Gelecek kuşaklara bırakmak istiyorum

Foto: Privat

10 Eylül’de IG Bau Rheinland, Düsseldorf’ta 25-75 yıldır sendikaya üye olanlar için bir yıldönümü etkinliği düzenledi. Bu yıl dönümünün bir parçası olarak, uzun yıllar sendikaya üye olanlar onurlandırıldı ve aynı zamanda 75 yıl önce Almanya’daki ekonomik ve siyasi duruma genel bir bakış sunuldu.

Tanışıp konuştuğumuz Alfred Gersch 90 yaşında ve 60 yıldır sendika üyesi.

1947’de Erkrath’ta “Bast Bau” firmasında duvarcılığa başladığını, saat ücretinin 1.10 Alman Markı olduğunu ve haftada 60 saat çalıştığını anlattı. Ayrıca zamanla gece okuluna giderek ustalaştığını, sonunda mühendis olduğunu ve 30 yıl bu şirkette şantiye müdürü olarak çalıştığını da sözlerine ekledi. Emekli olduktan sonraki dönemde üyeliğiyle ilgili olarak Gersch şunları söyledi:

Emekli olmama rağmen sendikadan ayrılmadım çünkü güçlü bir sendikanın işverenler üzerinde baskı oluşturabileceğini, saat ücretlerimizi ve çalışma koşullarımızı iyileştirebileceğini gördük. Bunu gelecek nesillere bırakmak istiyorum.“

İkinci Dünya Savaşı’nı hatırlayıp hatırlamadığını sorduğumda sokakta 6-7 yaşındaki çocuklarla oynadığını ve bir gün bu çocukların ortadan kaybolduğunu söyledi. Daha sonra bu çocukların Yahudi oldukları için ortadan kaybolduğunu öğrenmişti. Ardından gözlerinde yaşlarla şöyle dedi: „Savaşı hiç sevmiyorum, çocukluğumu aldı götürdü. Aynı zamanda, tüm insanlık savaşta kaybeder.“


Michaela Bischof ile dayanışma!

IG BAU Düsseldorf Yönetim Kurulu üyesi olan Michaela Bischof, bir meslektaşına sahip çıkıp işverene karşı çıktığı için işten çıkarıldı. Sendika, o tarihte Michaela deneme sürecinde olduğu için ne işten atmaya işten atmaya edebildi ne de mahkemeye başvuramadı. Meslektaşımız durumunu bize şöyle anlattı:

Mart ayında Mönchengladbach’daki Geyer temizlik şirketinde işe başladım. Reuter.de’nin lojistik merkezinde temizlikçilik yapıyorduk.  Geyer’de yaklaşık 300 kişi çalışıyor, ancak elbette farklı binalarda. Vardiyam günde 5 saat olmasına rağmen beni 7,5 saat çalıştırdılar. Fazla mesai yapmamıza rağmen fazla mesai ücreti ödenmedi ve tatile gittiğimizde fazladan tatil ücreti alamadık.

Şirkette temsilcilik ve sendika çalışması da olmadığı için kimse sendika üyesi değil. Kimse haklarını bilmiyor.

Ağustos ayının başında tesis yöneticimiz ve ustabaşı Reuter.de’deki iş yerlerimizi kontrol etti. Bir meslektaşımı öne çıkararak  yüksek sesle ona temiz çalışmadığını söylediler. Onu desteklemek için iş arkadaşımın yanına gittim, orada durdum ve her şeyi temizlediğini söyledim. Sonra beni ilgilendirmediği için karışmamamı söylediler. İki kişi olduklarını, meslektaşım isterse tanık olarak kalacağımı, bunun onun yasal hakkı olduğunu söyledim.

Daha sonra beni hemen kovmakla tehdit ettiler. Doğrudan şirketten çıkarıldım ve ertesi gün yazılı bir çıkış aldım.”