Patronların otokrasisine karşı işçilerin demokrasisi

Foto: Arif Bektaş

Richard ALLDAY / Counterfire

İngiltere’nin en büyük iki limanında (Felixstowe ve Liverpool) liman işçileri tarafından başlatılan grevler, toplumun nasıl yönetilmesi gerektiğine dair farklı görüşleri keskin bir şekilde ortaya koyuyor.

Bunlardan biri, liman işverenleri ve onların Muhafazakar Partideki müttefiklerinin dünyası: Bu dünya, 342 milyon sterlinlik ciro üzerinden 78 milyon sterlinlik kârı (yani yüzde 20 kâr marjı), zenginlerin cebinde kaldığı sürece tamamen kabul edilebilir görüyor. Bu kârı yaratan iş gücü -Felixstowe liman işçileri- içinse yüzde 5’lik bir ücret kesintisi söz konusu (enflasyon yüzde 12, ücret artışı yüzde 7, hesabı siz yapın). Aynı hikaye Liverpool’da da yaşandı.

Bu dünya görüşü, yüzde 90’ın üzerinde destekle alınan grev kararını yıldırma sonucu alınmış bir karar olarak ‘açıklar’.

Liman işçilerinin eylemlerini kitlesel toplantılar yoluyla inşa ettikleri yerlerde, işverenler ‘çete yönetimi’ görüyor. Liman işçileri üyelerine oylama yaptırdığında, işverenler ‘manipülasyon’ görüyor. Liman işçileri üyelerine bildiri dağıttığında, patronlar ‘yanlış bilgilendirme’ görüyor.

250 liman işçisi Felixstowe’daki liman işçilerinin grevine destek vermek için bir araya geldiğinde, liman yönetimi onları videoya çekti, ama bu gözdağı değildi. Her liman işçisine gönderilen ve ‘grev kırıcı’ gibi ifadelerin gözdağı ve dolayısıyla işten çıkarma suçu olduğu uyarısında bulunan mektuplar da gözdağı değildi.

Liman işçileri tarafında ise hava iyimser ve kararlı.  Grev için yüzde 98 oy kullanan Liverpool liman işçileri, geçen ay bir otobüs dolusu giderek Felixstowe’daki kardeşlerine desteklerini gösterdiler ve Felixstowe liman işçileri de 23 Eylül’de Liverpool’a gitmek için bir otobüs ayarladılar. İşverenlerin ‘danışıklı dövüş’ dediği bu duruma liman işçileri ‘dayanışma’ diyor.

Bir Felixstowe temsilcisi şu açıklamayı yaptı: “Bizim Liverpool’dan farklı bir geçmişimiz var. Onların sahip olduğu gelenek bizde yok. Onların sahip olduğu mücadele ruhunu biz henüz inşa ediyoruz. Ama sekiz günlük grev yüzlerce liman işçisinin zihniyetini değiştirdi. Limandaki ruh hali sonsuza dek değişti ve bize gösterdikleri dayanışmaya karşılık vermek için Liverpool’a bir heyet göndermek de bu değişimin bir parçası.”

Liverpool grevinin ilk günü Kraliçe’nin resmi cenaze törenine denk geldiğinden (Ve o gün resmi tatil ilan edildiği için) limanlar kapalı olacağından, işçiler 20 Eylül Salı gününe kadar grev yapmayacaklarını belirttiler. Belli ki işverenin hissettiği kederin de bir sınırı var, zira Peel Ports limanın cenaze töreninden sonra aynı gün saat 19.00’da çalışmaya başlayacağını duyurdu. Böylece grev gözcüleri görevlerine geri döndü.

Bir Liverpoollunun dediği gibi: “Hâlâ on dokuzuncu yüzyılda olduğumuzu sanıyorlar, başınızı eğin ve saygı gösterin. Bizse tüfeklerimizi doldurduk ve hazırız.”

Liverpool’un yanı sıra Felixstowe da greve gittiğinde, bu ülkedeki zenginliği gerçekten kimin yarattığını ve bundan pay almanın tek etkili yolunun ne olduğunu her Muhafazakar Partili bakana ve her emekçiye göstermiş olacaklar.

Sonuç ne olursa olsun, Felixstowe liman işçisinin şu sözleri yankılanıyor: “Limandaki hava sonsuza dek değişti”. Bu birçok bakımdan ülkedeki ruh halini özetliyor.

(Çeviren: Dış Haberler Servisi)