‘İsviçre Sırları’ saçılmaya başladı

Foto: Wikipedia / Haidi

Yücel ÖZDEMİR

Dünyanın en önemli kara para merkezlerinden biri olarak bilinen İsviçre’nin en önemli bankası Credit Suisse’den gerçekleşen sızıntının etkisinin büyük olması bekleniyor.

Uzun yıllardır sağladığı anonim hesaplar yoluyla dünyanın değişik ülkelerindeki zenginlere kapılarını sonuna kadar açan İsviçre bankası Credit Suisse’de kimlerin hesaplarının olduğu ifşa edilmeye başlandı. Devlet temsilcileri, tekel yöneticileri, kara para sahibi baronlarla ilgili sızıntılara benzer bir durum şimdi de Credit Suisse ekseninde gündemde.

Daha önce Panama Belgelerini yayımlayan, dünyanın değişik ülkelerinden gazetecilerin içinde yer aldığı Organized Crime and Corruption Reporting Project (OCCRP) ağ tarafından tasnif edilerek yayınlanmaya başlanan ve “Suisse Secrets” (İsviçre Sırları) belgelerinde 1940’lı yıllardan 2010’lu yıllara kadar uzanan zaman diliminde açılan 18 binden fazla banka hesabından ve 30 binden fazla sahibinden söz ediliyor.

Gazeteciler ağında pek çok ülkeden gazeteciler bulunurken, İsviçre’den yok. Zira, İsviçre yasaları bankalarla gizli ilgili bilgileri yayınlayanların yüksek cezalara çaptırılmasını öngörüyor.

OTORİTER REJİMLERİN LİDERLERİ, YOLSULUK YAPANLAR… HEPSİ VAR

Söz konusu hesapları açanların arasında dünyanın değişik ülkelerinde iktidarlarını kan üzerinden sürdüren otoriter liderler, yolsuzluk yapan siyasetçiler, kara para, uyuşturucu gibi işlerle uğraşan mafya liderleri, savaş suçluları işleyenler dikkat çekiyor.

İsviçre’nin devlet olarak, Credit Suisse’in ise bir mali sermaye grubu olarak bilinçli olarak bu servete ev sahipliği yaptığı da belgelerde anlaşılıyor. Zira, Avrupa’nın ortasında kara para, rüşvet ve yolsuzluk üzerinden servet üzerine servet biriktiren bir azınlığın kaçırdığı milyarca avro/dolar bu ülkenin egemenlerinin işine de yaradı.

Almanya’da Süddeutsche Zeitung tarafıdan tasnif edilerek yayınlanan Credit Siusse hesaplarında en fazla Mısır, Ukrayna, Venezuela ve Tayland’dan hesapların açıldığına dikkat çekiliyor. Rakam belirtme yerine “binlerce hesaptan” söz ediliyor. Yine Afrika’nın yoksul ülkelerinden de birçok devlet yöneticisi ve yolsuzluk yapan siyasetçinin bankada hesabının olduğu tespit edildi.

Dikkat çekici olan bir diğer nokta ise söz konusu hesapların üçte ikisinin 2000 yılından sonra açılması ve halen de aktif olarak kullanılması.

Toplamda 100 milyar İsviçre Frankı’nın tutulduğu bu hesaplar arasında, bir hesapta tutulan en büyük meblağ ise 7 milyon Frank olarak tespit edildi. Dünyanın 120 ülkesinden 160’tan fazla milletten olan milyonerler ya da milyonerler dikkat çekiyor.

Dünyanın değişik ülkelerinden toplam 1,5 milyon “kişisel müşterisi” olan bankanın en önemli özelliklerinden birisi müşterilerinin isimleri gizli tutması.

