Koronadan en fazla yabancılar hayatını kaybetti

Foto: Pixabay

2 Ocak 2022 itibariyle Almanya’da 112 bin 826 kişi koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. 7 milyon 196 bin kişi de koronavirüse yakalandı. Bugüne kadar yapılan birçok araştırmada pandeminden en çok emekçilerin, göçmenlerin etkilendiği saptandı. Zira çalışma, beslenme ve yaşam standartları bakımından işçi ve emekçilerin koronavirüse yakalanma oranı ile zenginlerin yakalanma oranı birbirinden çok farklı.

Bu durum bezer şekilde ölüm oranları için de geçerli. “Mediendienst für Integration” için pandemide ölenler üzerine bir çalışma yapan Frankfurt Goethe Üniversitesi öğretim üyesi sosyolog Linda Supik, üç korona dalgasında yabancıların Alman vatandaşlarından daha fazla hayatını kaybettiğini tespit ettiklerini söyledi. Konuyla ilgili olarak Die Welt gazetesine bir söyleşi veren Supik, “Koronanın en fazla yaşlıları etkilediği ve yabancıların yaş ortalaması açısından daha genç olmasına rağmen, her üç dalgada da korona virüsten en fazla hayatını kaybedenler yabancılar oldu. Federal İstatistik Dairesi tarafından tutulan rakamlar üzerinden yaptığımız araştırmada bunu analiz edebiliyoruz. Bu durum her iki grubun koronadan farklı şekilde etkilediğini gösteriyor” dedi.

YABANCILARDA ÖLÜM ORANI YÜZDE 9

İstatistiklerde en fazla 45-65 yaş grubu olanların koronavirüsten ötürü hayatını kaybettiği tespit edilirken 2019 ve 2020 yıllarında Alman vatandaşlarında yüzde 1,1 olan ölüm oranı Alman vatandaşı olmayan ve başka bir ülkenin yurttaşı olan yabancılarda yüzde 9 olarak tespit edilmiş. Bu tablonun kendilerini şaşırttığını belirten Supik, “Epidemoglar genellikle ölüm oranlarıyla yaş ve ön hastalık arasında bağlantı kuruyorlar. Ancak burada gördüğümüz asıl belirleyici olan vatandaşlıktır. Burada da yoksulluk büyük bir rol oynuyor. Ayrıcalıklı grupta bulunan, iyi işe ve konuta sahip olan yabancıların sayısı az. Yoksulluğun yanı sıra ırkçı ayrımcılık da hastalık riskini artırıyor. Pek çok uluslararası araştırma, göçmenlerin sosyal durumunun, yani gelir ve barınma koşulları, sağlık sistemi, konut ve iş piyasasında var olan ayrımcılıkla yakından ilgili olduğunu gösterdi” dedi.

İstatistik dairesinin tuttuğu rakamlarda koronavirüsten ötürü hayatını kaybedenlerin hangi ülkeden geldiklerini ya da hangi ülke vatandaşı olduklarının yer almadığını da belirten Supik, bunun olması durumunda daha fazla bilgiye sahip ololabileceklerini de sözlerine ekledi.

Robert Koch Enstitüsü Başkanı Lothar Wieler daha önce yaptığı bir açıklamada, koronavirüsten ötürü yoğun bakımda yatanların çoğunun göçmenler olduğunu söylemiş ve bu özellikle Bild gazetesi tarafından manşete çıkarılarak verilmişti. Yine aşırı sağcı AfD de bunu göçmenlere karşı düşmanlığı körüklemek için kullanmıştı.

AŞI YAPTIRMAMALARI ROL OYNUYOR

Alman vatandaşı olmayan göçmenlerin daha fazla koronavirüse yakalanmasının başlıca nedenini çalışma ve barınma koşulları oluştururken yoğun bakıma düşmelerinde aşı yaptırma oranlarınn daha az oluşu da büyük bir rol oynuyor. Hamburg-Eppendorf Üniversite Hastanesi müdürü Prof. Dr. Stefan Kluge yaptığı açıklamada, “Yoğun bakımda yatanların yüzde 30-40’ı yabancı. Bazı gruplara özellikle aşı kampanyaları yeterince ulaşmıyor. Aşı karşıtlığı da yoğun bakımdakilerin sayısında rol oynuyor” dedi.

Hamburg-Harburg Hastanesi başhekimi Dr. Gunter Wiest de yoğun bakımda kalanların yüzde 50’sinin yabancı olduğunu belirterek, “Aşı konusunda daha fazla aydınlatmaya ihtiyaç var. Sadece dil engeli değil, bir çok nedenle aşı yaptırmıyorlar. Kültürel ve dinsel nedenlerde aşı yaptırmak istemeyenler de var” dedi.

Berlin Charité Hastanesi’nde yoğun bakımda kalanların yüzde 70’inin aşısız olduğu daha önce basına yansımıştı. Bunlar arasında da göçmenlerin sayısının fazla olduğu dile getirilmişti.

AŞI ÖLÜM RİSKİNİ AZALTIYOR

Gelişmeler bir taraftan koronavirüsten en fazla etkilenenlerin yoksul göçmen emekçiler olduğunu gösterirken, diğer taraftan ise araştırmalar, bu kesimler arasında aşı yapma korkusu ve endişesinin güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Bu durumun yol açtığı en önemli sonuç ise ölüm sayılarının sürekli yükselmesi. Bu nedenle başta Türkiye kökenliler olmak üzere göçmen emekçiler arasında değişik dillerde aşı konusunda bilgilendirme ve aydınlatma büyük önem taşıyor. Aşının koronayı bitirmediği ortada, ancak ölüm oranlarını düşürdüğü de açık bir gerçek. Bu nedenle aşı olmanın hayatta kalma ihtimalini artırdığı anlatılabilir. (YH)