Essen’de hastanelerin kapatılmasına karşı 19 bin 925 imza: Hedef halk oylaması

Foto: Yeni Hayat

HIDIR GÜYILDAR

Bazı kentlerde olduğu gibi Essen’de de, pandemi döneminde ‚az kar ediyor‘ diye kapatılan hastanelerin kamulaştırılarak tekrar açılması konusundaki tepkiler ve mücadele sürüyor. Referandum talebiyle toplanan imzalar 21 Şubat’ta belediye başkanına verildi.

İNSAN İÇİN DEĞİL KAR İÇİN SAĞLIK
Almanya’da sağlık sistemi, özelleştirmeler yüzünden daha da kötüye gidiyor. Tabii ki bu kötüye gidiş herkes için değil. Örneğin yapılan özelleştirmeler, kamu mallarına ucuza konan tekeller için kötü değil. Onların kasaları doluyor zaten. Ya da zenginler için de bir sorun yok. Onların da zaten özel doktorları var ve dünyanın en lüks hastanelerin kapıları, onlara sonuna kadar açık.
Sağlık alanındaki kötüye gidiş, emekçiler ve halkın büyük çoğunluk için geçerli.
Pandemi başladıktan sonra, Essen’nin kuzey bölgesinde bulunan üç hastahaneden ikisi kapatıldı!
Daha önceleri bir maden ve demirçelik kenti olan Essen, Almanya’nın 4. büyük kenti idi. Madenlerin kapatılması, doksanlı yılların başında Krupp/ Thyssen tekellerinin birleşmesi sonucu onbinlerce işçinin sokağa atılması ile kentten göç başladı. Şimdi Almanya’nın onuncu büyük şehri.

ESSEN ŞİMDİ DE HASTANELERİNİ KAYBEDİYOR
Bir zamanlar ülkenin dördüncü büyük kenti olan, 90’lı yıllardan itibaren işsizlik ve göçle birlikte nüfusu 583 bine düşen Essen’in kuzey kısmı, güneye göre, daha çok eski maden işçilerinin, yabancı kökenlilerin yaşadığı, yoksul insanların yaşadığı bir bölge. Altenessen’de kapatılan 132 yıllık Marienhospital’ın etrafında 200 bin civarında insan yaşıyor. Stoppenberg semtinde kapatılan St.Vincenz Hastahanesi’nin çevresinde ise 160 bin civarında insan yaşıyor. Şimdi bu insanlar hastaneye ulaşabilmek için, 5 ila 15 km yolu katederek kentin güneyine gitmek zorunda bırakıldılar. Ne için? Katolik sermaye grubu, Contilia tekelinin çıkarı için.

HALK İNİSİYATİFİNİN TALEPLERİ GÖRMEZDEN GELİNDİ
Cortilia grubunun hastaneleri kapatma planının açığa çıkmasından sonra, halkın tepkisi eyleme dönüşmüş ve kapatılma kararına karşı beş bin imza toplanmıştı.
Hastane çalışanları ve vatandaşların oluşturduğu inisiyatif, işi halk oylamasına götürmek istiyordu. Belediyenin hastaneleri almasını talep ediyordu. Bunun için hazırlanan konseptler belediye tarafından reddedilerek, prosedürün eksik olduğu, yasal olanakların buna el vermediği öne sürülüyordu. Belediye seçimlerinde siyasi partiler, hastanelerin kapatılmayacağını vaat etseler de seçimlerden sonra hemen hemen tümü bu vaatlerini unuttu.

Foto: Yeni Hayat

İMZA KAMPANYASI
“Klinik-Begehrens im Essener Norden” adıyla kurulan inisiyatif, yaklaşık dokuz aydır, hastanenin kamulaştırılarak yeniden açılması için referandum talebiyle bir imza kampanyası başlattı. Referandum için 14 bin imza gerekli. Yaklaşık 9 aydır, Essen’in önemli semtlerinde stand açıp, imzalar toplandı. Onlarca gösteri yapıldı. Üstelik pandemi döneminde, kısıtlamalara rağmen bunlar yapıldı. Bu dönemin önemli özelliklerinden biri, insanlarla yüz yüze konuşmanın ve elden bildiri dağıtmanın zorluğuydu. Bulaşı nedeniyle insanlar imtina ediyorlardı. Buna rağmen, 9 ay içinde, 19 bin 925 imza toplandı.
DİDF/Essen baştan beri inisiyatifin bir bileşeni olarak çalışmaya katıldı. Hem yapılan ortak eylemlerde, standlarda, çalışmalarda görevini yerine getirdi, hem de Huttrop semtinde olduğu gibi DİDF olarak ayrı standlar açarak, imza topladı, bilgilendirme çalışması yürüttü.
Geçtiğimiz 21 Şubat günü, iniyasitif temsilcileri Jutta Markowski, Petra Bäumler-Schlackmann ve Hans Peter Leymann-Kurtz topladıkları 19 bin 925 imzayı Essen Belediye Başkanı Thomas Kufen’e verdiler. Kamu hastanelerinin açılması için bir zorlu viraj daha dönüldü. Önümüzdeki dönemde hangi engeller çıkarılır ve aşılması için nasıl bir mücadele yürütülür, hep birlikte göreceğiz.


Contilia Grubu hakkında

Essen’deki iki hastaneyi “az kar ediyor” diye kapatan Katolik kilisesiyle ilişkili bağlı vakıfların kurduğu bir şirket olan Contilia, dördü Essen’de olmak üzere toplam 9 hastane işletiyor ve özellikle kalp damar hastalıkları alanında öne çıkıyor.
Elisabeth-Krankenhaus Essen -Huttrop, Philippusstift Essen-Borbeck, St. Josef-Krankenhaus Essen-Kupferdreh, St. Vincenz-Krankenhaus Essen ve St. Marien-Hospital Mülheim, bu hastahanelerden bazıları. Bu hastanelerden Elisabeth Krankenhaus, 500 yatak kapasiteli ve Essen’nin en eski hastanesi. 175 yıllık hastane, 2006 yılında Contilia Grubu satın almış.
Contilia Grubu, 2006 yılında kurulan ortak bir şirket. Şirketin %66 hissesi St. Elisabeth-Stiftung Essen(St. Elisabeth Vakfı Essen)’ne, %33’ü der Stiftung St. Marien-Hospital zu Mülheim an der Ruhr’a, %1’i ise dem Caritas-Trägerwerk im Bistum Essen e.V‘ya ait. Sağlık sektöründe faaliyet yürüten bu vakıfların hepsi, Katolik. Grubun 9 hastahane, 14 yaşlılar yurdu, 3 günlük bakımevi, 2 acil servis, 3 güvenlik/koruma şirketi, 4 Rehabilitasyon merkezi, 4 tanı merkezi, 1 laboratuvar, 2 gençlik ve aile merkezi ve 8 lojmanı bulunuyor. Bu şirketlerin bünyesinde, 704’ü doktor olmak üzere toplam 7 bin 200 kişi çalışıyor. Şirketin yıllık cirosu, 530 milyon euro.