Kadınların başlattığı bir inisiyatif:  #YoksullukÇekiyorum

Almanya’da twitterde başlatılan bir inisiyatif kadın yoksulluğu konusunu bir kez daha gündeme taşıdı. “#YoksullukÇekiyorum” adlı inisiyatif çerçevesinde yoksullar içinde bulundukları durumu anlatıp „IchBinArmutsbetroffen/YoksullukÇekiyorum” mesajları yayınlamaya başladılar.

İnisiyatif twitter’de çocuklarını tek başına yetiştiren „bekar“ bir anne tarafından başlatıldı. Anni W., Aşağı Ren yakınlarında yaşayan 39 yaşında iki çocuk annesi bir kadın. Almanya’da Hartz 4 olarak bilinen sosyal yardımla yaşıyor ve amacının yoksulları görünür hale getirmek, sadece istatistiklerde veya sosyal dairelerdeki sayılar olmaktan çıkarmak olduğunu söylüyor.

Mayıs ayı ortasında @Finkulasa twitter profiliyle #IchBinArmutsbetroffen/YoksullukÇekiyorum etiketiyle kendi gibi olanları durumlarını açıklamaya ve hashtaga katkı sunmaya çağırdı. „İster Hartz4, ister mini iş, ister düşük emeklilik maaşı nedeniyle yoksulluk çekenler bana katılın. Sayı olmaktan çıkalım, biz yoksulluk çeken insanlarız!“ dedi. Başlangıçta inisiyatifinin bu kadar ilgi göreceğini düşünmüyordu. Kimi kendi durumunu anlatan, kimi dayanışmasını gösteren tweetler attı. Anni W. sağlık nedeniyle çalışamıyor, bu nedenle sosyal yardım alıyor. Böyle bir inisiyatif fikrinin, Whatsapp’ta bir kaç arkadaşıyla yazışırken aklına geldiğini söylüyor. Gazetelerde sürekli yoksulluğun kişinin beceriksizliğinden, tembelliğinden, iş beğenmemesinden ortaya çıktığının yazıldığı, sosyal yardımla yaşayanların ise paralarını içki ve sigaraya yatırdıkları için yoksulluk çektikleri suçlamasıyla karşı karşıya olduğu ifadelerine öfkelenerek, „durumunu anlatmak“, başkalarının da anlatmasını sağlamak için bu adımı atmış.

YOKSULLAR DEĞİL DEVLET UTANSIN

Bir kişinin yoksul olduğunu kabul etmesinin, utanmadan; „yoksulum, bunun değişik nedenleri var ancak esas yoksul olan; bu kadar zenginliğin arasında bizleri, toplumsal, bireysel veya sağlık sorunu nedeniyle yoksulluğa mahkum eden politikacılardır.“ demesinin çok zor olduğunu belirtiyor. Burada yoksulluk sadece fakir olmak anlamında kullanılmıyor, yoksulluğun kaderin cilvesi gibi başınıza gelen bir bela olduğu kabul ediliyor. Yoksulluğun toplumun alt sınıflarındaki herkesin, özellikle de kadınların, başına gelebilecek bir şey olduğu örneklerle ortaya konuluyor. İster çocuklarını yalnız başına yetiştiren, ister mini işten mini işe koşan ama yetiştiremeyen, ister düşük emekli maaşı alan kadın yoksulluk çekiyor. Anni W.’ye göre bunların dermanı birlik olmaları ve baskı oluşturmaları.

YOKSULLUK EGEMENLERİN İŞİNE YARIYOR

Yoksulluk araştırmacısı Profesör Christoph Butterwegge, Almanya’da yoksulluğun egemenler tarafından bilinçli oluşturulduğunu, alt tabaka ve sınıfların bile “tembel, müsrif, iş beğenmez” diye birbirine düşürülmeye çalışıldığını söylüyor.

Butterwegge’ye göre hükümetin asgari ücreti 12 euroya çıkarması yoksulluğa çare değil. Artan enflasyon bu parayı çoktan yedi bitirdi. İstihdam politikasıyla özellikle kadınlar çalışırken de, çalışamazken de, emeklilikte de yoksulluğa mahkum edildiler. Yoksulluğu yok etmek için talep edilen önlemleri para olmadığı gerekçesiyle reddedenler, tekelleri kurtamak veya şimdilerde olduğu gibi askeri gücü artırmak için anında milyarları bulabiliyorlar.

EĞİTİM VE SAĞLIĞA PARA AYRILSIN

“IchBinArmutsbetroffen” inisiyatifine katılanlar da bütçenin halkın ihtiyaçları doğrultusunda düzenlenmesini talep ediyorlar. Hartz 4’le verilen temel güvenlik parasının artırılması, çocuklara okullarda bir öğün sıcak yemek, okul masraflarının karşılanması, yüzme havuzu ve diğer boş zaman değerlendirme olanaklarının ücretsiz olması yanında, sağlık ve eğitim alanına daha fazla para ayrılması, hijyen ve gıda ürünlerinden katma değer vergisinin kaldırılması, regl materyallerinin ücretsiz hale getirilmesi de talepler arasında yer alıyor. İnisiyatif kendini twitterle sınırlamıyor. Değişik şehirlerde sokak eylemleri yapılmaya başlandı bile… (YH)

Kadınlar hijyen ürünleri satın almada zorlanıyor

Almanya’da neredeyse her dört kadından biri, regl döneminde hijyen ürünleri satın almakta maddi zorluk çekiyor. Hamburg merkezli çocuk hakları örgütü Plan International Germany tarafından yapılan temsili bir anketin sonuçlarından biri bu.

28 Mayıs’taki dünya sağlıklı adet dönemi gününde yayımlanan “Menstrüasyon odakta. Almanya’da ve dünya çapında kız çocukların ve kadınların deneyimleri” adlı rapor, Almanya’da menstrüasyonun nasıl ele alındığına dair ilk kapsamlı bilgileri sağlıyor.

Ülke çapında yapılan ankete yaşları 16 ile 45 arasında değişen 1000 kadın – ama aynı zamanda toplumu ilgilendiren bir konu olduğu için 1000 erkek – katıldı. Her iki kadından biri, tampon ve pedlerin daha ucuz olmasından yana tavır belirtti. Bu oran 16-25 yaş arasındakiler için daha da yüksekti. Ayrıca her on kadından biri, parasızlıktan ped, tampon veya iç çamaşırı değiştirmeyi ertelediğini ve bu nedenle (bilerek) toksik şok sendromu veya enfeksiyon gibi ciddi sağlık sorunları yaşama riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Plan International Germany’nin yönetim sözcüsü Kathrin Hartkopf, Sözde ‚adet dönemi yoksulluğu‘ Almanya’da da bir gerçek açıklamasında bulundu. Kuruluşa göre adet sağlığı için harcama aralığı, hangi maliyetlerin dikkate alındığına bağlı olarak ayda beş ila 35 euro arasında değişiyor. Almanya’da Ocak 2020’de KDV’nin düşürülmesinden sonra (yüzde 19’dan yüzde yediye) adet dönemi ürünlerinin maliyetleri düşmüş olsa da, özellikle nüfusun mali açıdan zayıf kesimleri için harcamalar yüksek olmaya devam ediyor. (YH)