‚Getir’iyor ama işçiden de götürüyorlar!

Pandemiyle birlikte yemek ve market ürünleri kargoculuğu adeta patlama yaşıyor. Gorillas ve Getir gibi şirketler Almanya’da da hızla pazar payını büyütürken olan sektörde çalışan işçilere oluyor. Düşük ücretler, güvencesiz ve kötü çalışma koşulları, sendikal hakların çiğnenmesi işçilerin üzerindeki baskı ve sömürüyü daha da katmerli hale getiriyor.

Berlin, Hamburg, Münih, Köln gibi birçok kentin caddelerinde hızla sipariş yetiştirmeye çalışan bisikletli ve motorlu kargo işçileri artık günlük hayatın bir parçası oldu. Cep telefonunuza bir dokunuşla kapınıza gelen ürün yelpazesi de pizza ve hamburgerle sınırlı değil, marketten alacağınız tüm ürünleri 15-20 dakikada evinizde teslim alabiliyorsunuz artık. Müşteriler için büyük kolaylık, bu alana yatırım yapan işverenler için de hızla büyüyen tatlı bir kazanç kapısı! Ama bu mutluluk zinciri, işçilerin haklarına gelince kopuveriyor.

GETİR’DE NELER OLUYOR?

Türkiye’de 2015 yılından beri faaliyette bulunan ve birçok uluslararası yatırımcının sermaye aktarımıyla sektörde hızla büyüyen market ürünleri dağıtımcısı ‚Getir‘ firması geçtiğimiz yıllarda Fransa, Hollanda gibi Avrupa ülkelerinde de boy göstermeye başladı. Geçen yılın sonundan itibaren de Almanya’ya gelen firma, Gorillas gibi sektörün hızla büyüyen bir firması oldu.

Ciddi tanıtım kampanyaları ve promosyonlarla pazara giren firma 6 ay gibi kısa zaman içinde yüzlerce işçinin çalıştığı bir şirket haline geldi. Sadece Köln’de şimdilik 400’e yakın işçi çalıştıran şirketin bu ‚başarı öyküsü’nün arkasında ise işçi haklarına karşı sergilenen pervasızlık ve hukuksuzluk yatıyor.

Köln’de görüştüğümüz işçilerin, çalışma koşullarıyla ilgili anlattıkları hayli çarpıcı. İşçilerin tümü neredeyse genç ve göçmen kökenli. Almanca bilmeyen Hintli ve Türkiye kökenli çalışan sayısı dikkat çekici. Geçici sözleşmeyle çalıştırılan işçiler şu an ‚Probezeit’ta oldukları için işlerinden olmamak adına yapılan tüm hukuksuzluklara boyun eğmek zorunda kalıyorlar. Sipariş hazırlayan elemanların saat ücreti 10,50 euro. Bisiklet sürücülerinin 12, motor sürücülerininki ise 13 euro görünüyor. ‚Görünüyor‘ çünkü işçiler maaşlarını düzensiz ve eksik aldıklarını söylüyorlar. Haftada ortalama 45 saat çalıştırılan işçilerin fazla mesailerin ödenmemesi ise normalleştirilmiş durumda!

İşçilerin aktardığı bir diğer sorun da, iş kıyafetlerinin ortak kullanılması. Her işçinin kendine ait iş elbisesi yok, her vardiya değişiminde işçiler, önceki vardiyada arkadaşlarının kullandığı elbiseleri giyiyorlar.

İŞÇİLER ‚ARTIK YETER‘ DİYOR

Kötü çalışma koşulları, ödenmeyen ücretler karşısında ‚artık beklemeye gücümüz kalmadı, umutlarımız tükendi‘ diyen işçiler arasında huzursuzluk, tepki ve hak arayışını da beraberinde getiriyor. İşçilerin işyeri temsilciliği kurarak haklarını savunmak istemesi üzerine, firma yönetimi iş yasalarını ihlal ederek kendi menajerlerinden oluşan bir ‚işçi temsilciliği‘ kurma yoluna gidiyor. Nisan ayında Berlin’de yapılan bir toplantıda yasal prosedürlerle uyulmaksızın ve firma yöneticilerinin baskısı altında yapılan seçimle tüm Almanya şubelerini kapsayan bir genel işyeri temsilciliği kuruluyor. Bu arada işçi temsilciliği kurmak üzere başvuru yapan işçilere de çıkış veriliyor. İşverenin temsilcilik oyunu ve haksız çıkışlara karşı hukuksal girişimler başlamış ve Getir işçilerini zorlu bir hak alma süreci bekliyor. Ver.di ve NGG gibi sendikaların alanına giren sektörde henüz sendikal örgütlenme oluşmadığı için işçiler şimdilik mahkemelere umut bağlamış durumdalar. (YH/Foto: Yeni Hayat)