Emine Sevgi Özdamar’ın son kitabı: Gölgelerle Sınırlı Bir Oda

Yazar Emine Sevgi Özdamar yeni kitabı „Ein von Schatten begrenzter Raum/Gölgelerle Sınırlı Bir Oda“da anlatılanın Özdamar’ın biyografisi olduğu duygusuna kapılabilirsiniz. Fantaziler, anılar, gözlemler 757 sayfalık, oldukça uzun bir kitapta toplanmış. Tiyatro insanları Besson, Langhoff ve Peymann romanda neden yer alsın ki? Ama bir sanatçının anılarında çok da güzel yer alabilirler. Bunun yanında terk edilmiş bir kilisedeki üstleri çizik freskler hareket etmeye başladığında ve İncil’deki figürler yerine güçlü figürler göründüğünde, kargalar anlatıcıya kehanetler sunduğunda ve kitabın sonuna doğru onun gerçekleşmesini sorguladığında buna roman da diyebilirsiniz… Bu kitaba roman demek imkansız. Bir mozaik, edebiyat anıtı, okurken gözünüzün önünde canlandırabileceğiniz bir tiyatro eseri.

Özdamar’ın yabancı olmanın ve yabancılaştırılmanın, dilini kaybetmenin ve güçlendirmenin ortaya koyduğu bakış, kitabın okuyucularına en büyük armağanlarından biri. İstanbul ve ada, Berlin, Paris ve Bochum onun önemli istasyonları.

Romanın ilk sayfalarında „Bundan böyle ölülerin yükünü taşıyan sensin“ yazıyor ve ölüler her zaman bu canlı kitapta var: 1915’teki Ermeni soykırımı ve 1923’te Rum Türkleri ile Türk Rumların zorla „mübadelesi“nin acısı onun hikayesindeki başlıca referans noktaları arasında yer alıyor. Anne, 1980’lerde Türkiye’de yaşanan siyasi cinayetlerle ilgili haberlerin olduğu gazete yazılarını bir ayakkabı kutusu taşana kadar toplar. Anlatıcı, mezarlıklarda Piaf veya Brecht ile konuşur.

“Bir kez kendi ülkenizi terk ettiğinizde” diyor bir noktada, “o zaman asla yeni bir ülkeye varamazsınız. O zaman yalnızca bazı özel insanlar sizin ülkeniz olur.”

Anlatıcı kendisine tekrar tekrar sorulmasına izin verir: “Nerede yaşıyorsunuz Madam?” Besson’da, Deneuve’nin saçlarında, Brasch ve Bondy’nin ışıltılı gözlerinde. Bir keresinde aşk ya da korku içinde yaşadığını, bazen bir Paris kahve fincanında ya da bir telefon rehberinde yaşadığını söylüyor. Bir keresinde şöyle diyor: „Hayat dolu gölgelerde yaşıyorum.“ Emine Sevgi Özdamar, odayı sınırlayan gölgelere, hayat veriyor.

HAMBURG’DA OKURLARIYLA BULUŞTU

Hamburg Literaturzentrum, İnterkulturelle Denkfabrik’le birlikte Emine Sevgi Özdamar’ın son kitabından okuduğu bir toplantı düzenledi. Pandemi nedeniyle hijyen koşullarına uygun yapılmasına rağmen salon doluydu. İnterkulturelle Denkfabrik’ten Rukiye Cankıran’ın moderasyonunu yaptığı etkinlikte yazarın kitaptan yaptığı okumalar sonrası değişik sorular yöneltildi. Etkinlik yazarın kitaplarını imzalamasıyla sona erdi. (Hamburg/YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: