On binler Londra’da hükümeti istifaya çağırdı

Fotoğraf: Orhan Dil/Evrensel

Arif BEKTAŞ / Londra

Londra’da yaklaşık 50 bin kişi, hayat pahalılığına karşı sokağa çıktı. Halklar Meclisinin çağrısıyla yapılan eyleme birçok sendika, siyasi parti ve kampanya grupları katıldı. Sunak iktidarının 17 Kasım’da açıklayacağı bütçede kemer sıkma planlarının geri çekilmesini isteyen on binler hükümeti istifaya çağırarak erken seçim talep etti.

Embankment’ta sabahın erken saatlerinden itibaren toplanan kitle, parlamento önünden geçerek Trafalgar Meydanı’na çıktı. Sık sık “hükümet istifa” sloganları atılırken, öfke ve tepkilerin giderek ülkede yükseldiği gözlendi.

“MUHAFAZAKARLAR SOSYAL KATİL”

Sendikaların da pankartlarıyla katıldığı eylemin bitiş noktasında yapılan konuşmalarda, greve çıkan işçilerin taleplerinin kabul edilmesi istendi. Hayat pahalılığının giderek can alma noktasına geldiğini belirten İşçi Partisi milletvekili ve eski Gölge Maliye Bakanı John McDonnell, yoksulluk günden güne yaygınlaşırken kesintilerden dolayı insanların öldüğünü söyledi. McDonnell, bu yıl kemer sıkma politikalarından dolayı 335 bin kişinin hayatını kaybettiğini belirterek, “Muhafazakarlar sosyal katillerdir” dedi. Mc Donnell, grev hakkına yönelik yeni saldırı planlarının hazırlandığını da hatırlatarak “Eğer sınıf savaşı istiyorlarsa biz hazırız, hep birlikte mücadele edeceğiz” dedi.

“TARAFIMIZI BELİRLEMEK ZORUNDAYIZ”

Bu yılın haziran ayında başlayan grev dalgasının başını çeken Demiryolu İşçileri Sendikası (RMT) de eyleme katılan sendikalardandı. Genel Sekreter Mick Lynch yaptığı konuşmada, bölünmeden mücadeleyi yükselteceklerini söyledi. Lynch, “Bu anlaşmazlık bitmedi. Çözüme kadar mücadele devam edeceğiz. İngiltere çapında her köşede örgütleneceğiz. Sosyal haklarımıza sahip çıkacağız. Tarafınızı belirlemek zorundasınız. Anti sendika yasalarına ve kesintilere karşı kendi sınıfımıza sahip çıkacağız” ifadelerini kullandı.

Ulusal Eğitim Sendikası (NEU) Genel Sekreteri Kevin Courtney de yaptığı konuşmada, açlık ve yoksulluğun giderek arttığına dikkat çekerek, eğitimcilerin bu yoksullaşma karşısında sessiz durmayacağını ve grev oylamasına başladıklarını duyurdu. Büyük tekellerin karlarının arttığına ve onların daha fazla vergi vermesi yerine işçi ve emekçilerin daha da yoksullaşması için saldırı halinde olan bu iktidara karşı mücadelenin yaygınlaşması gerektiğini söyledi.

Birçok sendika ve kampanya temsilcisinin de yaptığı konuşmalarda ortak mücadele, koordineli grevler ve hükümetin istifası istenirken, katılan on binlerce kişi de konuşmacıların çağrılarına öfkeli bir şekilde destek verdi. Bazı sendika temsilcileri, İşçi Partili belediyelerin de kesinti ve saldırılarını dile getirerek, onlara karşı da mücadelenin yükseltilmesi gerektiğini belirtti. İşçi Partisi eski lideri Jeremy Corbyn de yaptığı konuşmada, devam eden grev ve eylemlere dayanışma mesajı göndererek, özelleştirilen alanların tekrar kamulaştırılması çağrısını yineledi. Corbyn, “Onlar azınlık biz çoğunluğuz” diyerek mücadelenin devam ettirilmesini istedi.