Yalan söyleme lisansı

llüstrasyon: Mailtoanton/Wikimedia Commons (CC BY-SA 3.0)

Reinhard LATURBACH / Junge Welt

Alman hükümeti, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırma planları olduğu iddiasıyla ilgili bulgularının içeriğini ve kaynaklarını açıklamayı reddetti. Bundestag’ın Dışişleri Komisyonundaki sol kanat meclis grubu başkanı Sevim Dağdelen’in talebine yanıt olarak, Dışişleri Bakanlığı yeni Müsteşarı Susanne Baumann böyle bir açıklama yapmanın devletin yararına olmayacağını bildirdi. Federal İstihbarat Teşkilatı’nın çalışma yöntemlerinin ve diğer NATO gizli servisleriyle iş birliğinin göstergeleri kamuoyuna sızmış olacağından, gizli koruma teşkilatına ait bulguların sunulması da söz konusu olamaz”

jW’nin eline geçmiş olan yanıt tam anlamıyla şöyle: “İstenen bilgiler (…) Federal İstihbarat Servisi’nin yetenek ve çalışma yöntemlerini o kadar ayrıntılı olarak açıklar ki, ifşa, sınırlı bir alıcı grubuna bile koruma sağlayamaz. Bu nedenle, “istisna olarak”, parlamento üyelerinin federal hükümetin gizlilik çıkarlarına ilişkin soru sorma hakkı geride tutulmak zorundadır.” Soru önergesini veren Sevim Dagdelen, Junge Welt’e: “Federal hükümetin gerilimi tırmandırma uluması bu arka plana bağlı olarak ancak propaganda olarak görülebilir. Alman dış politikasında acilen bir barış politikası girişimine ihtiyaç var. Federal hükümet sürekli olarak yangına benzin dökmek yerine arabuluculuk yapmalıdır” dedi.

Sol Parti milletvekili, siyasette resmi söylem konusunda şüpheleri olan tek kişi değil. Bulgaristan’da bu şüphe hükümete kadar uzanıyor. Oradaki Savunma Bakanı Stefan Janew, NATO’nun Baltık Devletleri ve Polonya’da olduğu gibi kendi ülkesinde de benzer “savaş grupları” yerleştirme planlarıyla arasına mesafe koydu. Bakan, bir Facebook gönderisinde şu anda Ukrayna ile sınırın Rusya tarafındaki olayları “İttifak ve ilgili güvenlik bölgesine doğrudan bir tehdit” olarak görmek için hiçbir neden olmadığını yazdı. Ancak Janew çekincelerini “şimdilik” ile sınırladı. Geçmişte Bulgaristan, ABD ve AB’nin onları Rusya’nın Güney Akımı doğalgaz boru hattına bağlanmaktan vazgeçirmelerine izin vermişti.

Bu arada NATO alarm verici uydu görüntüleri sunmaktan da geri kalmıyor. Die Welt gazetesindeki bir habere göre, NATO “Çok Yüksek Hazırlıklı Müşterek Görev Gücü”nün hazırlık seviyesini artırdı. Askerlerin önceki gibi yedi gün yerine, şimdi beş gün içinde bir kriz bölgesine nakledilmeye hazırlanmaları gerekiyor. Bu sadece savaş birimleri için değil, aynı zamanda özel kuvvetler ve lojistikçiler için de geçerlidir.

Bu kapsamda Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun salı günü yaptığı açıklama dikkat çekici. Ona göre Rusya, ABD’li paralı asker şirketlerinin Donbass’ta muhtemelen provokatif bir kimyasal silah kullanmaya hazırlandığıyla ilgili bilgiye sahip. Şoygu, fazla detay vermeden bu paralı askerlerin bulunduğu iddia edilen iki yerin adını da açıkladı. Açıklaması, uluslararası alanda henüz resmi olarak tanınmayan Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin temsilcilerini de şaşırttı. Ancak oradaki Silahlı Kuvvetlerin Sözcüsü Eduard Basurin, Ukrayna’dan her şeyin beklenebileceğini söyledi. Ukrayna kontrolündeki bölgelerden gelen içme suyunun olası zehirlenmesiyle yapılacak bir saldırıya karşı Donets Halk Cumhuriyeti aşırı duyarlı davranıyor.

(Çeviren: Semra Çelik)