Metal patronları “0 zam” dayatıyor!

Foto: Yeni Hayat / Stuttgart

Metal patronların birinci ve ikinci tur TİS görüşmelerinde hiçbir teklif sunmadıkları gibi yapılan görüşmelerde önce yakınıp ardından “bu kez işçiler fedakârlık yapmalı” diyorlar. IG Metall’in “gerçekleri idrak etme yeteneğini yitirdiğini” ileri sürerek, “en fazla sıfır zam olur” diyen metal patronları işçilerin daha fazla fedakarlık yapmasını istiyorlar. IG Metall yönetimi ise hala umudunu yitirmedi: “Umarız barış yükümlülüğü sona ermeden ilerleme sağlarız.” Görüşmelerde barış dönemi 28 Ekim gece yarısı sona eriyor.

UMUT YAŞAR

Almanya’nın en büyük endüstrisi olan metal-elektro dalında toplu iş sözleşme müzakereleri 12 Eylül’den bu yana devam ediyor. Şimdiye kadar sekiz TİS bölgesinde yapılan iki tur görüşmelerden bir sonuç çıkmadı. IG Metall tarafından yapılan açıklamada, “Şu ana kadar yapılan 21 müzakere oturumunun tamamında ortaya koydukları tek şey aynı eski hikâye ve aynı PowerPoint slaytları: Kötü durumdalar. Ücret artışı teklif edemezler. Tercihen sıfır zam. Aksi takdirde mahvolma tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar. Bu şartlarda müzakerelerden söz etmek bile mümkün değil” denildi.
İkinci tur görüşmenin 12 Ekim günü yapıldığı Baden-Württemberg’de (BW) bölge başkanı Roman Zitzelsberger, “Teklif olmadan müzakere yapılamaz. Dört haftayı aşkın bir sürenin ardından, işveren tarafı bir çözüm önerisi sunmayı başaramadı. Bizim için bu, tüm şiddetiyle sert bir anlaşmazlık sürecine hazırlanmamız anlamına geliyor” dedi.
IG Metall BW Başkanı Zitzelsberger, Kornwestheim’de beş binden fazla işçinin katıldığı protesto mitinginde mücadeleci bir konuşma yaparken sendikanın genel merkezinden yapılan açıklamada ise, “Umarız barış yükümlülüğü sona ermeden görüşmelerde bir ilerleme sağlarız” denildi. Bilindiği gibi “barış zorunluluğu” (“Friedenspflicht”) 28 Ekim gece yarısı sona eriyor ve 29 Ekim’in ilk saatinden itibaren grev yapılabilir.

GESAMTMETALL ALAY EDİYOR VE SALDIRIYOR!
Şimdiye kadarki görüşmeleri değerlendiren Gesamtmetall Başkanı Dr. Stefan Wolf ise adeta alay edercesine, sendikanın “içinde bulunulan ekonomik ve politik durumu idrak edemeyecek durumda” olduğunu söyledi. “Daha baştan sunulan talep tavsiyesi, IG Metall açısından endişe verici bir gerçeklik kaybının işaretiydi. Şimdi kararlaştırılan ve ileri sürülen bu talep ancak IG Metall’in sektördeki gerçeklere karşı körleşmesiyle açıklanabilir” diye konuşan Wolf, ayrıca sektördeki gerçek üretiminin hala 2018’in yüzde 12 altında olduğuna dikkat çekti.
Metal ve elektro sanayisinde Almanya genelinde 26 bin civarında işletme olduğunu söyleyen Wolf, “Bunların belki 100 tanesinin durumu iyidir, diğerlerinin durumu çok kötü” dedi. Bundan hareketle metal işçilerinin ücret zammı talebini karşılayamayacaklarını söyleyen Wolf, “En iyi ihtimalde sıfır zam olabilir” dedi.
Görüşmelerde metal patronlarının söyledikleri, ‘en iyi ihtimalde sıfır zam olabilir’ sözlerinin gerçek anlamı sadece, “zam vermeyeceğiz” değil. Zam vermedikleri gibi işçilerin kazanılmış haklarının gasp edilmesi için karşı saldırıya geçildiğidir! Noel parası, izin parası ve benzeri özel ödemelerin “değişken” hale getirilmesini (“Variabilisierung”) talep eden patronlar, ayrıca ödemelerin yapılıp yapılmayacağına, işletme sahiplerinin IG Metall’den bağımsız karar vermelerini istiyorlar.

