En önemli şey örgütlenmek

TAYLAN ÇİFTÇİ

Son aylarda Berlin’deki “Gorillas” teslimat şirketinde çalışan sürücüler kötü çalışma koşullarına ve düşük ücretlere karşı birçok eylemle gündeme geldiler. İşçilerin, işyeri işçi temsilciliği kurma çabaları da Gorillas yönetimi tarafından yasal olmayan yoldan engellendi. Eylemleriyle kamuoyunun da dikkatini çekmeyi başaran işçiler, mahkemeyi de kazanarak temsilciliklerini seçtiler. Medyada “bisikletle temiz havada gezerek para kazananlar” izleniminin yaratıldığı işçilerin kim oldukları, işyerlerindeki çalışma ve yaşam koşulları nasıl olduklarını onlardan öğrenmek istedik. Arkadaşımız Taylan Çiftçi, Gorillas sürücülerinden Feridun Çicek ile görüştü.

Günlük işin nasıldı? Niye Gorillas’da sürücü oldun? Beklentilerin gerçekle örtüştü mü?

Gorillas’ın dikkatimi çekmesinin ilk sebebi, ilanda yer alan, şirket içinde konuşma dilinin İngilizce olmasıydı. Almancam çok iyi olmadığı için İngilizce iletişim benim için daha kolay oldu. Bunun yanında görüşmeye girdiğim ortam ve konuştuğum kişiler de genelde dünyanın çok çeşitli yerlerinden gelmiş, kadın ve erkek genç insanlardı. Bu ortam da çalışmak için uygun olabilir diye düşündüm. Tabi bunların yanında en önemli sebep, yaptığım ek iş (kendi projem) sebebiyle bilgisayar başında çok vakit geçiriyor ve biraz da fiziksel olarak hareket edebileceğim bir iş arıyordum. Dolayısıyla Gorillas’ı bu noktada kafamı da çok meşgul etmeyecek basit ve fiziksel olarak da aktif olabileceğim bir iş olarak tercih ettim. Alışma süreci oldukça hızlı ve kolay oldu. Nihayetinde çok da kompleks bir iş tanımı yok. Paketi teslim al, çantana koy, adrese git paketi teslim et, depoya dön. Beklentim de tam olarak buydu. Siparişlerin yoğun olmadığı saatlerde sohbet etmeye ya da kitap okumaya bile zaman olabiliyordu. Önceleri Berlin’de çok daha kötü şartlarda çalıştığımı düşünürsek bu durum başlarda oldukça iyi görünüyordu. Çalışma arkadaşları ve ortamı da oldukça renkli ve canlıydı bu da benim için işin diğer bir artısı olmuştu. Ancak zaman geçtikçe ve detaylar ilk günlerin heyecanı ve stresi azaldıkça daha belirgin hale gelmeye başladı. Günlük iş düzenini direkt etkileyen bu düzelmeyen ve kötüleşen detaylar her geçen gün daha da zorlaşan bir çalışma ortamını beraberinde getirmeye başladı.

Çalışma şartları ve ücret koşulları Gorillas’da nasıl?

