NATO-Rusya geriliminde tansiyon yükseliyor

llüstrasyon: Mailtoanton/Wikimedia Commons (CC BY-SA 3.0)

Yücel ÖZDEMİR / Köln

Uluslararası ilişkilerde bugün dikkatler asıl olarak Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) toplantısı çerçevesinde Stockholm’de bir araya gelecek ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov görüşmesinden çıkacak sonuçta. Zira, son haftalarda Rusya’nın Ukrayna sınırına asker yığdığına dair Batı basınında yer alan haberlerde çoğunlukla, “Rusya Ukrayna’yı işgale mi hazırlanıyor?” sorusu yöneltiliyor.

Görüşmeden ilişkilerin normalleştirilmesinde dair bir sonucun çıkması beklenmiyor. Çünkü görüşme öncesinde Rusya Dışişleri Bakanlığı, üç yıldan fazla Rusya’da kalan ABD’li diplomatlara ülkeyi terk etmeleri çağrısı yaptı. ABD de daha önce Rus diplomatlarına ülkeyi terk etme çağrısında bulunmuştu.

RUSYA SINIRINDA NATO TOPLANTISI

Rusya’nın Ukrayna sınırına yaptığı asker yığınağı salı günü Letonya’nın başkenti Riga’da başlayan ve dün biten NATO dışişleri bakanları toplantısında da yoğun bir şekilde ele alındı ve Rusya’ya belli mesajlar verildi. Toplantıya NATO üyesi olmadığı halde Ukrayna’nın da davet edilmesi mesajların daha da sert verilmesine vesile yapıldı.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, günlerdir “Rusya, Avrupa’nın sınırında bir kez daha tıpkı 2008’de Gürcistan’da, 2014’te Ukrayna’da olduğu gibi şiddete başvurmaya hazırlanıyor” diyor. Hatırlanacağı gibi Rusya 2008’de Güney Osetya’yı Gürcistan’dan, 2014’te ise Kırım’ı Ukrayna topraklarından ayırmıştı.

Ukrayna yönetimi şimdi benzer bir hamlenin Doğu Ukrayna’da bulunan Donbass bölgesi için olabileceğini ileri sürüyor. ABD ve AB’nin desteğiyle 2014’te Ukrayna’da gerçekleşen darbenin ardından Donbass bölgesi, Kiev yönetimini tanımayarak bağımsızlığını ilan etmişti. O günden bu yana Ukrayna rejimi, Rusya’nın desteğini alan Donbass’ı kontrol etmek için yoğun bir savaş yürütüyor.

Donbass bölgesinin özerkliği için yapılan temaslar da başarısızlıkla sonuçlandı. Almanya, Fransa, Ukrayna ve Rusya’nın katılımıyla yapılan Minsk Anlaşması çerçevesinde zaman zaman ilerleme sağlansa da bir sonuç alınabilmiş değil.

Çarşamba günü Ulusa Sesleniş konuşması yapan Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Donbass’ın yeniden Ukrayna’nın parçası olması için Rusya ile diyalogun kaçınılmaz olduğu açık olarak ifade etti. Ancak hangi adımları atacağına dair net bir şey söylemedi.

UKRAYNA-RUSYA SINIRI BARUT FIÇISI GİBİ

Batılı emperyalist devletlerle Rusya arasında önemli bir paylaşım sahası olan Ukrayna’nın doğu sınırı bu nedenle şu sıralar adeta barut fıçısı gibi. Rusya “kış tatbikatı” adı altında Ukrayna sınırında çok sayıda asker yığdı. Moskova asker sayısı konusunda net bir rakam telaffuz etmeye yanaşmazken, Kiev uydu görüntülerinden yola çıkarak 115 bin Rus askerinin sınıra geldiğini ileri sürüyor.

İddiaya karşı çıkan Moskova, Ukrayna’nın doğu sınırında 125 bin asker gönderdiğini savunuyor. Bu rakam Ukrayna ordusunun yarısında tekabül ediyor.

Yıllardır değişik biçimlerde ve tonlarda Rusya’yı tehdit eden NATO’nun 30 üye ülkesinin dışişleri bakanlarının ilk kez Rusya’ya sınırı olan bir ülkede (Letonya) buluşması ayrıca dikkate değer bir durum. Zira, aynı NATO daha önce “Defender” adı altında tarihinin en büyük askeri tatbikatlarını da Rusya sınırında yapmıştı. Bu nedenle gelişmeler, NATO’nun Ukrayna üzerinden Rusya ile askeri olarak karşıya gelme denemesi yaptığı uzun süredir dile getiriliyor. Özellikle Kırım’ın ancak böylesine bir bölgesel savaş sonrasında geri alınabileceği tezi işleniyor.

Tansiyonun özellikle NATO’nun tam desteğini alan Ukrayna tarafından yükseltilmesi bu tezi güçlendiriyor. NATO toplantısına katılan ABD Dışişleri Bakanı Blinken de açık olarak, “Ukrayna’ya yönelik yeni bir saldırının sonuçları çok ağır olacak” diyerek Rusya’yı tehdit etti. Başta Polonya ve Letonya olmak üzere Doğu Avrupa’daki NATO üyesi ülkeler de Rusya’nın kendilerine karşı bir işgal harekatı hazırlığı içinde olduğunun propagandasını yapıyorlar.

PUTİN GÜVENLİK GARANTİSİ İSTEDİ

Bütün mesajlar ve hazırlıkların Rusya’ya yönelik bir hamle hazırlığı olduğunun farkında olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün Kremlin Sarayında ağırladığı yabancı büyükelçiler huzurunda “güvenlik garantisi” istedi. NATO’nun doğuya genişlemesinin son bulmasını isteyen Putin, ayrıca Rusya Federasyonu için tehdit olan Doğu Avrupa’ya yerleştirilen silah sisteminin çekilmesi çağrısında da bulundu.

Ne var ki, NATO’nun doğuya genişleme hamlesi halen gündemde. Ukrayna, üye yapılmasa da fiili ortak gibi hareket ediyor. Kubela katıldığı NATO Dışişleri Bakanları toplantısında, açık bir şekilde NATO’ya Ukrayna askerlerini eğitme ve donatma çağrısı yaptı. Bu çerçevede NATO üyesi ülkeler yıllardır Ukrayna’yı zaten silahlandırıyorlar.

RUSYA’DA “TÜRK SİHA’LARI” ENDİŞESİ

Almanya’da yayınlanan Junge Welt gazetesinde bugün yer alan habere göre, sadece ABD bu yıl içinde Ukrayna’ya 2,5 milyar dolarlık silah satışında bulundu. Daha da satmaya devam edecek. Hava sahasını kurumak için “Stinger” füzeleri de Ukrayna’ya verilecek. Keza Türkiye de Ukrayna’ya SİHA satışında bulunmuştu. Bugün Süddeutsche Zeitung’da yer alan haberde, Ukrayna’nın Donbass’taki güçlere karşı kullandığı Türk SİHA’sı Bayraktar’ın etkili olduğunu yazdı. Rusya’nın Türk SİHA’ların bölgedeki dengeleri değiştirmesinden endişe duyduğu da belirtildi ve Ermenistan-Azerbaycan savaşında SİHA’ların rolü hatırlatıldı.

Gelişmeler, Ukrayna üzerinden yükselecek Rusya-NATO tansiyondan Türkiye’nin de şiddetli bir şekilde etkileneceğini gösteriyor.