Çalışanların huzursuzluğu daha da arttı

Korona salgınıyla birlikte, emekçilerin işyerlerindeki sorunları katlanarak arttı. Çalışanların yüzde 50‘si, alternatif olsa, işini derhal değiştirmeye hazır. E&Y araştırma merkezinin 2021 yılı itibarıyla yaptığı araştırmaya katılan emekçilerin yüzde 52’si, yani her iki emekçiden biri, işyerindeki çalışma koşullarının ağırlaştığını ifade ediyor. İşini değiştirmek isteyenlerin ya da yeni iş arayanların ezici çoğunluğunu ise kadınlar oluşturuyor.

E&Y (Ernst&Young) tarafından yapılan araştırma, salgınla birlikte, emekçiler açısından yaşamın her alanında artarak devam eden sorunların, güvenli bir işi olan emekçileri de büyük oranda etkilediğini ortaya koyuyor. Araştırmada, emekçilerin yüzde 20’si, salgından önce de var olan mesailerin artması, gelecek kaygısı, iş koşullarının ağırlaşması gibi sorunların, son 5 yılda katlanarak arttığını belirtiyor.

KADINLARIN ORANI YÜKSEK

E&Y’nin 1550 çalışan üzerinden temsili olarak gerçekleştirdiği araştırmaya göre memur ya da sözleşmeli olarak çalışan kadın emekçilerin yüzde 59’u çalışma koşullarının ağırlaştığını ifade ederken, bu oran aynı branşlarda çalışan erkek emekçilerde yüzde 45 düzeyinde. Kadınlarda çalışma koşullarının aşırı kötüleştiğini belirtenlerin oranı ise yüzde 23 düzeyindeyken, erkek çalışanlarda yüzde 18 düzeyinde. Dolayısıyla yeni iş yeri arayan kadın çalışanların sayısı da yüzde 18, erkek çalışanların ise yüzde 16 civarında. Kadın ve erkek çalışanlar arasında hakim olan Gander Pay Gap oranını haksızlık olarak tanımlayan kadınların oranı yüzde 38 düzeyinde, erkekler de ise bu oran yüzde 30’larda. Kadınların işlerini değiştirmek istemelerinde öncelikle gerekçeler ise, şirketlerde yaygın olan erkek egemen koşullar, hiyerarşik yapılanmalarda hakim olan ve kadınların mesleklerinde ilerlemelerini engelleyen baskılar ve çalışma yaşamı ile ailevi sorumluluklarını birarada yürütmede yaşadıkları zorluklar geliyor.

DÜŞÜK ÜCRET BAŞLICA NEDEN

İşini değiştirmek isteyen emekçilerin oranı, 2015 yılından bu yana en yüksek düzey olan yüzde 48 düzeyinde. İş değiştirme nedenlerinin başında ise düşük ücret geliyor.

E&Y insan kaynakları müdürü Jan Rainer Hinz, “salgından ötürü şirketlerin ve çalışanlarının büyük sorunlar yaşadığını ve bu sorunların başında tedarik zincirlerinin istenildiği gibi işlememesi, şirketlerde birçok departmanın kapatılması, aniden evden çalışmaya başlanılması, ancak bu esnada çocukların bakımı ve tabii ki iş yerini kaybetme korkusu gibi nedenlerin dikkat çektiği”ni belirtiyor.

E&Y insan kaynakları uzmanı Markus Heinen ise, bu sorunların tekellerin bünyesinde, salgından daha önce dijitalleşme ve dönüşüm kapsamında başladığını ancak çalışanlardan esnek çalışmaya ve değişen koşullara uyumlu olmaları beklentisinin daha hızlı geliştiğini söylüyor. Bu bağlamda salgın sürecinde iş saatlerinin arttığını belirten emekçilerin sayısı da araştırmada, erkeklerde yüzde 59, kadınlarda ise yüzde 54 düzeyinde ifade ediliyor.

ARAYIŞLAR SEKTÖRE GÖRE DEĞİŞİYOR

Hizmet, ticaret ve tüketim malları sektörlerinde işini değiştirmek isteyenlerin oranı yüzde 22 ile ortalamanın üzerinde. Bunun nedeni, bu sektörlerde işini kaybetme riskinin daha yüksek olması olarak açıklanabilir. Her üç sektörün de müşterilerle bire bir ilişkiye ve tüketim mallarının kesintisiz dolaşımına gereksinim duyduğu için son aylarda kısıtlamalardan en fazla etkilenen sektörler oldular.

Buna karşılık bilişim sektöründe çalışanların sadece yüzde 10’u ve otomobil sanayisinde çalışanların ise yüzde 13’ü yeni bir iş arayışında. Ayrıca, işverenine kendini bağlı hissedenler de otomobil sektöründe yüzde 32 ile önde geliyor. Bunda, otomobil sektöründe ilk yarıyılda elde edilen rekor düzeyde karların etkili olduğu ve var olan sorunları perdelediği söylenebilir. Ancak önümüzdeki dönemde elektrikli otomobile geçiş süreci ve yarı iletken kıtlığından ötürü otomobil sektöründe de emekçileri zor günler bekliyor. (YH/Foto: Pixabay)