DGB’den ülke çapında eylem: Cinsiyetçiliğe ve şiddete karşı kırmızı kart!

Alman Sendikalar Birliği (DGB), federal hükümeti Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından sunulan İşyerinde Cinsel Taciz ve Şiddete Karşı Sözleşme’yi ulusal hukuka uygulamaya çağırıyor. DGB’nin eylemi, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü çerçevesinde iki hafta sürecek ve ülke çapında gerçekleşecek.

Üç yıl önce ILO üyesi tüm devletlerin, herkesin şiddet ve tacizden arınmış bir çalışma ortamına sahip olma hakkına sahip olduğu yönündeki 190 sayılı Sözleşme üzerinde anlaşmaya varması bir dönüm noktası olmuştu. DGB, anlaşmanın Almanya’da da bir an önce imzalanması ve uygulanması için çağrıda bulunuyor ve değişik eylemlerin yanı sıra sosyal medya aksiyonları da düzenliyor.

Eylemler, “işyerinde şiddet ve tacize karşı sıfır tolerans! 190 sayılı ILO Sözleşmesini onaylayın ve uygulayın, Hemen şimdi!” talepleriyle yapılacak.

DGB internet sayfasında eylemlerle ilgili olarak kaleme alınan yorumda, 2017 yılında işyerinde cinsel taciz konusunun “#MeToo” tartışmasıyla gündeme geldiğine dikkat çekilerek “nispeten güvenli profesyonel pozisyonlardaki kadınlar cinsel taciz ve saldırıya bu kadar uzun süre sessizce katlanmışlardı. ‚Peki ya tekstil işçileri, ev işçileri, sokak satıcıları, nakliye işçileri, bakım işçileri, kayıt dışı sektörlerde çalışan işçiler?‘ sorusu yöneltilerek, 2019 yılında imzalanan sözleşmeyle çalışma koşullarının gerçekten iyileşmesi için, imzacı devletlerin bu sözleşmeyi iç hukuklarına aktarmaları, uygulamaları ve onaylamaları gerektiğine değiniyor. Ancak bu durumdan Avrupa mevzuatı etkileneceğinden, Avrupa Konseyi’nin öncelikle AB üye ülkelerine onay yetkisi vermesi gerektiği ve Bulgaristan, Macaristan ve Slovakya gibi devletler başta olmak üzere bazı üye devletlerin buna engel olduğu da ifade ediliyor. Yorumda ayrıca, “Almanya da hareket etmiyor. İspanya, İtalya ve Yunanistan’ın yanı sıra dünya genelinde toplam 20 ülke ILO’ya onay başvurusunda bulundu. Alman hükümeti henüz aynı şeyi yapmadı. Ancak Federal Çalışma Bakanı Hubertus Heil, Haziran 2019’da sözleşmenin imzalanmasından kısa bir süre sonra bunun gerçekleşebileceğini belirtmiş ve iktidardaki koalisyon partilerinin hükümeti de bunu koalisyon sözleşmesine dahil etmişti.” görüşü yer alıyor.

Mayıs ayında DGB kongresinde “İşyerinde cinsel taciz ve şiddet iş sağlığı ve güvenliğine entegre edilsin!” önergesini kabul edilmişti. Hiç kimsenin sözleşmenin imzalanmasını beklemek zorunda olmadığı da belirtilen yorumda, “işverenler anlaşmada öngörülen tedbirleri zaten uygulayabilir ve uygulamalıdır. Kuşkusuz bu durum federal hükümeti görevinden muaf tutmamaktadır. ILO’nun 190 sayılı sözleşmesinin onaylanması ve ulusal mevzuatta uygulanması için geç kalınmıştır. Çünkü şiddetten uzak bir yaşam ve tacizden uzak bir işyeri ayrıcalık değildir. Bunlar insan haklarıdır” deniliyor.


ILO 190

Çalışma yaşamında şiddet ve tacize doğrudan odaklanan ilk uluslararası belgedir. Bu belgeyle, çalışma yaşamında genellikle kadınların maruz kaldığı cinsel şiddet ve tacize de uluslararası bir belgede ilk defa yer verilmektedir. Cinsiyete dayalı şiddet de dâhil olmak üzere çalışma yaşamında şiddet ve taciz kavramına ilişkin ilk defa genel ve kapsayıcı bir uluslararası tanım da yapmaktadır. Şiddet ve tacize yönelik ayrıntılı ve özel hükümler içermesi nedeniyle de konuya ilişkin son derece önemli bir yere sahiptir. Geniş̧ çapta onaylanmasıyla birlikte çalışma yaşamında şiddet ve tacizin her türlüsüne yönelik uluslararası bir uygulama birliğinin sağlanmasına öncülük edecektir.