Alman dış politikasında yeni dönem: Tabular kırıldı, bentler yıkıldı

Fotoğraf: Olaf Kosinsky / Wikimedia Commons (CC-BY-SA 3.0)

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısını fırsata çeviren federal hükümet, askeri harcamalar için kesenin ağzını sonuna kadar açtı. Sadece 2022 bütçesinden 100 milyar euro ayrılacak. Yine SPD ve Yeşiller’in daha önce karşı çıktığı, NATO’nun dayattığı ‚yüzde 2 şartı‘ da hemen yerine getirilecek ve üzerinde çıkılacak.

YÜCEL ÖZDEMİR

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla başlayan “olağanüstü” gelişmelerin en fazla etkisini hissettirdiği ülkelerden birisin Almanya olduğu bugünden söylenebilir. Tarihinde ilk kez bir pazar günü “olağanüstü” şekilde toplanan Bundestag’da özellikle Sosyal Demokrat Parti (SPD) üyesi başbakan Olaf Scholz’un yaptığı konuşma bir “dönüm noktası” olma özelliği taşıyor. Alman ordusunun modernizasyonu ve güçlendirilmesi için tam 100 milyar euroluk bir bütçeyi, hem de borçlanarak, ayırmayı kararlaştırdıklarını söyleyen Scholz’un sözleri, geçmişte iki büyük dünya emperyalist paylaşım savaşının tetikleyicisi olan Alman sermayesinin bir kez daha aynı yoldan ilerlemek istediğini gösteriyor.

Meclisteki sermaye fraksiyonlarının bu kararı alkışlayarak desteklemesi, genel olarak Alman sermayesinin kararın arkasında olduğunu özetliyor.

Daha kısa bir süre öncesinde kadar tabu olarak kabul edilen Almanya’nın savaş ve çatışma bölgelerine silah satmama kararı, üstelik daha yeni kurulan SPD-Yeşiller-FPD koalisyon hükümetinin sözleşmesinde de bu prensibe bağlılık ifade edildiği halde, 26 Şubat akşamı Almanya’nın Ukrayna’ya 1000 adet tanksavar ve 500 adet stinger füzesi vereceği sosyal medya üzerinden kısa bir mesajla dünyaya ilan edildi. Daha önce IŞİD’in saldırısı nedeniyle Güney Kürdistan’daki peşmerge güçlerine, “savaş ve çatışma” sürdüğü halde silahların verilmesi de geniş tartışmalara yol açmıştı. Ancak, zalim ve kanlı terör örgütüyle mücadele adı altında açılan gedikten şimdi bölgesel bir savaşa dönüşme potansiyeli taşıyan Rusya’nın Ukrayna işgali ateşine benzin dökülüyor. Açıktır ki, Almanya ve diğer NATO üyesi ülkelerin “yardım” adı altında Ukrayna’ya verecekleri silahlar, hem savaşa dahil olma hem de savaşı büyütme anlamına geliyor. Bu nedenle “bölgesel savaş” tehlikesi öncesinde göre daha da artmış görünüyor.

UKRAYNA’NIN İŞGALİ NASIL FIRSATA ÇEVRİLDİ?

Scholz meclis konuşması, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısını durdurma bağlamında yaptığı konuşmada asıl olarak Almanya’nın gelecekte silahlanmaya nasıl bütçe ayıracağının ilanı oldu. NATO’ya üye olan ülkelerin her bir santimetre karesini savunmaya kararlı olduklarını söyleyen Scholz, bu konuda Alman ordusunun Doğu Avrupa’daki konumunu güçlendirmeye devam edeceklerini açık olarak ilan etmiş oldu. Litvanya, Slovakya ve Romanya’daki NATO üslerinde daha fazla görev alacaklarını ifade etti. Litvanya’da halen çok sayıda Alman askeri bulunuyor.

Scholz’un konuşmasına gelecek için silahlanma ve orduya devasa bütçe ayrılacağı ise bir hükümet politikası olarak ilan edildi.

Scholz hükümet açıklamasında güvenlik adına silahlanma hedeflerini şu şekilde açıkladı: “Ancak yüksekli donanımlı ve modern bir ordu bizi koruyabilir. Bizim gibi bir ülkenin uçan uçaklara, yüzen gemilere, iyi donatılmış askerlere ihtiyacı var. Modern silahlar ve daha fazla personel için daha fazla bütçe ayırmamız gerekiyor. Bunun için bir sefere mahsus, ordu için özel bir fon (Sondervermögen) kuruyoruz. Maliye Bakanı Lindner’e bu konudaki desteği için teşekkür ediyorum. 2022 bütçesinden bir sefere mahsus bu fon için 100 milyar euro ayrılacak. Bunu ihtiyaç duyduğumuz askeri yatırımlar ve silahlanma için kullanacağız. Savunmaya her yıl Gayrisafi Yurtiçi Milli Hasılanın (BIP) yüzde 2’sinden fazlasını savunmaya ayıracağız.” dedi.

