Lieferando da insanlık dışı çalışma koşulları artarak devam ediyor

SEVİNÇ SÖNMEZ

Almanya da tek online sipariş platformu olan Lieferando binlerce işçisini, Korona krizine rağmen haftanın 7 günü öğle saatlerinden akşam geç saatlere kadar dezenfektan olmaksızın, koruyucu giysisiz, eğitimsiz ve düşük ücrete çalıştırmaya devam ediyor.

Özellikle Corona krizi sürecinde karına kar katan ve cirosu geçtiğimiz yıla oranla iki kat artarak 80 Milyon dan 161 Milyona çıkan Lieferando şirketi, işçilerin aylardır süren talep mücadelelerine rağmen, insanlık dışı çalışma koşullarını dayatmaya devam ediyor.

NGG sendikasında örgütlenen kuryeler, Eylül ayında, branşta çalışanların çalışma koşullarını ve ücretlerini Almanya genelinde geçerli olacak şekilde düzenleyen bir Toplu İş Sözleşmesi ve 15,00 Euro saat ücreti için tarif komisyonunda taleplerini onaylamış ve iş yeri temsilciliklerini kurmak için harekete geçmişlerdi. Nürnberg li kuryeler ise Kasım ayı başında, NGG sendikasının çağrısıyla, ikramiye sistemine karşı adil ücret talebiyle bir yürüyüş gerçekleştirmişlerdi.

Ancak, tekel, son haftalarda hızla artan vaka sayılarına rağmen hala çalışma koşullarında olumlu herhangi bir adım atmadığı gibi iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini de yerine getirmiyor ve dolayısıyla müşterilerin sağlığını da tehlikeye sokuyor. Hijyen ürünleri bulunmadığından ekipmanlarını dezenfekte edemeyen kuryeler, kullanmaya alışık oldukları E-Bisikletlerini kullanmalarına da izin verilmediği için, özel bisikletleri ile siparişleri müşterilere ulaştırmaya devam ediyorlar.

İnsanlık dışı koşullarla mücadele eden Lieferando işçileri, sözleşmelerinin uzatılmayacağı ve dolayısıyla işsiz kalacakları endişesiyle çalışırken, Lieferando iş yeri temsilciliği seçimlerini de sabote ediyor ve NGG sendikasının birimlerine girmesini engelliyor.

Lieferando, mevcut pandemi sürecinde artan iş güvenliği ihlallerine karşı bu kez, değişik sipariş şirketlerinde kuryelik yapmış, ‘Liefern am Limit’ kampanyasının da çağrıcılarından olan Orry Mittenmayer, NGG sendikası ile birlikte bir Online- Petition (imza kampanyası) başlattı.

Kampanya‚ Lieferando tekelini, toplu iş ortağı olarak sorumluluğunu taşımaya ve hem işçilerini hem de müşterilerini koruyumaya çağırırken, işçilerin, işverenin sadece keyfine göre kullanabileceği iş gücü olmadıklarının da altını çiziyor.

Kuryelerin, tekelin karları için sağlıklarını risk e attıklarını ve bunu yapıp yapmayacaklarına olduğu gibi nasıl yapacaklarına da karar verme hakkının kendilerine tanınmasının atılabilecek en asgari adım olduğunun ifade edildiği kampanyada kuryelerin talepleri şöyle:

  • Kuryeler için koruyucu giysi temin edin ve düzenli olarak yeni ve temiz ekipman sağlayın.

  • Hem kuryelerinizi hem de müşterilerinizi bilinçli olarak riske atıyorsunuz. Bu korkunç bir ihmalkarlıktır.

  • Yemeklerin soğumaması için termo çantalar alın.

  • Daha fazla personel çalıştırın. Personel eksikliğinden dolayı yemekler çoğu kez uzun süre bekletiliyor ve 65 derecenin altında müşteriye ulaştırılıyor. Bu şekilde, gıda hijyen yasasını düpedüz ihlal ediyorsunuz.

  • Adil bir yıpranma ücreti ödeyin. Kuryeler sizin için kendi cep telefonlarını ve bisikletlerini kullanıyorlar ve sizden aldıkları ücretle bunların masraflarını karşılayabilmeleri mümkün değil.

  • Ayrıca kampanya çerçevesinde kuryeler, Lieferndo tekelinden, şeffaf olmayan, ayrımcı ve de tehlikeli olan ikramiye sistemi yerine 15,00 Euro saat ücreti talep ediyorlar ve mevcut pandemi koşullarında, işçileri koruyabilecek ve onların haklı talepleri için mücadeleyi örgütleyebilecek tek güç olan iş yeri temsilciliği seçimlerini engellemeye yönelik haince girişimlerine de son vermesini istiyorlar.

