IG BAU kongresi yapıldı

Foto: igbau.de

İnşaat, Tarım ve Çevre Sendikası (IG BAU), 23. sendika kongresinde izleyeceği hattı belirledi. Çalışma saatleri ve iklim korumasında hedefler konulurken barış konusu ve inşaatta tahkim sözleşmesinde tartışmalar yaşandı.

IG Bau 23. olağan sendika kongresinde 350 delege Kongresspalais Kassel’in balo salonunda geçen yıl korona ile ilgili ertelemeden sonra tekrar yüz yüze tartışabilmek için bir araya geldi. Sendika başkanı Robert Feiger ve merkez yönetim kurulu bir dönem için daha onaylandı.

Kongrede „Die Internationale/Enternasyonal“ marşı söylendi. Sendika başkanı Feiger açılış konuşmasında delegeleri, IG BAU’nun inşaat işçileri için seyahat süresi tazminatıyla ulaştığı “dönüm noktasını” kabul etmeye teşvik etti. Ukrayna savaşının „dramatik sonuçları“ göz önüne alındığında, şimdi “büyük zorluklarla karşı karşıyayız” diyen Feiger, ‘uyumlu eylem’ ve ‘yardım paketleri“ne ek olarak, federal hükümetin konut inşaatı hedeflerini övdü.

UYUMLU EYLEM PLANINA ÖVGÜ

Feiger, günümüz çalışanlarının çalışma saatlerinin düzenlenmesinde daha fazla esneklik istediklerini söyledi: “Şirketle olan bağ azalırken, sendikanın desteği ve liderliği giderek daha gerekli hale geliyor ve bu da IG BAU’yu ileriye dönük bir toplu pazarlık politikası benimsemeye zorluyor. ‘Daha fazla ücret mi, yoksa daha fazla boş zaman mı?’ gibi soruların yanı sıra sendika, sürdürülebilir inşaat için de ayağa kalkmalı. Çevre, insan ve işin çıkarlarını bir araya getirmek önemli olduğundan, IG BAU iklim değişikliğine kararlı bir şekilde karşı koymaya önemli bir katkı sağlayabilir. Bunun için sendikanın büyümesi, şirketlerde daha fazla güç elde etmesi gerekiyor.”

Kongrede oylamaya sunulan çok sayıda karar önerisi vardı. Bunların içinde sendikanın inşaat sektöründe tahkim anlaşması ve savaş karşısında tavır en fazla tartışılanlar oldu. Tahkim anlaşmasına yönelik sekiz önerge buna yönelikti. Bir an önce feshe ek olarak, bazıları barış yükümlülüğü ile ilgili paragrafın kaldırılmasını istedi. Dilekçe komisyonunun başvuruyu reddetmek isteği, sendika kongresinin toplu pazarlık konularında sorumlu olmadığı şeklinde ortaya kondu. Kürsüde konuşan bir konuşmacı, grev yapmak istemeyen bir sendikanın sendika olmadığını açıkladı. Bir diğeri, anlaşma düşerse, greve gitmeye hazır olmadan greve gitmek zorunda kalacağından korkuyordu. Başvuru sonuç olarak toplu iş sözleşmesi komisyonuna, federal yönetim kuruluna ve danışma kuruluna üzerinde çalışılması gereken bir konu olarak havale edildi.

‘PASİFİZM DOĞRU CEVAP DEĞİL’

Barış konusundaki bir tavır ise merkez yönetim kurulunun „Şu anda ne pahasına olursa olsun pasifizm doğru cevap değil“ girişimiydi. Hararetli bir tartışmanın ardından onaylanan belge, „AB ve NATO’nun desteğinin“ „önemli ve doğru“ olduğuna vurgu yaptı. Başlangıçta gerilim bölgelerinde silah dağıtımını durdurma çağrısında bulunan bir önerge, nihayetinde artık bunu dışlamadı, ancak IG BAU’nun „en önemli araç“ olarak diplomasiye bağlı olduğunu formüle etti. Bu arada kongre salonunun korkuluklarına asılan barış güvercinli pankartta: „Köprüler için silah yerine çelik.“ yazıyordu. (YH)