Özellikle şu anda yüzde 1,55 (47 milyar euro) olan askeri bütçenin yüzde 2 hedefinin üzerine çıkarılacağını ilan edilmesi çok sayıda milletvekili tarafından alkışlandı. Scholz, ordu için ayrılacak fonun Anayasal güvenceye kavuşturulması için de grupla bulunan fraksiyonlara çağrı yaptı. Hükümet partilerinin yanı sıra Hristiyan Demokratlar aynı gün desteklerini ilan ettiler.

Scholz konuşmasında ayrıca AB çapında ortak insansız hava uçakları için imzanın bu hafta içinde atılacağını, savaş uşakları Eurofighterlerin modernleştirileceğini ve İsrail’den silahlandırılmış Heron SIHA’larının alınacağını da ilan etti. Scholz’in ilan ettikleri, uzunca bir süredir dile getirilen ve adım adım gerçekleştirilen dış politikanın militaristleştirilmesi, askeri harcamaların artırılması sürecinin parçası ve önemli dönüm noktalarından biri olma özelliği taşıyor.

HALKIN GÜVENLİĞİ DEĞİL, SERMAYENİN ÇIKARLARI İÇİN

Scholz, aynı konuşmasında Rus doğalgazına bağımlılığı azaltmak, ABD’den doğalgaz almanın önünü açmak için Willhelmshafen ve Brunsbüttel’de terminaller yapılacağını belirterek, bunun için Ekonomi Bakanı Habeck’e de teşekkürlerini sundu.

Bütün bunlar mevcut hükümetin halktan aldığı vergileri Alman sermayesinin emperyalist çıkarlarını genişletmek için askeri alanlara harcanacağını açık olarak gösteriyor. Sağlık, eğitim, sosyal alanlar başta olmak üzere bir çok alanda halkın ihtiyaçlarına yeterli kaynak ayırmayan hükümetin silahlanma için kesenin ağzını sonuna kadar açması, halkın değil sermayenin ve tekellerin çıkarlarını temel aldığını gösteriyor.


AB de ‚tabuları yıktı‘

Almanya Ukrayna’ya silah vermekle, askeri harcamaları devasa artırmakla Rusya’nın saldırısını fırsata çevirip tabuları yıkarken AB de benzer yönde adımlar attı. Geçen hafta Rusya’ya karşı bir dizi yaptırım kararları alan ve AB hava sahasını Rusya’ya kapatan AB, ayrıca Ukrayna’nın satın alacağı silahları finanse etme kararı alarak tarihinde bir ilke imza attı. 27 Şubat’ta AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile birlikte ortak basın toplantısı düzenleyen AB Dışilişkiler Yüksek Komiseri Josep Borrel, Ukraya’nın dışarıdan silah alabilmesi için 500 milyon euroluk bir bütçe ayırdıklarını duyurdu. Borrell, söz konusu AB’nin “barışı tesis etmek için” kurmuş olduğu fondan aktarılacağını ifade etti. Söz konusu fonda 2021-27 yılları için yaklaşık 5 milyar euro bulunuyor.

Borrell’in açıklamasına göre 500 milyon euronun 450 milyon eurosu ile doğrudan silah, 50 milyon eurosuyla ilse teçhizat alınabilecek.

AB’nin 27 ülkesi Ukrayna’ya silah alması için belirtile miktarda maddi desteğin verilmesini onayladı. Böylece, AB tarihinde ilk kez, hem de AB üyesi olmayan bir ülkenin silah alması için maddi destekte bulunarak önemli bir tabuyu kırmış oldu.

Dolayısıyla bugüne kadar sorunların barış, müzakere ve karşılıklı anlayışla çözüşmesini isteyen AB’nin gerçek yüzü de görülmüş oldu.

Aynı toplatıda AB hava sahasının Rus uçaklarına kapatılması ve Rusya medya organları RT ve Sputnik’in yasaklanması da ele alındı. Ayrıca, Rusya ile aynı safta yer alan Belarus’a karşı da bir dizi yeni yaptırım kararı alındı. (YH)

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: