Çocuk hakları için birlikte!

Bild von Gerd Altmann auf Pixabay

Savaşa ve silahlanmaya değil insana ve insanca yaşama, doğaya, barışa yatırım

PELİN ŞENER / KÖLN

Dünya Çocuklar Günü bu yıl „çocuk hakları için birlikte“ sloganıyla kutlanıyor. Çocukların en temel haklara ulaşımı, savaşın, pahalılığın, eşitsizliklerin eşlik ettiği dünyanın bu berbat gidişatı nedeniyle giderek daha güç. Dünyanın bir çok ülkesinde çocukların, beslenmeden barınmaya, eğitimden sağlığa dek gereksinimleri karşılanamaz halde.

PELİN ŞENER

Dünya çapında 452 milyon çocuk savaş bölgelerinde yaşıyor – yaralanıyor, askere alınıyor, öldürülüyor. Bu sayı 20 yıl öncesinin neredeyse iki katı. Şu anda yaklaşık 30 ülke veya bölgede savaşlar veya diğer silahlı çatışmalar devam ediyor. Ukrayna’nın yanı sıra Mali, Somali, Suriye, Yemen de bu ülkeler arasında yer alıyor. Yaklaşık 27 milyon çocuk çatışmalar nedeniyle okula gidemiyor. Buna ek olarak, dünya genelinde 18 yaşın altında yaklaşık 250.000 çocuk zorla silah altına alınmış.

Save the Children, çocukların yasal olarak çok sık unutulmasını eleştiriyor. Çocuklara karşı işlenen savaş suçları genellikle yeterince belgelenmiyor, kovuşturulmuyor ve cezalandırılmıyor.

Yine Save the Children Almanya’nın verilerine göre Somali’de 5 yaşın altındaki çocukların yarısından fazlası yani 1,8 milyon çocuk akut yetersiz beslenmeden etkileniyor, her 6 çocuktan 1’i en ölümcül form olan şiddetli akut yetersiz beslenmeden etkileniyor. .

Bölge, son 40 yılın en yıkıcı kuraklığının yanı sıra artan gıda fiyatları ve çatışmalardan etkileniyor. Somali’de 2011 yılında yaşanan son kıtlıkta yarısı çocuk olmak üzere 260.000 kişi hayatını kaybetmişti.

ALMANYA’DA DURUM

Almanya’da da çocuklar yoksulluk, eşitsizlik, şiddet ve haksızlıklardan etkileniyor. UNICEF Almanya çocuk haklarının Anayasa’ya dahil edilmesi, çocukların ve gençlerin durumuna ilişkin daha iyi veriler toplanması, kapsayıcı bir çocuk hakları stratejisi, çocukların ve gençlerin siyasi karar alma süreçlerine sistematik katılımının sağlanması ve çocuk yoksulluğuna karşı etkin bir mücadele ve mülteciler de dahil olmak üzere tüm çocuklar için katılım ve eğitim fırsatlarının güvence altına alınmasını talep ediyor.

İSTŞSMAR ARTIYOR

Suç istatistiklerine göre, Almanya’da çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları 2021 yılında yüzde 6,3 artarak 15.500’ün üzerine çıktı. Öte yandan polis istismar olarak tanımlanabilecek olaylarda yüzde 108,8’lik bir artış kaydederek 39.000 vakaya ulaştı. Federal Kriminal Dairesi’ne göre bu artış daha fazla ihbardan da kaynaklanıyor, ancak bildirilmeyen vakaların sayısı halen çok daha fazla. 2021 yılında toplam 145 çocuk şiddet sonucu yaşamını yitirdi. Bunların 118’i altı yaşından küçüktü.

YOKSULLUK ÇOCUKLARI DA ETKİLİYOR

Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Almanya’da her 5 çocuktan biri yoksul.

Federal hükümetin rakamlarına göre, Almanya’da yoksul veya yoksulluk riski altındaki çocukların sayısı son birkaç yılda önemli ölçüde arttı. Augsburger Allgemeine gazetesinin haberine göre, yoksulluk riski altında bulunanların oranı geçen yıl yüzde 20,8 ile son yılların en yüksek seviyesine ulaştı.

Federal Çalışma Bakanlığı’nın Sol Parti’nin bir sorusuna verdiği yanıttan elde edilen bu rakam, 2015 yılından bu yana yapılan mikro nüfus sayımı değerlendirmelerinde ölçülen en yüksek değer. O dönemde çocuklar ve gençler için bu oran yüzde 19,7 iken 2020’de yüzde 20,4 oldu.

Federal İstatistik Dairesi’ne göre Almanya’da toplam 13 milyon kişi yoksulluk riski altında. Bu da nüfusun yüzde 15,8’ine tekabül ediyor. AB tanımına göre, bir kişi toplam nüfusun ortalama gelirinin yüzde 60’ından daha azına sahipse yoksulluk riski altında kabul ediliyor.

Pandemi ve evde eğitimle geçen iki yılın ardından, sosyal açıdan dezavantajlı ailelerden gelen çocuklar zaten geride bırakılmıştı. Şimdi yükselen enerji fiyatları ve enflasyon çocukları da vuracak. Bu yıl pek çok çocuk için zor bir kış olacak.

Almanya’da da zaten her gün sıcak bir öğün bulamayan çocuklar için durum daha da zor olacak. Çocuk yardımında 18 euroluk bir artış yeterli değil. Devlet, eğitime ve serbest zaman, kültürel, sosyal ve sportif aktivitelere katılımı sağlamak için daha fazla olanak sunmalı ve bu hızlı ve bürokratik olmayan bir şekilde yapılmalıdır. Hayat pahalılığı ve enflasyona karşı ücretlerin artırılması, zamların durdurulması, silahlanma yerine insana, insanca yaşamaya, doğaya ve barışa yatırım yapılması çocuklarımız için de aciliyetini koruyor.