Ortaya çıkan veriler bir kez daha, kapitalist ülkelerin yönetici sınıflarının derdinin halka hizmetten çok, iktidarda bulundukları süre boyunca yasadışı yollarla yurtiçinde ve dışında servet biriktirmek olduğunu gösteriyor. Kazakistan, Ermenistan, Ürdün, Cezayir… gibi bir ok ülkenin lideri, halk sefalet içinde yaşarken İsviçre bankasında servet istifledi. Keza, birçok tekel de söz konusu banka üzerinde açtığı gizli hesaplarla siyasetçilere rüşvet dağıttı. Bunların en dikkat çekici olanı ise Alman Siemens tekelinin Nijerya’da dağıttığı rüşvet oldu.


ŞİMDİYE KADAR ORTAYA ÇIKAN İSİMLER

Almanya’da Süddeutsche Zeitung tarafından yayınlanmaya başlanan “İsviçre Sırları”ndaki bazı isimler ve bankada tuttukları meblağlar şu şekilde:

Armen Sarkisyan (Ermenistan eski Cumhurbaşkanı): 2006-2016 yılları arasında adına açılan dört hesaptan sadece birinde 10 milyon İsviçre Frankı değerinde servet bulunuyordu. Ermeni haber portalı Hetq’in araştırmasında Sarkisyan’ın aynı zamanda vergi cenneti adaları St. Kitts ve Nevis vatandaşlıklarında da sahip olduğu açığa çıktı. Belgeler, Sarkisyan’ın cumhurbaşkanı olmadan önce vergi cennetlerindeki hesaplarını kapattığını ancak Credit Suisse’deki hesaplarını kapatmadığını gösteriyor.

Kasım Cömert Tokayev (Kazakistan Devlet Başkanı): Bu yılın başında zamlara ve yoksulluğa karşı ortaya çıkan halk ayaklanmasını kanlı bir şekilde bastıran Tokayev de eski eşi ve oğlu üzerinden İsviçre bankalarına para kaçıran devlet başkanları arasında yer alıyor. Ne kadar parasının olduğu ise belirtilmedi.

Nursultan Nazarbayev (Kazakistan eski devlet başkanı): Kızı Derya Nazarbayev adına açılan hesaplarda 2021’de kadar 21 milyon İsviçre Frankı’nın olduğu tespt edildi. Ayrıca, ABD petrol firmalarının lisans almak için on milyonlarda doları bu hesaplar üzerinden Nazarbayev’e rüşvet olarak verdiği belirtiliyor. Yine Nazarbayev’in diğer kızı Dinara Kulibayeva ve eşi üzerinden hesaplarının olduğu tespit edildi.

Kral 2. Abdullah (Ürdün kralı): 2008’de açılan ve halen varlığı devam eden hesapta toplam 164 milyon İsviçre Frankı değerinde servet yatıyor. Kral 2. Abdullah’ın adı daha önce yayımlanan Panama Belgeleri’de de yer alıyordu. Halkı yoksul kendisi zengin Kral 2. Abdullah’ın servetiyle İngiltere’de ve ABD’de lüks emlak alıp sattığı belirtiliyor.

Hüsnü Mübarek (Mısır eski devlet başkanı): Mübarek’in çocuklarına ait hesaplarda toplam 100 milyonlarca frank olduğu saptandı.

Samir Rifai (Ürdün eski Başbakanı): 2008’de açılan üç hesap üzerinde toplam 15 milyon İsviçre Frankı kayıtlı. Hesapların kapatıldığı ileri sürüldü. Ancak daha sonra hesapların yeniden açıldığı tespit edildi.

Abdelaziz Bouteflika (Cezayir eski Cumhurbaşkanı): Mart 1999-Ekim 2011 arasında varlığı tespi edilen hesapta Aralık 2005’te 1,5 milyon İsviçre Frankı’nın tutulduğu tespit edildi.