“SUÇ ORTAĞI OLMAYIN”
Son dört yılda reel ücretlerin düşmesine göz yumulduğu gibi çalışma sürelerinin metal işletmelerinin ihtiyacı doğrultusunda esnekleştirilmesi ve özellikle yıllar önce imzalanan “Pforzheim Sözleşmesi” (“Pforzheimer Abkommen”, 12 Şubat 2004) ile toplu sözleşmelerin delinmesine izin verilmesi metal patronlarının bu denli küstahça davranmalarına neden olduğu ortada. O dönem açılan bu gediğin (“Pforzheim Sözleşmesi”) bugüne kadar yüz binlerce metal işçisi için ücretlerden feragat, daha fazla iş baskısı, işini kaybetme vb. anlamanı geldiği biliniyor.
Şimdiye kadar metal patronları bu sözleşmeye dayanarak IG Metall ile birlikte neyi ne kadar keseceklerine, hangi hakkı gasp edileceğine, “sosyal plan” dahilinde kaç işçinin işten çıkarılacağına birlikte karar veriyorlardı. Bugün metal patronları bir adım daha ileri giderek, “bunun için IG Metall’e ihtiyacımız yok” diyorlar.
Mücadeleci işçilerin ve sendikacıların, “hak gasplarında, işten atmalarda suç ortağı olmayın” diye yıllarca eleştirdikleri, Pforzheim Sözleşmesi’nin feshedilmesini talep etmelerinin ne kadar doğru olduğu da bugün daha iyi anlaşılıyor. Patronlara elini veren kolunu kaptırmakla da kalmıyor, bütün var olma nedeni tehdit altına giriyor!

HAK ETTİKLERİ YANIT VERİLMELİ!
Metal patronlarının bu küstahlığına ciddi bir yanıt verilmesi gerektiği ortada. Saldırı planlarının geri püskürtülmesi, talep edilen kalıcı reel ücret artışının elde edilmesi metal işçilerinin ciddi bir tepki vermesini gerekli kılıyor. Hukuksal açıdan 28 Ekim’e kadar sendikanın “eli kolu bağlanmış” durumda.
IG Metall yönetimi, “Müzakerelerin üçüncü turu 27 ve 28 Ekim tarihlerinde başlıyor. O halde işverenlerin, barış yükümlülüğü 28 Ekim gece yarısı sona ermeden önce, nihayet ciddi bir şekilde müzakere etmek için son bir şansları var. IG Metall artık işverenlerden makul bir teklif beklemektedir. Aksi takdirde, uyarı grevleri 29 Ekim gece yarısı başlayacaktır” diyor. 29/30 Ekim günlerinin hafta sonuna denk geldiği, 1 Kasım’ın Baden-Württemberg, Bavyera, Kuzey Ren-Vestfalya, Rheinland-Pfalz ve Saarland eyaletlerinde tatil günü olduğu (ne tesadüf!) olduğu göz önüne alındığında ilk etapta “yaygın uyarı grevleri” için arada sadece 31 Ekim günü var.
Bu kez yaygın uyarı grevleri yerine baştan itibaren süresiz greve çıkılmasının önü açılmalı. Mücadele yanlısı metal işçileri sendikanın önümüzdeki günlerde bütün bölgelerde grev oylamasına gitmesi için baskıyı artırmalılar. Metal patronlarının küstahça saldırılarına kararlı yanıt verilmezse metal işçileri için beşinci yıl da feragat yılı olacak.


Üçüncü tur müzakere tarih ve yerleri:
27 Ekim: Bavyera, Baden-Württemberg, Küste, Mittelgruppe (Hessen, Rheinland-Pfalz, Saarland).

28 Ekim: Berlin-Brandenburg, Aşağı Saksonya, Kuzey Ren-Vestfalya, Thüringen