‘Rheinmetall entwaffen!’

Foto: Yüksel Dalyan / Kassel

30 Ağustos – 4 Eylül tarihlerinde Almanya’nın değişik şehirlerinden yaklaşık 500 kişinin katılımıyla Kassel’de bir kamp ve eylem günleri düzenlendi. “Rheinmetall entwaffen” (Rheinmetall’ı silahsızlandırın) inisiyatifi tarafından düzenlenen kampı boyunca onlarca eylem düzenlendi, polis birçok göstericiyi gözaltına aldı, eylemlerde göz yaşartıcı gaz ve zor kullanıldı.

Yüksel Dalyan / Kassel

30 Ağustos – 4 Eylül tarihlerinde Almanya’nın değişik şehirlerinden yaklaşık 500 kişinin katılımıyla Kassel’de bir kamp ve eylem günleri düzenlendi. “Rheinmetall entwaffen” (Rheinmetall’ı silahsızlandırın) inisiyatifi tarafından düzenlenen kampı boyunca onlarca eylem düzenlendi, polis birçok göstericiyi gözaltına aldı, eylemlerde göz yaşartıcı gaz ve zor kullanıldı. Aralarında polislerin de olduğu çok kişi yaralandı.

Dünyaca ünlü Documenta sanat sergisi nedeniyle ziyaretçi akınına uğrayan Kassel’de 1 Eylül barış eylemleri sonrası 2 Eylül sabah saatlerinden itibaren helikopter destekli yüzlerce polis Almanya’nın en büyük silah tekeli Rheinmetall’in silah ve tank üretimi yaptığı fabrikasını ablukaya almıştı. Anti-militarist gruplar fabrikanın kapısına dayanmış ve bu ölüm kusan fabrikayı protesto ediyorlardı.

Aynı saatlerde Rheinmetall silah tekelinin rakiplerinden Krauss-Maffei Wegmann adlı silah tekelinin fabrikasının önünde de sabah saatlerinde ve yoğun güvenlik önlemleri altınmış, protestocuların “Silah satışları durdurulsun” döviz ve sloganlarıyla fabrikanın girişi bloke edilmişti. Bir sğre sonra burada da coplar ve biber gazları devreye sokuldu. Kitle zor ve şiddet kullanılarak polis tarafından dağıtıdı. Yaralananlar oldu. Buna öfke duyan bin 500 eylemcir ardından yolu kapatarak şehire doğru yürüdü.

100 MİLYAR EUROLUK SİLAHLANMA FONUNA HAYIR

Bir gün sonra 3 Eylül’de bu kez Hauptbahnhoftan başlayan ve bine yakın göstericinin katıldığı kent merkezine doğru yürüyüş de olaylı bitti. Yürüyüş sonunda polisin bir grubun etrafını sarıp aralarından bazılarını almak istemesi sonucu coplar kullanıldı yaralananlar oldu.

“100 milyar euroluk silahlanma programına hayır”, “Bu para silahlanma için değil, insanlar için kullanılsın”, “Militaristleştirme dayanışma değildir”, “Savaştan beslenenlerin musluklarını keselim”, “Silahlanma yerine sosyal güvenliğe bütçe”, “Savaşa ve ataerkilliğe karşı birlikte mücadele”; “Bize dayatılan günlük savaşla barışmaya hayır”… Yürüyüş sırasında ve daha sonra ziyaret ettiğimiz kampta gördüğümüz dövizlerden bazılarıydı.

Yeni Hayat’a konuşan “Rheinmetall entwaffen” inisiyatifinin bir sözcü şunları söyledi: “2018’de Alman Leopard 2 tanklarının Afrin’de görülmesiyle başlayan bu anti-militarist oluşumun katılımcılarından bir çoğu Rojava’yı yakından tanıyor. Türkiye’nin Suriye ve özellikle de Rojava’ya karşı saldırılarını da takip ediyoruz” diyor.

Mevcut “Ampül” (SPD, Yeşiller ve FDP) koalisyonunun savaş çığırtkanlığına sessiz kalınmaması gerektiğini belirten sözcü, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Putin’in Ukrayna’ya saldırısını bahane ederek, savaş karşıtlarını Putin yanlısı gibi göstermeye çalışıyorlar. Alman ordusununu bir vurucu güç haline getirmeye ve dünyanın her tarafına silah satmaya devam ediyorlar. Silah tekellerinin merkezlerinde şampanyalar patlatılıyor, tekellerin hisse senetleri tavan yapıyor. Erkekler savaşan kahramanlar, kadınlar ise korunması gereken zavallılar olarak gösteriliyor. Özellikle Ukrayna bunu devlet doktrini haline getirmiş durumda. Burada da okullarda çocuklar bu doğrultuda yönlendiriliyorlar.

