AB Zirvesi’nde Ukrayna-Rusya bölünmesi

Fransa’nın başkenti Paris’teki Versay Sarayı’nda yapılan Avrupa Birliği (AB) Zirvesi’nde Ukrayna ve Rusya’ya yönelik nasıl bir politikanın izlenmesi gerektiği ele alındı. Hem Ukrayna’nın AB’ye yaptığı üyelik başvurusu hem de Rusya’dan doğal gaz ve petrol alınmaması konusunda yapılan tartışmalar, AB içinde çelişkilerin varlığını bir kez daha gösterdi. Özellikle Letonya ve Slovenya’nın başını çektiği Baltık ülkeleri Ukrayna’nın AB’ye alınmasını savunurken, Rusya’dan doğal gaz ve petrol ihracatının durdurulmasını talep ettiler. Almanya, Hollanda ve Avusturya’nın içinde olduğu Batı Avrupa ülkeleri ise bu talepleri reddetti.

UKRAYNA’YA ÜYELİK İÇİN AYRICALIK YOK

Zirvenin sonuç bildirisinde Ukrayna’nın AB’ye yaptığı üyelik başvurusu selamlanırken, başvurunun hızlandırılması için özel bir statünün verilmeyeceğinin mesajı açık olarak dile getirildi. Özellikle Hollanda, Ukrayna’nın hemen alınmasına karşı çıktı. Luxemburg Başbakanı Xavier Bettel ise “kurallar fetişizminin” olmaması gerektiğini ifade ederken, AB’ye üyelik kriterlerinin belli olduğunu söyledi. Almanya ve Avusturya da erken üyeliğe kapıyı kapattılar. Bu nedenle sonuç bildirisinde Ukrayna’nın üyelik başvurusuna olumlu yanıt verilmedi. Sadece “Ukrayna Avrupa ailesine aittir” tanımlaması kullanıldı.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, zirve öncesinde liderlere ülkesinin üyeliği için ayrıcalık tanınarak, hızlandırılmış bir sürecin olması gerektiği çağrısında bulunmuştu.

RUSYA’DAN DOĞAL GAZ VE PETROL ALIMI SÜRECEK

Zirvede bir diğer önemli tartışma ise Rusya’ya yönelik yaptırımların arttırılması talebi oldu. 2020 verilerine göre ihtiyaç duyduğu doğal gazın yüzde 93’ünü Rusya’dan karşılayan Letonya, AB ülkelerinin Rusya’dan doğal gaz ve petrol almayı durdurmasını önerdi. Gerekçe olarak da AB’nin doğal gaz ve petrol için Rusya’ya verdiği para ile savaşın finanse edilmesini gösterdi. Yapılan değişik tahminlere göre AB ülkeleri doğal gaz için günde 380 milyon avro, petrol için ise 362 milyon avroluk bir ödeme yapıyor.

Polonya, Litvanya ve diğer bazı Doğu Avrupa ülkeleri de Letonya’nın bu önerisini destekledi. Bu konuda zirvede en çok baskı altına olan ülkeler arasında yer alan Almanya, Avusturya ve Macaristan ise öneriye karşı çıktı. Gerekçe olarak da ihtiyaç duyulan enerjinin bugünkü koşullarda başka ülkelerden karşılamanın mümkün olmamasını gösterdiler.

Zirvede AB’nin enerji kaynakları bakımından Rusya’ya bağımlı olmaktan çıkması üzerinde de görüş alışverişinde bulundu. Özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmesi hedefleniyor. Bunun için AB’nin destek planları hazırlaması öngörülüyor.

EKONOMİK DESTEK DEVAM EDECEK

Öte yandan AB, Ukrayna’yı ekonomik ve silah olarak desteklemeye devam edecek. AB Dışişleri Yüksek Komiseri Josep Borrell, 500 milyon avroluk bir ek yardımın yapılmasını önerdi. AB, şubat sonunda Ukrayna’da 500 milyon avroluk bir paketi karar alına almıştı.

Ukrayna’ya AB üyeliği için kapıyı açmayan AB, savaşın durması için hem Ukrayna hem de Rusya üzerinde baskı kurma yerine, adeta ateşe benzinle gitmeyi tercih etti. Bu nedenle açıktan ya da gizli olarak silah yardımına devam edecek. Bunu yapan ülkelerin başında ise Almanya geliyor. Hükümet daha önce 2 bin 700 tanksavar ve 500 stinger füzesi göndermeye karar vermişti.

NEONAZİLER UKRAYNA’YA GİDİYOR

Yine birçok AB ülkesinden ırkçı-faşist örgütler Ukrayna’da savaşmak üzere kadro gönderiyor. Özellikle Baltık ülkeleri ve Polonya’nın bu konuda yoğun çaba harcadığı belirtiliyor. Almanya’dan da en az bin kadar Neonazinin savaşmak için Ukrayna’ya gittiği basında yer aldı.

Hinterlasse jetzt einen Kommentar

Kommentar verfassen

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre mehr darüber, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.

%d Bloggern gefällt das: