Havaalanı yükleme işçisi anlatıyor: İşimiz ağır, ücretimiz düşük

Ben Düsseldorf Havaalanı’nda uçaklara bavul yükleme ve boşaltma işi yapan Acciona firmasında çalışıyorum. Pandemi döneminde özellikle süreli sözleşmesi olan ve kiralık firmalardan gelen işçiler işten çıkarıldı ve bizleri de kısa çalışmaya gönderdiler. Bu nedenle bazı arkadaşlar geçinebilmek için yedek iş bulmak zorunda kaldı. Pandeminin ardından bu yıl işler açılınca, firma zamanında işçi alımını başlatmadığı için ciddi bir personel sıkıntısı baş gösterdi. Firmanın önerdiği saat ücreti çok düşük olduğu için iş başvurularına ciddi bir ilgisizlik görüldü; çünkü kimse bu kadar ağır işi bu kadar ucuza yapmak istemiyor.

Bizim çalışma planımız üç gün sabahçı, üç gün öğlenci, üç gün izin şeklinde. Sabah vardiyasında saat 03.30’da işe başlanıp saat 13.00’de paydos ediliyor. Yani bilfiil 9,5 saat işyerinde olunuyor. Buna işe geliş gidişi de kattığımızda en az 12 saati buluyor.

Böyle ağır işte çalıştığın zaman, eve geldiğinde çoluk çocukla ilgilenecek takatin kalmıyor!

Bavul yükleme işinin karışık olması ve yoğun dikkat ve sorumluluk gerektirmesi de, çalışanlar üzerinde başka bir yük oluşturuyor. Check/In’den gelen bavullar karışık geliyor ve eğer bir arkadaşımız mesela Adana’ya giden uçağın bavullarını alması gerekiyorsa banttan sadece onu seçmek zorunda, yoksa bavullar karışıp başka yere gidebiliyor. Bu dönem çok az işçi ile çok fazla iş yapmak zorunda kalındığı için de yoğun bir baskı oluştu.

Örneğin Gaziantep’e giden Sun Expres uçağına bavulları yüklemek için en az 6 kişinin olması lazım

ki, o zaman rahat çalışabilelim; ama bu dönem biz üç kişi bu işi yapmak zorunda kaldık! Uçağın altında dizlerimizin üzerinde durarak 30 kg’a varan 300-350 bavulu kaldırmak, yüklemek kolay olmuyor; ve bunları sayarak yüklememiz lazım, rakamlar tutmadığı takdirde yeniden boşaltıp kontrol edip bir daha yüklememiz gerekiyor. Tabii bu şartlarda çalıştığımızdan dolayı çoğu arkadaşın bel ve benzeri sağlık sorunu var. Nitekim bu yıl rapor alan arkadaşlarımızın sayısı çoğaldı.

İşveren bunu önlemek için boş vardiyasının ilk gününde gelen işçiye ekstra 60 euro, ikinci gününde gelene 80 euro prim ödemeyi kabul ettiği halde, işçiler tarafından ilgi görmedi. Çünkü arkadaşlar daha çok dinlenmeyi tercih ettikleri için işveren bu uygulamadan vazgeçti. Şimdi de aylık 50 euro benzin parası (Tank Gutschein) veriyor.

Tabii Almanya’da bu şartlarda çalışacak yeterli işçi bulunamadığı için Polonya, İspanya, Romanya vb. ülkelerden işçi getirilmeye başlandı. Bunları da gündelikçi olarak kullanıyorlar. Çünkü güvenlik soruşturması uzun sürüyor ve bir işçiyi en fazla 12 gün çalıştırdıktan sonra yolluyorlar. Dışarıdan gelen işçilerin saat ücreti ise 11 euro. Bizim saat ücretimiz 14 euro. Pazar günleri yüzde 50, bayramda yüzde 100 olan fazla mesai ücretleri ise verilmiyor.

Temizlikte çalışan arkadaşların saat ücreti 13 euro ve bunların bir de kabin ücreti var; pazar günü yüzde 80 ödemesi de düşünülünce bizden daha iyi ücret almış oluyorlar. Güvenlikte çalışan arkadaşların ücretinden ise hiç bahsetmiyorum. Eskiden bu işleri tamamen havaalanı yapıyordu, ücretleri de iyiydi. Ne zaman ki özelleştirildi, ücretler de düşürüldü.

Verdi sendikasının üyesiyiz. Nasıl Verdi sendikası, havaalanında güvenlik çalışanları için büyük eylemler yaptı ve iyi saat ücreti kazandıysa, hamal gibi çalışan bizler de daha iyi ücret konusunda harekete geçmeliyiz.

Düsseldorf Havaalanı’ndan bir yükleme işçisi