Pavlo Lasareno (Ukrayna eski Başbakanı): 1997’de firma adına hesaplar açmış, 2003’te toplam 8 milyon İsviçre Frankı hesapta tespit edilmiş. Başbakanlık dönemi bittikten sonra (1997) ABD’ye kaçtı, hakkında açılan yolsuzluk davasında 30 milyon dolar para ve 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Iyada Allawi (Irak eski Başbakanı): 2016 yılına kadar aktif olan hesaplarında 5 milyon İsviçre Frankı tuttu.

Ihor Kolomoiskiy (Ukraynalı oligark): Bugünkü Ukrayna Cumhurbaşkanı Zeleski’nin arkasındaki isim olarak bilinen Kolomoiskiy’nin 2012’de kapatılan hesabında 3 milyar İsviçre Frankı bulunuyordu.

Carlos Luis Aguilera Borjas (Venezuela eski istihbarat daire başkanı): 2011’de iki ayrı hesap açan Borjas’ın hesaplarında toplam 12,7 milyon İsviçre Frankı bulunuyordu.

Ghaleb Mutaher Al-Qamish (Yemen eski istihbarat daire başkanı): 1999-2011 arasında açılan hesapta toplam 5 milyon İsviçre Frankı vardı.

Khalaf Al-Dulimi (Irak eski istihbarat başkanı): 1984’te bir firma üzerinden açılan hesapta 178 milyon İsviçre Frankı, ikinci bir hesapta 2,5 milyon frank tespit edildi.

Eduard Seidel (Alman Siemens tekeli Nijerya müdürü): 1985-2005 yıllar arasında açılan toplam altı hesabın sahibi ve toplam 54,5 milyon frankın sahibiydi. Paranın yabancı devlet yöneticilerine rüşvet vermek için tekel tarafından hesapta tutulduğu daha önce açığa çıkmıştı.


İSVİÇRE SIRLARI NEDİR?

Semra Çelik

“Suisse Secrets/İsviçre Sırları”, büyük İsviçre bankası Credit Suisse tarafından 18 binden fazla hesap ve 30 binden fazla hesap sahibi hakkında bilgi içeren bir veriye verilen addır. Veri sızıntısı 1940’ların başından son on yıla kadar uzanıyor. Toplamda, veri kümesine dahil edilen hesaplar 100 milyar dolardan fazla serveti içeriyor.

Büyük banka, kamuya açık beyaz para stratejisi açıklamalarına rağmen, İsviçre bankacılık gizliliğine bağlı olarak suçlulara, acımasız diktatörlere ve tartışmalı gizli servis şeflerine bu dönemde servetleri için güvenli bir sığınak teklif etti.

Veri seti kimliği belirsiz bir kaynak tarafından “Süddeutsche Zeitung”a (SZ) sızdırıldı. SZ, verileri 39 ülkeden 160’tan fazla gazeteciyle paylaştı. Araştırmada “The Guardian”, “Le Monde” ve “Miami Herald” yer aldı. Almanya’da NDR, WDR ve SZ’den muhabirler veri seti üzerinde çalıştı.

“Suisse Sırları”, SZ ve uluslararası gazeteciler ağı OCCRP (Organize Crime and Corruption Reporting Project (Örgütlü Suçlar ve Rüşvet Haber Projesi) tarafından koordine edildi. OCCRP kar amacı gütmeyen bir kuruluş ve ABD ve Danimarka dışişleri bakanlıklarının yanı sıra AB’den gelen kamu fonlarıyla finanse edilmektedir.

Verileri gazetecilere sızdıran muhbir yaptığı açıklamada, “İsviçre bankacılık gizliliğinin ahlaka aykırı olduğuna inanıyorum. Finansal gizliliği koruma bahanesi, İsviçre bankalarının utanç verici rolünü ifşa etmek için sadece bir incir yaprağıdır. (…) Bu durum yolsuzluğa yol açmakta ve gelişmekte olan ülkeleri çok ihtiyaç duyulan vergi gelirlerinden mahrum bırakmaktadır.” dedi.

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: