Sürgünden nazi avcılığına: Anton Walter Freud

Foto: ARD

SELÇUK KOZAN

2. Dünya Savaşı henüz yeni sona ermişti. Büyük suçlar işleyen naziler her yerdeydi. Bir kısmı kaçmayı başarırken ya da bir biçimiyle kaçmasına göz yumulurken, büyük bir kısmı sivillere karışarak yaşamını sürdürdü.

Savaş sonrası İngilizler tarafından kurulan “Savaş Suçları Soruşturma Birimi” suçlu nazileri bulmak için, bir çok ülkede operasyonlar gerçekleştirdi. Bu birimde çalışanların bir kısmı Almanya’dan nazilerden kaçan göçmenlerdi. Ailesini ve yakınların kaybeden insanlar, bir intikam duygusuyla bu birimde yer almak istiyorlardı. Almanca bilmeleri bir avantajdı. Bu birimde gönüllü çalışan biri daha vardı: Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un torunu, Anton Walter Freud. Sigmund Freued’un dört kardeşi naziler tarafından toplama kamplarında öldürülür. Anton Walter Freud’un tek isteği Almanya’ya dönüp vahşete imza atanların bulunup cezalandırılmasıydı.

1938’de Hitler tarafından Avusturya’nın işgal edilmesi ve Yahudi kökenli olanların gözaltına alınması üzerine olanak yaratanlar İngiltere’ye kaçarken, kalanlar ise tutuklanıp toplama kamplarına gönderilir. Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud da Avusturya’yı terk edenler arasındadır. Kanser hastası olan Freud, o zamanlar 17 yaşında olan torunu Anton Walter Freud’le birlikte İngiltere’ye kaçar. Sigmund Freud’un geride kalan 4 kız kardeşi maalesef çıkmayı başaramazlar. 2. Dünya savaşının başlamasından kısa bir süre sonra Freud hayatını kaybeder.

Avustralya’ya sürgün

Ailenin bir kısmı Fransa ve daha sonra ABD’ye kaçarlar. Babası avukat olan Anton Walter Freud, İngiltere’de mühendislik öğrenimi sürdürür. İngiltere ise Almanya’dan gelen göçmenlere pek güvenmez. Almanya adına çalıştıkları şüphesi üzerine tutuklamalar başlar. Anton Walter Freud da tutuklanır ve Alman ajanı muamelesi görür. Daha sonra 2 bin mülteciyle birlikte Avustralya’daki Man adasına sürgün edilir. 2 ay süren yolculuktan sonra, 1 yıl boyunca bu adada bir kampta gözaltında tutulur. İngiltere’nin göçmenlere yönelik politikasındaki değişimle birlikte 1941’de Avustralya’dan tekrar İngiltere’ye döner. İkinci kez sürgün hayatı yaşayan Anton Walter Freud, tek hayali İngiliz ordusuna girip Almanya’ya gitmektir. İngiltere’ye döner dönmez silahsız hizmet için daha çok göçmenlerin alındığı Pioner Corps’a ( Öncü Birlikler) yazılır. Kısa bir süre sonra SOE’e (İngiliz Özel Hareket Birimi) alınır. Paraşütçü olarak 1944 yılında ilk görev alanı İtalya’dır. ABD askerleri denetimi altında olan bir bölgeye, operasyon düzenlerken yakalanır ve Avusturya’ya gönderilir. Savaşın bitimine kadar burada kalır. 8 Mayıs 1945’te Londra’ya döner.

Tesch & Stabenow şirketi ve Ziklon B üretimi

İngiliz ordusunda kalmaya devam eden Freud, İngiliz savcılar için tercüman olarak görevlendirilirken, Eylül 1945’te Almanya’da Bad Oeynhausen şehrinde “Savaş Suçları Soruşturma Birimi” ne katılır. Yaptığı araştırmalarda önemli deliller elde eder. Nazi suçluları için “ göze çarpmadan her yerde sıradan bir hayat sürdürüyorlar” der. Özellikle Tesch & Stabenow şirketinin peşine düşer. Bu şirket naziler için zehirli bir gaz olan Ziklon B üreten bir şirkettir. Şirketin başkanı kimyager Bruno Tesch, Ziklon B’nin nasıl kullanılacağı üzerine, nazi subaylarına bizzat kendisi eğitim verir. SS subayı Wilhem Bahr bu eğitime katıldıktan sonra, bu gazı Sovyet askerleri üzerinde dener. Eylül ve Kasım 1942’de Hamburg Neuengamme toplama kampında bu zehirli gazla 448 Sovyet askeri öldürülür. Bu kampta gaz odası olmadığı için, esirlerin bulunduğu hücrelere çatıdan verilir. Savaştan sonra yakalanıp, yargılanan bu subay, suçunu itiraf eder ve 1946’da idam edilir. Anton Walter Freud elde ettiği delilerle, Tesch & Stabenow (Testa) şirketinin toplama kamplarında imha için Ziklon B ürettiğini açığa çıkarır. Özellikle toplama kamplarından sorumlu, Hitlerin önemli komutanlarından Heinrich Himmler bu şirketle birlikte çalışıyordu. Başta haşere ilacı üreten bu firma daha sonra toplu katliamlar için üretim yapmaya başladı. 1942/43 yılları arasında 40 bin mark olan yıllık karı 120 bin marka ulaşır. 1943 yılında şirket sadece Auschwitz’e 12 ton gaz sattı. Başta Auschwitz olmak üzere bir çok kampta bu zehirli gaz kullanıldı. Sadece Auschwitz’de 1 milyona yakın insan Ziklon B gazıyla öldürüldü. Anton Walter Freud ekibiyle birlikte şirkete baskın yaparak, daha fazla kanıt elde ederler. Yargılanan Bruno Tesch ve diğer yöneticiler Mayıs 1946’da idam edildiler.

Nazilerden arındırma süreci

1 Nisan 1946 tarihine gelindiğinde kanuni olarak nazilerden arındırma programının sorumluluğu Alman yönetimine devredildi. Özellikle ABD yönetimi tarafından nazilerden arındırma süreci eleştirilmiş ve son bulması yönünde açıklamaları olmuştur. Almanya Başbakanı Konrad Adenauer’ün girişimiyle bu süreç sona erdirilir. Nazilerden arındırma yasaları yürürlükte kaldırılmasıyla, ilk etapta 792 bin kişi faydalanır. Eski naziler yeniden devletin önemli organlarında yer almaya başlarlar. SSCB ve Doğu Almanya bu süreci eleştirir. O günden bu güne kadar bir çok suç işleyen nazinin devletin önemli kademelerinde yer alması ve bu gün halen geçmişle kamuoyu önünde yüzleşemediği, eleştirileri ise halen devam ediyor.

Anton Walter Freud İngiltere’ye döner

Anton Walter Freud, geçirdiği bir trafik kazası sonrası, ordudan ayrılmak ister. Araştırma görevine son verir: “Bu gaddarlık hikayelerini artık duymak istemiyorum. Savaştan bıktım, evime dönüp okumak ve hayatıma başlamak istiyorum” der. 1946’da ordudan ayrılır ve İngiltere’ye döner. Mühendislik bölümünden mezun olur. 1977’de emekli olan Anton Walter Freud, 2004’de ölür. Bir kitap yazan Freud, nazilerin vahşetinden çok etkilenir ve ölene dek yaşananlar üzerine asla konuşmaz…

Nazi avcıları – Karanlığa yolculuk filmi

Belgesel drama filmi, savaş sonrası, İngiliz subaylar tarafından nazilerin korkunç vahşetini ortaya çıkarıyor. Film Bullenhuser Damm’da asılarak öldürülen 20 çocuğa adanmıştır. Anton Walter Freud tarafından yürütülen soruşturmayı oyuncu Franz Hartwig oynuyor. Hanns Alexander’in sorgulama tutanakları filmin temelini oluşturuyor. Diğer yerlerin yanı sıra Auschwitz-Birkenau Anıtı’nda çekilen orijinal sorgulama kayıtlarından yararlanarak film çekilmiş. Belgesel filmleriyle tanınan, Alman senarist ve yönetmen Raymond Ley tarafından çekilen film, 16 Ocak 2022’de ARD televizyonunda dizi halinde yayınlandı.

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: