Büyük Britanya’da pandemi yoksullaştırdı

Foto: Pixabay

Büyük Britanya’da yoksulluk, enflasyonun artması, elektrik ve gaz başta olmak üzere bir çok ürüne yapılan zamlar, yüksek kiralar ve ücretlerin düşmesiyle emekçilerin ücretsiz gıda dağıtan Gıda Bankalarına (Food Bank) gitmeleri daha da arttırdı.

Ceren Sağır / Londra

Pandemi İngiltere’de de en fazla işçileri, çalışsa da geçinemeyenleri ve toplumun en yoksul kesimini ekonomik, sosyal ve ruhsal açıdan etkiledi. Daha önce çalışsada geçinemeyen emekçiler ve çocuklar arasındaki yoksulluk, enflasyonun artması, elektrik ve gaz başta olmak üzere bir çok ürüne yapılan zamlar, yüksek kiralar ve ücretlerin düşmesiyle emekçilerin ücretsiz gıda dağıtan Gıda Bankalarına (Food Bank) gitmeleri daha da arttırdı.

İngiliz hükümetin “Hepimiz bu işte birlikteyiz” iddialarına rağmen yoksulluk ve gıda kampanyacılarının bu ay yaptığı açıklamalar, işçi sınıfının karşı karşıya olduğu toplumsal sefaletin derinliğini gözler önüne seriyor. Birleşik Krallık’taki yetişkinlerin üçte ikisi yeni yıla girerken enerji ve gıda fiyatlarının yükselmesinden dolayı yaşam giderlerinin zorlaştığını belirtiliyor. Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) tarafından hazırlanan anket ve araştırmada, bu ay yetişkinlerin yüzde 66’sının temel tüketim maliyetlerinin arttığı belirtiliyor. Bunların yüzde 87’si gıda fiyatlarından, yüzde 79’u enerji faturalarından etkilendiklerini bilirtti.

Ankete katılanların dörtte üçü yakıt fiyatlarındaki artışların hayat pahalılığını da artırdığı görüşünde. Uzmanlar, gaz ve elektrik tarifelerinin nisan ayında yaklaşık yüzde 50 artması beklendiğinden, hayat pahalılığının önümüzdeki birkaç ay içinde daha da zorlaşacağı konusunda uyardılar.

Açıklanan aralık ayı enflasyonu yüzde 5.4 olurken son 30 yılın en yüksek hayat pahalılığının yaşandığı ve bir çok gıda ve bir çok tüketim maddesinde zam yapıldığı belirtiliyor.

Ekim ayının başında, bir hane için varsayılan tarifeye göre alınabilecek maksimum enerji fiyat sınırı yüzde 12’nin üzerinde bir artışla yıllık 1.138 sterlinden 1.277 sterline yükseldi.

4 MİLYON HANE YAKIT SORUNU YAŞIYOR

Ulusal Enerji Hareketi (NEA), tavan fiyatı artışından önce, 4 milyon hanenin yakıt yetersizliği içinde sınıflandırıldığını ve evlerini yeterince ısıtamamanın yanı sıra diğer günlük ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olduklarını söyledi. NEA’nın tahminine göre, bu tavan fiyat artışı 500 bin haneyi daha yakıt sıkıntısına itti. NEA ayrıca fiyatlarındaki artışın akaryakıt sıkıntısı içindekilerin sayısını 6 milyona çıkaracağı konusunda da uyardı. NEA akaryakayıt fiyat üst sınırının yılda 2.000 sterlinin üzerine çıkarılabileceğini tahmin eden sektör uzmanlarından alıntı yaparak, 2019-20 kışına kıyasla ısıtma maliyetlerini iki katına çıkarıyor..

20 STERLİNLİK ARTIŞ ÇOK GÖRÜLDÜ

Ekim ayında hükümet pandeminin başlangıcında sosyal yardım alan (Universal Credit-UC) altı milyondan fazla insan için UC’ye haftalık 20 sterlinlik artışı sona erdirmişti. 20 sterlinlik UC artışının kaldırılması, Muhafazakar hükümetinin işçileri güvensiz ve düşük ücretli işlere gtimelerini zorlama stratejisinin önemli bir parçası. Universal Credit’deki kesinti çalışmasına rağmen düşük ücret alan ve sosyal yardımla geçinen kesimlerde daha fazla yoksulluğa ittiğini ve borçlanmaların daha da arttığını gösteriyor.

Joseph Rowntree Foundation adlı yardım kuruluşuna göre, insanların kendilerini beslemek ve evlerini ısıtmaya çabalarken, milyonlarca işçi pandemi sırasında borçlandı. Ekim ayında açıklanan verilere göre 3,8 milyon hanenin hem faturaları geciktirdiği hem de borç içinde olduğu, 4,4 milyon hanenin de pandemi sırasında yeni borç aldığını bildirdi. Rakamlar, düşük gelirli hanelerin kira, elektrik ve diğer aile giderlerinde 3.4 milyar sterlin ve kişisel borçlanmada 1.8 milyar sterlin borcu olduğunu gösteriyor.

Zamlar, artan hayat pahalılığı ve düşük ücretler işçi sınıfını daha fa fazla yoksullaştırdı, borçlandırdı ve Gıda Bankaları gibi hayır kurumlarına gitmeleri arttırdı.

Enflasyonun neden olduğu maddi zorluklar ve hükümetin işçi sınıfına yönelik saldırıları ile ocak ayının başında gazeteler, emekçilerin Gıda Bankalarına gidenlerin arttığını yazdı. Ancak Gıda Bankaları yalnızca daha yüksek düzeyde ihtiyaç olduğunu değil, aynı zamanda daha az bağış yapıldığını bildirerek, birçok insanın hayır kurumlarına daha az bağışta bulunduğunu ve tedarik zinciri sorunlarından dolayı perakendecilerin daha az gıdaya sahip olduklarından Gıda Bankalarına öncesi gibi yeterince bağış yapılmadıkları da belirtildi. Dolayısıyla bu kış Gıda Bankalarına talebin artmasına rağmen insanları geri çevirmek zorunda kalacaklarını bildirdiler.

HER BEŞ AİLEDEN BİRİ YETERLİ GIDAYA ULAŞAMADI

Gıda Vakfı’nın (Food Foundation) yaptığı açıklamaya göre, çocuklu her beş haneden biri, ilk karantina sırasında yeterli gıdaya erişemediklerini bildirdi. Yine en büyük gıda bankası ağlarından biri olan Trussell Trust yaptığı açıklamada, salgının ilk yılında, üç günlük acil durum gıda paketi dağıtıldığını ve bir önceki yıla göre yüzde 33’lük bir artış olduğunu belirtti. Bu paketlerin yaklaşık bir milyonu çocuklar içindi. Trussell Trust’ın yayınladığı rakamlara göre 2020-2021 yılları arasında 2.5 milyona acil gıda paketinin dağıtıldı. Bu rakam 2019-2020 yılları arasında 1.9 milyon idi. Trussell Trust yetkilileri enflasyonun ve hayat pahalılığının artmasının önümüzdeki dönemde işçileri ve emekçileri yoksulluğa, borca dahada fazla iteceği ve gıda bankalarına giden insanların sayısının daha da artacağını altını çiziyorlar.