Ücret olarak asgari ücretin hemen üstünde bir meblağ belirlenmişti ancak yoğun çalışmayı tercih ederseniz de bahşişler ile birlikte asgari ücretin biraz da olsa üstüne çıkmak ay sonunda mümkün olabiliyordu. Daha önce de dediğim gibi başlarda çalışma koşulları iyi gözükse de zamanla ne kadar büyük bir sistemsizlik ve çalışanının durumunu göz ardı eden bir yönetim anlayışı ile karşı karşıya olduğumuzu anlamaya başladım. Çalışma koşulları her geçen gün kötüleşiyordu. İşe başladığım tarih Ocak olduğu için zaten kıştı ve şirketin yılın bu mevsimine karşı en ufak bir hazırlığı yoktu; ne ekipman ne de operasyon olarak. Kar altında bisiklet sürmekten kendi eldivenlerimiz sırılsıklam olduğunda şirketten eldiven olarak marketlerde ekmek seçmek için verilen plastik eldiveni alabiliyorduk. Ya da küçük depoda sürücüler için bir alan tasarlanmadığı için yağmur ve kar altında dışarda soğukta beklemek zorunda kalıyorduk. Taşıdığımız çantalar bazen çok ağır ve sırtımız dışında taşımak için bir alternatif olmadığından uzak adreslerden sonra terleyen sırtımız o soğukta kuruyor ve hasta oluyorduk. Diğer taraftan da çok rapor almak kontratın yenilenmemesi ya da 6 ay gibi uzun bir süre olan deneme süresinin hızlıca bitebileceği gibi bir tehdit unsuru olarak hep konuşuluyordu. Özetlemek gerekirse, tüm kış boyunca ne doğru düzgün ekipmanımız oldu ne de doğru düzgün bir çalışma ortamı. En son çalıştığım depo pire basması sonucu süresiz olarak kapatıldı.

İş arkadaşlarınla ilişki nasıldı? Gorillas sürücünün arasındaki ağı nasıl değerlendiriyorsun? Sürücüler kendilerini örgütlenmeyi nasıl başardılar?

Çok fazla ve değişken çalışma saatlerin oluşu çalışanlar arasındaki iletişimi olumsuz etkilemekle birlikte, Gorillas’da genel olarak sıcak ve güçlü bir iş arkadaşlığı ortamı vardı. İletişim güçlü ve birbirini kollayan birçok sürücü arkadaş ile tanıştım. Özellikle pandemi döneminde iş olanakları sınırlanan farklı alanlardan birçok insan için Gorillas uygun bir opsiyon olmuş dolayısıyla sınıf bilinci yüksek birçok insan da burada çalışmaya başlamıştı. Bu bilince sahip arkadaşların biraz da inisiyatif alması ama en çok da şirket üst yönetiminin akıldan uzak ama en çok da çalışanının gerçekliğinden uzak kararları, duyarsızlığı, yönetim becerisinden uzak oluşu ve yalancılığı bu örgütlenme sürecini doğal ve hızlı bir şekilde büyümesini sağladı. İlk eylemler tamamen otonom bir şekilde çok basit talepler üzerinden oluştu. 6 saat boyunca yağmurluk için yaptığımız eylem ve bu eylemi sonlandırmak için sadece geleceği söylenen yağmurlukların ne zaman geleceğinin bize resmi olarak bildirilmesi için sürmüştü. Bu talebimizi ilettiğimiz şehir yöneticisi de bizi onu tehdit etmek ve şantaj yapmakla itham etmişti. 

Sürücüler niye ve ne için grev yaptı? Genel müdür eylemlere nasıl tepki gösterdi?

Biraz önce değindiğim gibi temel olarak asgari iş ekipmanlarının sağlanması ve insanı koşullarda çalışma talebi. Maalesef yönetimin tepkisi yine her zamanki gibi gerçek dışı ve aşırı oldu. Birçok arkadaşımızı haksız şekilde işten çıkardılar, sendika sürecini ilerleten arkadaşlarımız evlerinden çok uzak depolara sürüldüler ve hatta davalara maruz kaldılar.

Sürücülerin, işyeri işçi temsilciliği (“Betriebsrat”) seçmek için verdikleri mücadeleyi nasıl değerlendiriyorsun? Çalışma koşullarında bir iyileştirmeye yol açabilir mi?

Her zaman hatırlamak gerekir ki, en güçlü mücadele örgütlü mücadele. Bu ve benzeri şirketler karlılıklarını artırmak için kesinti yapabilecekleri en kolay yolu seçiyor ve emek sömürüsünü şirket politikası haline getiriyorlar. Bunların bu açgözlü yaklaşımları karşısında yapılabilecek en önemli şey örgütlenmek ve haklı talepleri örgütlü bir şekilde seslendirmek olacaktır. Sendika güçlendikçe kazanımların da artmaya başlayacağına inanıyorum.