Aşı zorunluluğuna karşı eylemler sürüyor

Foto: Pixabay

Zorunlu aşı tartışmaları, korona önlemlerine karşı yapılan eylemlerin yeniden canlanması ve yaygınlaşmasını beraberinde getirdi. Her pazartesi Almanya’nın 110 şehrinde “Pazartesi Gezmeleri’ adı altında, irili-ufaklı gerçekleşen aşı karşıtı eylemlerin yanında, bazı büyük şehirlerde de farklı günlerde gösteriler düzenleniyor.

Geride bıraktığımız haftalarda bu eylemlere katılanların sayısının 180 bine ulaştığı ifade ediliyor. Özellikle sağlık alanında çalışan kesimlere aşı zorunluluğunun getirilmesi bu alanda çalışanların da eylemlere katılmasını artırdı. Ek olarak, eylemlere son dönemlerde aşı olanlardan da katıldığı ifade ediliyor.

HALKIN YÜZDE 30’U AŞISIZ

Robert Koch Enstitüsü’nün (RKI) verilerine göre Almanya’da 20 milyona yakın insan aşısız. Bunların 3 milyonu 60 yaş üstü, 4,5 milyona yakını aşı olması önerilmeyen çocuklar. Toplumsal yaşama katılımı kısıtlayan 2G, 2G+ gibi kararlar yürürlüğe girmesine rağmen aşı olanların oranında bir artış yaşanmadı. Aşı olmayanlar içerisinde, her türden aşıya karşı olanların (ezoterikler), bilim karşıtı komplo teorisyenlerinin, bu sorunu bilinçli bir şekilde güç toplamanın bir aracı haline getirmeye çalışan ırkçı-faşistlerin olduğu bilinmekte. Ancak toplumun yüzde 30’un hepsinin bu kesimlerden oluştuğunu söylemek mümkün değil. Bunların önemli bölümünü hükümetin son seneler de olmak üzere uyguladığı politikalara karşı temkinli olanlar, bir kesimi aşı olmaya karşı olmayan ama herkesin aşı olmasının gereksiz olduğunu düşünenler oluşturuyor.

Karşı olanların genel olarak sağ partilerden etkilendiği algısı da doğru değil. Sol Parti’nin önde gelen isimlerinden Gysi’nin bir televizyon programında ifade ettiği gibi, ‘CDU dan SPD’ye, Yeşillerden Liberallere ve Sol Parti de dahil olmak üzere partiler bu kesimlerin güvenini kaybetti’. (YH)