da arttığı dile getirildi. Şiddete karşı bu gün kadınların daha çok mücadele etmesi gerektiğini ifade eden kadın konuşmacılar, mücadelenin önemi gün geçtikçe daha da artıyor dediler.

25 Kasım kadına yönelik şiddete karşı uluslararası eylem Günü kapsamında, Berlin’de de farklı eylemler yapıldı.“Eşitlik ve şiddetten korunma – ancak güvenli!” mottosu altında 30 dan fazla kadın örgütü, derneği, inisiyatif ve kurumunun organize ettiği 25 Kasım eyleminde, özellikle kadınları şiddetten, cinsiyet eşitsizliğinden korumaya çalışan ve yine kadınlara her konuda bilgi sunan dayanışma ağlarına kalıcı ve güvenli bütçeler sağlanması talep edildi. “Bizlere ihtiyaç var. Kalıcı, bürokratik olmayan güvenli finansman!, İstanbul Sözleşmesi geri çekilemez, çekincesiz uygulanmalı! Kadın- erkek eşitliği devletin sorumluluğudur, eşitlik sağlanmalı! Kadınlar ve çocuklar için danışmanlık hizmetleri! Şiddete maruz kalan kadın ve çocukları için yeterli barınma!Adalet, sosyal hizmet, eğitim ve sağlık alanlarından vasıflı işçiler!, Aile içi şiddeti takip etmek ve bunlarla başa çıkabilmek için, gündüz bakım merkezlerinde ve okullarda şiddeti önleme çalışmalarını yaygınlaştırın!” talepleri dile getirildi.  Diğer bir eylem ise, Enternasyonalist Feministler İttifakı’nın, “Devrimci 25 Kasım” a çağrısı olarak gerçekleştirildi. Eylemde; “Öz-örgütlenme ve öz savunma ile emperyalizme, faşizme, kapitalizme, ataerkilliğe ve beyaz üstünlüğüne karşı mücadelede gücümüz olduğuna inanıyoruz. Sadece enternasyonalist bir direniş, sömürgeci sınırlara ve emperyalist gündeme son verebilir. Her kız kardeşin kavgası, tüm kız kardeşlerin kavgasıdır!” açıklamaları yer aldı. Berlin’in farklı semtlerinde belediyelerin eşit haklar dairelerinin düzenlediği çok sayıda etkinlik gerçekleştirildi. Pandemi tedbirleri ile yapılan etkinliklere, vakalardaki artışa ve tedbirlerin artırılmasına da bağlı olarak önceki yıllara göre daha az sayıda katılım oldu.

Bir çok kentte olduğu gibi Münih’te de kadın gruplarının organıze ettiği bir eylem gerçekleştirildi. Eylemde yapılan konuşmalara kadınlar “Bir daha asla “, “ Hayır Hayırdır “ “ Kadınlar tüm dünyada Krize ve kapitalizme karşı savaşıyor“ sloganlarıyla eşlik ettiler. Göçmen Kadınlar Birliğinin de içinde olduğu 8 Mart Birliği adına konuşan Brigitte Zigler “Almanyadada her 4 kadından birinin şiddet gördüğü bir dönemden geçtiğimizi ve tüm dünyada kadınların benzer sorunlar yaşadığını belirtti. Türkiyenin artan kadın cinayetlerinin engellenebilmesi için bir an önce İstanbul Sözleşmesini yeniden uygulanmaya geçirmesi gerekir diyen Zigler “ Kadınlar tecavüze uğruyor, taciz ediliyor, dövülüyor. Biz artık  hiçbir kadının öldürülmediği günler görmek istiyoruz“ diye ekledi. Yapılan konuşmalarda pandemiyle birlikte şiddetin boyut değiştirerek arttığının altı çizilirken tek çözümün birlikte ortak bir mücadeleden geçtiğinin önemine değinildi. Daha sonra başlatılan yürüyüş sık sık sloganlarla devam ederken yol boyunca evlerinin pencerelerinden kadınların desteği ve ilgisi gözetilirken bir pencereden tenceresine kaşıkla vuran kadının yürüyüşe katılan kadınların coşkulu alkışlarıyla karşılanması da renkli bir tabloydu. Kapanış mitinginde Latin Amerika’dan bir şarkıyı Almanca olarak okuyan Anna  büyük ilgi gördü. Yürüyüşün geçen yıldan daha kalabalık olması umut verirken seneye yapılacak eylemin daha katılımlı planlanması için şimdiden sözler verilmeye başlanmıştı.

Dortmund ve Krefeld’deki DIDF derneklerinin kadın grupları kadına yönelik şiddet ve yapılabilecekler konulu toplantılar düzenlediler. Dortmund’da 25 kadının katıldığı toplantıda dernek kadın grubunun hazırladığı skeçler, şiirler ve türkülerden oluşan bir kültürel program da vardı. Sol Parti’den Ann-Christin Huber ve Yeni Hayat gazetesinden Semra Çelik’in katıldığı toplantının sonunda kadına yönelik şiddete karşı birlikte mücadele edileceği belirtilerek bu içerikli pankartla fotoğraf çekildi.  Krefeld’de de psikolog, uzman terapist Seray Demir ve gazeteci Semra Çelik şiddetin kaynağı, çeşitleri, yapılabilecekler üzerine interaktif bir toplantı yaptılar. Katılanların yaşadıklarını ve düşüncelerini anlattığı toplantıya çoğunluğunu kadınların oluşturduğu 30 kişi katıldı.

Stuttgart’ta sendikalı kadınlar bir araya gelerek 27 Kasım’da yapılacak yürüyüş ve miting için pankart hazırladılar. Hazırlanan pankartlarda işçi kadınların talepleri yanında şiddetin sonuçlarına dikkat çekildi.  Kamu emekçileri sendikası Ver.di Stuttgart Politik Sekreteri Sidar Çarman, “Sadece 25 Kasım’da değil ama her gün kadınların şiddet ve ölüm tehditleriyle karşı karşıya olduklarını bilerek buradayız. Kadınların özgür, eşit ve ekonomik olarak bağımsız ilişkilere ihtiyacı var. Almanya gibi bir ülkede aynı işi yapıyor olsalar da kadın işçiler hala düşük ücret almakta. Bunun için sendikalar eşit işe eşit ücret talep etmekte; işyerlerindeki koşullar, örgütlenmenin engellenmesi de kadınlar üzerinde artan bir baskı anlamına geliyor” dedi.

Başka şehirlerde de eylemler yapıldı. Eylemlerin yanısıra balkonlara asılan kırmızı ayakkabılar eşliğinde kadın cinayetleri protesto edildi. (YH)