ABD, Ukrayna’ya müzakere kapısını açık tutmayı önerdi

Harita: ISW

Yücel ÖZDEMİR / Köln

Sekizinci ayına giren Rusya-Ukrayna savaşında, diyalog ve müzakere çağrıları daha yüksek sesle yapılmaya başlandı. Daha önce Ukrayna’nın Rusya ile müzakere masasına oturmasına kesin olarak karşı çıkan ABD’nin, bu kez müzakereden yana mesajlar verdiği ileri sürülüyor.

ABD’nin ana akım gazetelerinden Washington Post’un, ABD ordusuna dayandırarak verdiği habere göre, Biden yönetimi, Ukrayna yönetiminin Rusya Devlet Başkanı Putin ile müzakere etmeye hazır olduklarının mesajını vermesini istedi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy’in daha önce “Putin Kremlin’de kaldıkça asla görüşmeler olmayacak” şeklindeki yaklaşımının, Ukrayna’ya destek veren Batılı güçler arasında “savaş yorgunluğu” yaratacağına inanan Beyaz Saray, bu nedenle Putin yerine Rus ordusunun Kırım da dahil olmak üzere Ukrayna topraklarından çekilmesi durumunda müzakereye kapının açık tutulmasını savunuyor.

Ancak Washington Post, Biden’ın bu telkininin gerçekten müzakere masasının kurulmasını istediği anlamına gelmediğini özel olarak belirtme ihtiyacı duymuş. Zira, müzakere söyleminin asıl maksadının, Ukrayna’da ekonomik ve askeri olarak destek veren ülkelerin desteğini almaya yönelik bir adım olduğu ifade ediliyor. Savaşın ne zaman biteceğine dair veriler bulunmadığı ve ABD’den başlayarak birçok ülkede önümüzdeki aylarda ekonomik sorunlar büyümeye devam edeceği için, Ukrayna’ya sınırsız desteğin sorgulanabileceğine dikkat çekiliyor.

ABD’de salı günü yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçiler arasında askeri olarak Ukrayna’da desteğin azaldığı anketlerde tespit edilmişti. ABD’nin Rusya ile müzakere kapasının açık tutulması yönündeki talebine Zelenskiy’nin Sözcüsü Serhiy Nikiforov bir yorum yapmamayı tercih etti.

DAHA FAZLA MEVZİ KAZANMA ÇABASI

ABD’li yetkililer, Zelenskiy’nin muhtemelen müzakereleri destekleyeceğine ve savaşın başlarında olduğu gibi sonunda da tavizleri kabul edeceğine inandıklarını, kış bastırmadan, diplomatik görüşmeler için koşullar olgunlaştığında, mümkün olduğunca çok askeri kazanım elde etmeye çalıştığına inanıyor.

Zelenskiy bir süre önce yaptığı bir koşmada İran’ın insansız silahlı hava araçlarının (SİHA) kullanılmaması durumunda Rusya ile müzakere masasına yakın olduğunu söylemişti. Rusya’nın kullandığı SİHA’ların Ukrayna’nın yeni mevziler elde etmesini engellediği için Zelenskiy’nin bu açıklamayı yapmak zorunda kaldığı tahmin ediliyor. Ukrayna’nın Rusya karşısında askeri olarak mevzi kazanmasını isteyen ülkeler bu nedenle Rusya’nın İran’dan SİHA satın almasını sert bir şekilde eleştiriyor. Ukrayna da Türkiye’den SİHA satın almıştı.

ABD-RUSYA GİZLİ GÖRÜŞMESİ

Cuma günü Kiev’e giden Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, ABD’nin Ukrayna’da adil ve kalıcı bir barışı desteklediğini ve ABD’nin desteğinin iç politikadan bağımsız olarak devam edeceğini söyledi. Aynı Sullivan’ın bir süre önce gizli bir şekilde Putin’in Danışmanı Yuri Uşakov ve Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Nikolai Patruşew ile bir görüşme yaptığı ortaya çıktı. ABD merkezli Wall Street Journal gazetesinde yer alan haberde, görüşmenin geçtiğimiz aylarda ve nükleer gerilimi azaltmak üzere yapıldığı ileri sürüldü.

Taraflarca henüz yalanlanmayan bu görüşmede Rusya’nın nükleer silah kullanma tehdidinin ele alındığı, yine Rusya’nın Ukrayna tarafından kullanıldığı ileri sürülen “kirli bombalar”ın da bu görüşmede masaya yatırıldığı belirtiliyor. ABD ile Rusya arasında savaşın başlamasından sonra gerçekleşen bu ilk üst düzey temasta Ukrayna’da müzakere masasına dönülmesinin de konuşulduğu tahmin ediliyor.

MÜZAKERE ŞARTLARI MÜMKÜN MÜ?

Washington Post’ta ABD ordusuna dayandırılarak verilen haber ve Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Sullivan’ın temaslarına bakılırsa, ABD’nin Ukrayna’da müzakere sürecinden yana ağırlığını koyabileceği anlaşılıyor. Haberde her ne kadar Biden yönetiminin taktiksel nedenlerle Rusya ile diyalog kapısının açık tutulmasından yana olduğu ifade edilse de, gerçekte Ukrayna üzerinden müttefiklerini kaybetmemek üzere de bu adımı atabileceğini gösteriyor. ABD varmak istediği hedeflerin çoğuna ulaştı. Rusya, artık bütün dünyanın gözünde haksız ve işgalci bir ülke. Bu nedenle “düşman” kategorisine dahil edildi. Bu temelde Doğu Avrupa’da askeri yığınak yapmak artık meşru bir politika haline getirildi. İsveç ve Finlandiya için NATO’ya üyelik süreci başlatıldı ve tam üyelik için günler sayılıyor.

Bir diğer önemli hedef olan AB ile Rusya arasındaki ilişkiler önemli ölçüde koparıldı. İlişkilerin eski seyrine dönmesine pek ihtimal verilmiyor. Bu kapsamda Almanya ve Fransa başta olmak üzere AB’nin birçok ülkesi artık daha fazla ABD’ye bağımlı hale geldi. ABD’nin başından beri karşı çıktığı Almanya’nın Kuzey Akımı 1 ve 2’nin durdurulması da bu süreçte başarıldı.

Keza, Ukrayna’nın Batısı fiili olarak NATO’nun parçası halinde getirildi. Bütün bunlardan ötürü, 2014’ten beri bölünmüş olan Ukrayna’da, ABD için Rusya ile müzakere için pek çok neden bulunuyor. Ukrayna yönetiminin kaybedilen topraklardan feragat etmesi ise uzun bir sürece yayılan müzakerelere bırakılabilir.