NGG Sendikası, Lieferando çalışanlarının ezici çoğunluğunun partime çalışan kuryelerden oluştuğunu ve yarım gün çalışan kuryelerin ikramiye hakkı kazanacak kadar yemek dağıtmalarının zaten mümkün olmamasını eleştiriyor. Uyguladığı ikramiye sistemi ile en fazla dağıtımı yapan işçileri ödüllendiren Liferando tekeli bu şekilde en yüksek dağıtım seviyesine ulaşırken işçiler üzerinde ki baskının ve dolayısıyla trafik kazası riskinin de artmasına neden oluyor.

Tekel ise yaptığı açıklamada tüm eleştirileri reddederek, kuryelerin saat ücretlerinin, ikramiye sistemi de dahil ortalama 13,00 Euro yu bulduğunu, mesai saatlerinin ödendiğini, olağan izin haklarının olduğunu ve iş söyleşmesi gereği hastalık durumunda ücretlerinin ve sigorta ödemelerinin güvence altına alındığını iddia etmeye devam ediyor.

15.000 imza toplamayı hedefleyen ve şimdiye dek 12.663 kişi tarafından imzalanan kampanyayı destekleyenler arasında Dr. Gregor Gysi, Bernd Riexinger, Susanne Ferschl, Jessica Tatti gibi Sol Parti, Federal Parlamento üyeleri de bulunuyor. Lieferando işçilerinin haklı mücadelelerini kampanyayı imzalayarak ve siparişlerimizi direk restoranlara yaparak destekleyelim. https://www.change.org/p/lieferando-desinfektionsmittel-schutzkleidung-und-bessere-arbeitsbedingungen-f%C3%BCr-lieferando-fahrer-coronadeutschland-coronavirusde-covid19de?signed=true

 

GORİLLAS İŞÇİLERİ SOKAKTA KAZANDI

Göçmen kökenli işçilerin yoğun çalıştığı, Berlin merkezli Gorillas- ‘10 dakika da kapıya teslim’ gıda paket dağıtım şirketinde işçiler kötü çalışma koşullarından dolayı aylardır mücadele ediyor.

Gorillas şirketi, düşük ücretler, maaşların zamanında ödenmemesi, gerekçesiz işten atmalar gibi nedenlerden dolayı bir çok işçisi ile mahkemelik durumda. Ayrıca, geçtiğimiz aylarda gerekçe göstermeksizin, grev ve eylemlere katılan Kreuzberg, Mitte ve Tempelhof işletmelerinden bir çok işçisini işten çıkardığı için de şirkete karşı hukuki süreç devam ediyor.

Türkiye kökenli Kağan Sümer’e ait olan ve “Platform ekonomisi” tarzında işleyen Gorillas, işçilerini de serbest meslek statüsünde çalıştırarak, yasal yükümlülüklerinden kurtuluyor. 2020 yılında kurulan ve Almanya’nın en hızlı gelişen şirketlerinden olan Gorillas, yatırımcılarından bir yıl içinde 245 milyon euro toplayarak şirketin değerini yaklaşık 2,5 milyar euro ya çıkardı. Son olarak, iş yeri temsilciliğinin kurulmasını engellemek adına şirketin organizasyonunu değiştirerek süreci uzatmaya çalışan şirketin hukuksuzluğu iş mahkemesi tarafından da tescillendi.

Şirket idaresi, 22- 27 Kasım tarihlerinde yapılması planlanan iş yeri temsilciliği seçimlerini engellemek için, şirkette yapılan değişikliklerden dolayı, seçim kurulunun seçime katılacak işçilerden sorumlu olmadığını gerekçe göstererek, seçimlerin derhal durdurulması talebiyle mahkemeye başvurdu. Ancak mahkeme, seçim usullerinde muhtemelen hatanın olabileceğine ancak bu hatanın seçimlerin ertelenmesi için gerekçe sayılamayacağına ve dolayısıyla seçimlerin zamanında yapılmasına hükmetti (3 BVGa 10332/21). Hakim Michael Ernst, şayet itiraz edilecek bir durum varsa, bunun ancak seçimlerden sonra yapılabileceğin açıkladı. Gorillas işçileri, mahkemeden önce Berlin de 1000 kişinin atıldığı bir miting düzenlemiş ve çalışma koşullarını ve taleplerini açıklamışlardı.

Berlin Eyalet Mahkemesinin yaptığı açıklamaya göre şirket, iş mahkemesinin kararını kabul etmeyerek bir üst mahkeme olan eyalet mahkemesine başvurmuş. Davanın, 23 Kasım da, eyalet mahkemesinde görülmesi bekleniyor. (YH)