Danimarkalılar 1 Kasım’da sandık başına gidiyor

Mahmut ALGÜNERHAN / Oslo

Danimarka’da halk, 5 Haziran 2019 tarihinde yapılan seçimlerden sonra, 1 Kasım 2022’de tekrar sandık başına gidiyor. Ülkede 179 milletvekili için 14 parti ve 1014 aday yarışacak.

Bu 1014 adayın 389’unu, yani yüzde 38,4’ünü kadınlar oluşturuyor. 2019 seçimlerinde ise adayların 309’u, yani yüzde 34,3’ü kadındı. Adayların yaş ortalaması ise kadınlarda 44,1, erkeklerde ise 47. 2019 seçimlerinde ortalama yaş kadınlarda 45,7, erkeklerde ise 48 olmuştu.

Yaklaşık 5 milyon 857 bin nüfusu olan Danimarka’da bu yılki seçimlerde toplam 4 milyon 270 bin 774 kişi oy kullanabilecek ve bunlardan 2 bin 537’si Danimarka dışında yaşıyor.

Seçim günü 18 yaşını dolduran, 17 yaşındakilere de seçmen kütüğünde yer verilmiş durumda. Bu yılki seçmen sayısı, 5 Haziran 2019 genel seçimlerine göre 51 bin 237, yani yüzde 1,2 arttı.

2019 seçimlerinde 4 milyon 219 bin 537 seçmenden yaklaşık yüzde 84’ü oy kullanmıştı.

Seçim aynı zamanda Mette Frederiksen’in başbakanlık görevine ilişkin bir sınav da olacak. İktidardaki Sosyal Demokrat Parti’den başbakan olan Frederiksen, seçimi kazanır ve başbakan olarak devam ederse, 2007’den bu yana yeniden seçim kazanan ilk başbakan ve Danimarka siyasetinin en büyük isimlerinden biri olabilir.

Danimarka’da 2005-2015 yıllarında Sosyal Demokrat Parti’nin genel başkanı ve 2011- 2015 yılları arasında da Danimarka başbakanı olan Helle Thorning-Schmidt, 2015 seçimlerinde seçimi kaybederek, Başbakanlık görevini, liberal parti Venstre’nin Başkanı Lars Løkke Rasmussen’e devretti ve Danimarka siyasetinden ayrıldı.

Helle Thorning-Schmidt’in yerine parti başkanlığına getirilen Mette Frederiksen, partisinin adını değiştirdi. Mette Frederiksen, işçi bir aileden gelmesi ve sendikacı bir babanın kızı olması, genç olması, kıyafetleri, yaşamı ve partisine yeni nesil kazandırmasının etkisiyle 2019 seçimlerini kazandı ve başbakan oldu.

Frederiksen’in başbakanlığı inişli çıkışlı bir dönem oldu ve önemli skandallar yaşandı.

Kovid salgını sırasında Danimarka’daki tüm vizonların yasa dışı olarak öldürülmesini emrettiği vizon davası bunlardan biri oldu. Yine yüksek seviyedeki devlet yöneticileriyle arasındaki önemli metin mesajlarını silerek „Delete-Mette“ (Silen Mette) lakabını aldı.

Bunun yanında erken emeklilik hakkının güvence altına alınması onun döneminde oldu. Pandemi döneminde “ülkeyi iyi yönettiği” söylemi de Mette lehine. Öte yandan Danimarka’da, pandemi döneminde sağlık emekçilerinin yoğun eylemleri de yaşandı.

Ülkede en önemli sorun olarak görülen enflasyon ise ilk defa çift haneli rakamları bulmuş durumda.

Özellikle İsveç’te seçimde aşırı sağcı partinin kârlı çıkmasından sonra, komşu ülke Danimarka’daki aşırı sağcı ve ırkçı partilerin durumu da bir dğer önemli konu olacak.