Almanya’nın savaş bütçesi 2014’te 32,4 milyar iken 2021 de 46,9 milyar euroya çıkarıldı. Şimdi de biliyorsunuz 100 milyar euro ek bütçe ayrıldı. Savaş bahanesiyle iklim planları iptal olurken, atom ve kömür santralleri vs hepsi yeniden güncel oldular. Biz sadece Almanya’dan değiliz, dünyanın birçok yerinde yoldaşlarımız var ve birlikte mücadele ediyoruz” diyor.

KAMP GÜNLERİ BİTTİ MÜCADELE SÜRÜYOR

Kampın son günü yapılan plenumdaki değerlendirmede ‚150-300 arasında katılımcı beklendiği, ancak 500 kişinin geldiği belirtilerek‚ “Biz savaşları, yıkımları krizleri beraberinde getiren küresel kapitalist sistemden çıkmak istiyoruz‘ denildi. Büyük bir disiplin içinde tek tek çalışma gruplarının, tercüme gruplarının değerlendirmeleri ve önerileri dinlendi. Onlarca çadıra, her meslek ve yaş grubundan, değişik milliyetlerden yüzlerce anti-militarist tekrar buluşmak üzere ayrıldı. Kamp sonunda Rojavalıların yaptıkları yiyecekler yenilip, Kassel’in ünlü dinlenme ve piknik alanı Goethe Anlage temizlenerek veda edildi.

Daha fazla bilgi için: Rheinmetallentwaffnen.noblogs.org


Foto: Yüksel Dalyan /Kassel

Rheinmetall ve diğerleri

‚Rheinmetall-Borsig AG 2. Dünya savaşı sırasında en önemli silah ve cephane üreten firmalardan biriydi. Almanya‘nın imha savaşında ve milyonlarca insanın köleleştirilmesinden kâr edenlerdendi.

Onbinlerce insan onların fabrıkalarında insanlık dışı kosullarda zorla çalıştırdılar.

İki dünya savaşı da Rheinmetall için çok kazançlıydı…

Unterlüss‘teki cephane fabrikasında 1944 yılında değişik uluslardan yabancı işçiler ve savaş tutsaklarının köle gibi çalıştırıldığı Rheınmetall‘in çalışma kampları vardı. Yahudi kadınları ve kızları daha çok Rheinmetall Borsig‘in Unterlüss‘teki cephane fabrikasında çalıştırılıyordu. Kadınlar ve kızlar 12 saat süren vardiyalarda, yetersiz beslenme kötü koşullarda çalıştırılıp, askerler tarafından da kötü muamele görüyorlardı.

Cephane fabrikasında kadınlar mermileri dolduruyorlardı. Zehirli, kimyasal maddeler sağlıklarını ayrıca tehlikeye atıyordu.

Unterlüss‘te 1939 ile 1950 arasında yaklaşık 5000 kişin yaşadığı toplam 21 kamp vardı. Bunların arasında Hitler faşizminin polis örgütü Gestapo’ya ait bir eğitim kampı, KZ Bergen-Belsen‘e ait bir kamp, savaş tutsakları kampı ve Rheinmetall-Borsing için çalışmak zorunda olan annelerin bebekleri ve çocukları için kamp vardı.

Günümüzde Rheinmetall‘in hiçbir fabriasının görünür bir yerinde toplama kampı tutsakları ve zorla çalıştırılan işçiler için bir anma yazısı yoktur.

Kaynak: ww.weg-der-erinnerung.solikom.de


Anımsamak demek, birşeyler yapmak demektir! Auschwitz bir daha olmasın diye!

2020 yılında kaybettiğimiz Esther Bejarano, 7 Eylül 2019’da Kassel’de aynı isimle yapılan kampa şu konuşmayı yapmıştı: “Savaş politikasına ve silah üretimine son verilmesini istiyorsunuz. Siz silah üretimini bloke edip, barışçıl ve adil bir dünya için yürüyorsunuz. Biliyorsunuz, ben Auschwitz ve Ravensbrück toplama kamplarından (KZ) ve 1945 ölüm yürüyüşünden sağ kalanlardanım. Siemens tekelinde diğer birçoklarıyla ağır işlerde zorla çalıştırıldım. Benim kuşağımın yaşadıklarının unutulmasından daha kötü bir şey olabileceğini düşünemiyorum bile. Eğer öyle olursa faşizm ve savaşın kurbanları, bizim yaşadıklarımızın hepsi boşuna olmuş olur. Ama siz buradasınız. Biz size güveniyoruz. Ben size güveniyorum, sevgili kadın ve erkek arkadaslarım. Daha iyi bir dünya mümkündür!‘