Avusturya eski başbakanı Kurz siyasetten çekildi

ZEYNEP ARSLAN

Avusturya’nın eski başbakanı Sebastian Kurz (ÖVP) 2 Aralık perşembe günü düzenlenen basın açıklamasıyla siyasetten tamamen çekildiğini açıkladı. Gazeteciler ve siyaset yorumcuları arasında ilk söylentilere göre içişleri bakanı Karl Nehammer (ÖVP) parti başkanlığını devralacak. Avrupa ve anayasa bakanı Karoline Edstadler (ÖVP)ve yine hakkında soruşturmalar devam eden maliye bakanı Gernot Blümel de (ÖVP) adaylar arasında. ‚Ekonomi ve Yolsuzluk Cumhuriyet Başsavcılığı‘ (WKStA) tarafından şahsı hakkında soruşturma sürdüğünden, Kurz bir süredir parti başkanlığı görevine geri çekilmişti.

SORUŞTURMA ALTINDAYDI

Kurz ve yakın çevresi, rüşvet ve yolsuzluk şüphesiyle bir süredir soruşturma altında. Eski başbakan Kurz‘un, siyasi gelişmeleri kendi lehine çevirmek ve algı yaratmak adına anketler düzenlettiği iddia edilyordu. Kurz’un, maliye bakanlığının eski genel sekreteri Thomas Schmid’i anket anlaşması yapmakla görevlendirdiği öne sürülmüştü. Mayıs 2019 yılında patlayan ‘İbiza Skandalı‘-Videosu önce ÖVP ile ırkçı Özgürlükçü Parti (FPÖ) henüz iki yıllık koalisyon hükümetini devirmişti. FPÖ başbakan yardımcısı Heinz-Christina Strache’nin konuyla ilgili davası devam ederken, skandal ÖVP ve FPÖ ile ilgili birçok soruşturmanın başlangıcı olmuştu. Bu bağlamda Sebastian Kurz’un da Thomas Schmid örneğinde olduğu gibi, kendi yandaşlarına önemli pozisyonlara atama ve imkan sunma konusunda etkin olduğu iddiaları ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında yandaşlarının Avusturya yetkili birimlerince cep telefonları ve laptoplarına el konulması da birçok sayıda ipucu sağladı.

GÜCÜ VE YETKİLERİ KENDİNDE TOPLAMIŞTI

Soruşturma kapsamında ayrıca anketör Sabine Beinschab bu işleri yapmak için sahte faturalar çıkardığını kabul etti. Anketlerde uygulanan şikeler ilk önce, özellikle kendisinden önceki başkbakan yardımcısı ve parti başkanı Reinhold Mittlerlehner’in ayağını kaydırıp, parti yönetimini devralma girişimleri esnasında kullanılmış olduğu belgelere dayanan yorumlarla sabit.

Kurz, 2013 yılında parlamento seçimlerinden sonra dışişleri bakanı olmuş ve 2017’de partiyi Mitterlehner‘den devralarak, federal ve eyaletler de dahil olmak üzere partide gücünü artırarak önemli yetkiler elde etmişti. Soruşturma sürerken son olarak geçtiğimiz Ekim ayında düzenlenen ÖVP parti binası baskınından sonra başbakanlıktan geri çekilmek zorunda kalan ve artık parti başkanlığı görevine çekilen Kurz’un sahne arkasından ipleri elinde tutmaya devam edeceği yorumları kamuoyunda rahatsızlık yaratmıştı.

AVRUPALI MUHAFAZAKARLARIN UMUDUYDU

Geçtiğimiz günlerde baba olan Kurz, oğlunun yakın zamanda doğumunun, bu kararı vermesinde etkin olduğunu ve artık yaşamda siyasetin dışında başka şeyler öncelik tanıması gerektiğinin kanısına vardığını belirtti.

35 yaşındaki Kurz olağanüstü bir siyasi kariyere sahip. 2008’den 2012‘ye kadar başkanlığını yaptığı Genç Halk Partisi‘nde (JVP) 2003 yılında göreve başladı. Kurz, daha önceki dönem başbakan yardımcısı ve ÖVP parti başkanı Michael Spindelegger’in tarafından Avrupa muhafazakar partilerin geleceği için bir umut olarak, partide hızla öne çıkartılmıştı. Henüz 26 yaşındayken 2011 yılında Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı yapıldı. 2017 yılında düzenlenilen parlamento seçimlerine girmek üzere ve partisinden ÖVP’yi yeni ve istikrarlı bir geleceğe taşıma iddiasıyla tam yektiyi istedi ve aldı.

İbiza Skandalı’ndan sonra dağılan ÖVP-FPÖ koalisyon ortaklığı 2019 yılından beri ÖVP-Yeşiller koalisyon ortaklığında devam ediyor. Kurz’un kariyerinin özel sektörde “üst düzey bir iş“ ile devam edeceği ve birkaç yıl sonra yeniden dönüş yapacağı öne sürülen iddialar arasında.

SCHALLENBERG DE İSTİFASINI AÇIKLADI

Kurz’un istifasını duyurmasının ardından şimdiki Avusturya başbakanı Alexander Schallenberg de görevinden istifa etti. Schallenberg bu akşam Viyana’da yaptığı açıklamada, „parti içinde rota belirlenir belirlenmez“ istifa edeceğini söyledi. Gelecekte ÖVP’nin parti başkanının hükümeti de yönetmesinden yana olduğunu sözlerine ekledi.