Rusya-Ukrayna savaşında son durum

Harita: ISW

YÜCEL ÖZDEMİR

Önümüzdeki hafta Rusya-Ukrayna savaşının altıncı ayı dolacak. Yakın tarihte dünyanın dört bir yanında işçi sınıfı ve emekçilerin yaşamını önemli derecede etkileyen bu savaş, öyle anlaşılıyor ki, daha uzun sürecek, yeni altı aylar devirecek. Çünkü, NATO şemsiyesinde birleşen Batılı emperyalist devletler “Ukrayna’nın kaybetmemesi, Rusya’nın kazanmaması” üzerine kurdukları stratejisinin hayat bulması için her gün yeni bir hamle yapıyor. Müzakere ve barış gündemlerinde yok.

Görünen ise Rusya’nın Ukrayna’nın Güneydoğu’sunda Harkiv’den Herson’a uzanan bölgeyi gerilmiş bir yay gibi kontrol altına aldığı. Merkezi ABD’de bulunan Institute for the Study of War (Savaş Araştırmaları Enstitüsü-ISW) tarafından günlük olarak yayımlanan haritalarda Rus ordusunun her gün az da olsa toprak kazanarak ilerlediği görülebiliyor. Bu nedenle altı aylık bilançonun özeti Ukrayna’nın toprak kaybettiği, Rusya’nın yeni topraklar kazanarak mevziler elde ettiği.

Pazartesi günü Süddeutsche Zeitung’da yer alan “Rus topçuları sustuğunda” başlıklı geniş haber-analizde, Rusya’nın yavaş ilerlemesi “başarısızlık” olarak yorumlandı. Temmuz ayındaki NASA’nın uydu görüntülerindeki de buna kanıt olarak gösterildi.

Bu değerlendirmelerin yapıldığı bir dönemde Rusya’nın Zaporijya nükleer santralini ele geçirmesi, havadan ve karadan güvenliğini kontrol altına alması dikkate değer. Dün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde de ele alınan Zaporijya nükleer santrali, toplam altı tribünden oluşuyor ve Avrupa’nın en fazla elektrik üreten santrali olma özelliğini taşıyor. Bu nedenle Rusya’nın kontrolüne geçmesi, Ukrayna açısında telafisi zor kayıplar arasında. Diğer taraftan güneydeki liman kenti Odessa’ya yönelik hamlelerine devam eden Rusya, yakın dönemde Ukrayna’nın Karadeniz ile bağlantısını kesmeyi hedefliyor.

Rusya’nın hamleleri karşısında adeta çaresiz kalan Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ise moral depolamak için sürekli savaşı kazanacağını ileri sürüyor. En son Kırım’da meydana gelen ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan patlamanın ardından, Kırım’ın geri alınmasının yakın olduğunu söyledi.

ISW’nin haritalarında Ukrayna’nın daha önce kaybedip de sonradan kazandığı toprak parçalarının çok az olduğu net olarak görülebiliyor. Bu nedenle, Batı’nın bütün desteğine rağmen Ukrayna’nın askeri olarak kaybedilen bölgeleri alması pek gerçekçi değil.

Bu arada ABD en son mayın temizliği için 89 milyon dolarlık bir mali yardım paketini daha karar altına aldı. Keza geçen hafta Soçi’de Putin ile el sıkışarak ekonomik ilişkileri derinleştirme kararı alan Erdoğan, Ukrayna’ya 50 adet askeri nakliye aracı Kirpi sattı. Ukrayna kaynakları, Türkiye’nin 150 adet Kirpi daha satmayı taahhüt ettiğini ileri sürüyor. Türkiye daha önce Ukrayna’ya silahlı insansız hava araçları da satmış ve bunların bir kısmı Rusya tarafından düşürülmüştü. Savaş uzadıkça, savaştan beslenen Türk sermayesinin iştahı da kabarıyor. Gelişmelere bağlı olarak NATO, Türkiye’den Ukrayna’ya daha fazla askeri yardım yapması talebinde bulunabilir.

Ukrayna’ya her türlü desteği veren AB ise enerji kriziyle karşı karşıya. Bir çözüm bulunamadığı takdirde Avrupa bu kışı soğukta geçirecek. Doğal gaz ve petrolden sonra dünden itibaren Rusya’dan kömür ithali de durduruldu. Rus ekonomisini zayıflatma adına AB tarafında son altı ay içinde atılan adımlar Rusya’dan çok Avrupa ekonomisini etkiledi. Enflasyon, hayat pahalılığı ve fahiş enerji fiyatları aldı başını gidiyor. Bu nedenle emekçi sınıfların durumu her geçen gün daha da kötüleşiyor.

Son günlerde savaşla ilgili en gerçekçi değerlendirmeyi ise kısa bir süre önce Zelenskiy tarafından atanan Ukrayna Genelkurmay Başkanı Andrij Yermak yaptı. Interfax’ta yer alan habere göre Yermak şunları söylüyor: “Rus ordusu alt yapı tesislerini vurmaya başladı. Bu nedenle savaşı sonbahara kadar bitirmek için elimizden geleni yapmalıyız. Savaş uzadıkça Rus ordusunu işgal ettiği topraklardan çıkarmak zor olacak.”

Görünen o ki, savaşın uzaması durumunda Rusya ve Putin’in güç kaybedeceğini öngören Batılı emperyalist devletlerin hesabı tutmayacak. Şimdi, savaş uzadıkça Zelenskiy’nin güç kaybetme olasılığı çok daha fazla. Savaşın bir an önce durması, silahların susması, Rusya’nın Ukrayna topraklarından çekilmesi, Ukrayna’nın NATO üyesi olmadan bağımsız bir ülke olarak kalması ve bütün yabancı güçlerin Ukrayna’dan çekilmesi ise konuşulmuyor. Halbuki, 1 Eylül’e yaklaştığımız şu günlerde savaşın durması başlıca talep olmalı. Buna sadece Ukrayna ve Rusya’nın değil, bütün ülkelerdeki emekçilerin ihtiyacı var.