70 yılın en yüksek enflasyonu

SERDAR DERVENTLİ

Almanya’da resmi enflasyon 1951’den bu yana en yüksek düzeyine, yüzde 10,4’e çıktı. Özellikle günlük enerji ve gıda harcamaları nedeniyle emekçilerin karşı karşıya olduğu enflasyon oranı yüzde 20-25 arası! Enflasyon artışı rekor üzerine rekor kırarken emekçi halkın alım gücü eriyip gidiyor. Diğer yanda ise otomobil, kimya ve enerji tekelleri kâr rekorları kırıyor! Uzmanlar enflasyonun asıl nedeninin sermayenin aşırı kâr hırsı olduğunu söylüyorlar.

Sürekli yükselen enflasyon Almanya’da insanları her şeyden daha fazla endişelendiriyor. Bu sonuca, yönetim danışmanlığı şirketi McKinsey tarafından Ekim ayı sonunda gerçekleştirilen temsili bir anket varıyor. Buna göre halkın yaklaşık yüzde 57’si şu anda en büyük endişelerinin enflasyon olduğunu söyledi. Katılımcıların sadece yüzde 18’i Ukrayna savaşını, yüzde altısı iklim değişikliğini ve yüzde üçü Covid 19 pandemisini “en büyük endişe” olarak saydı.

 

RESMİ ENFLASYON 10,4 / 11,6

Federal İstatistik Dairesi (DESTATİS) tarafından 11 Kasım günü Ekim ayına ilişkin açıklanan enflasyon raporu bu endişelerin artmasını sağlayacak gibi görünüyor. Buna göre enflasyon, daha önce tahmin edildiği gibi yüzde 10,4’e çıktı. Basın toplantısında, bu rakamın Almanya için hazırlanan rapora ait olduğunu belirten DESTATİS Başkanı Georg Thiel “Avrupa Birliği (AB) için hazırlanan ‘Uyumlaştırılmış Tüketici Fiyatları Endeksi”ne göre Ekim 2022’de bir önceki yılın aynı ayına göre enflasyon yüzde 11,6 düzeyinde, bir önceki aya göre ise yüzde 1,1 düzeyinde yükseldi” dedi.

AB ve Almanya’da yayınlanan farklı enflasyon verileri nedeniyle DESTATİS”e yönelik eleştiriler artmıştı. Federal daire bu nedenle raporu yayınlarken her iki rakamı da öne çıkarma kararı aldı.

 

71 YILIN EN YÜKSEK SEVİYESİ!

Enflasyonun 1951’den bu yana en yüksek seviyesine çıktığını belirten Thiel, “Yüksek enflasyonun başlıca nedenleri enerji ürünlerindeki muazzam fiyat artışları olmaya devam ediyor” dedi. Bunun yanı sıra diğer ürün ve hizmetlerdeki artışa da değinen Thiel, “Ancak diğer birçok mal ve hizmet için de giderek artan fiyat artışları gözlemliyoruz. Enflasyon hızlanmaya devam ediyor” diyebiliriz” dedi.

Önümüzdeki aylarda enflasyonun çift haneli olmaya devam edeceğini tahmin ettiklerini söyleyen Thiel, “Bunun sonuç itibariyle hangi düzeyde yaşanacağı konusunda tahmin yürütmek istemiyoruz” dedi. Thiel, bazı gazetecilerin “yüzde 12 olur mu” sorularına yanıt vermedi.

 

EMEKÇİNİN ENFLASYONU DAHA YÜKSEK!

DESTATİS’in yayınlandığı yüzde 10,4 (AB için %11,6) enflasyon oranı işçi ve emekçilerin gerçekten karşı karşıya kaldıkları enflasyon oranının çok altın. Özellikle günlük enerji ve gıda harcamaları nedeniyle emekçilerin cüzdanına yansıyan enflasyon oranı yüzde 20-25 arası! Bu oran kişinin aldığı aylık ücret, emekli maaşı veya sosyal yardım miktarı azaldığı ölçüde yükseliyor.

Nitekim işçi ve emekçi hanelerinin aylık harcamalarının yüzde 60-70’i beslenme, barınma (su, enerji, kira vb.) ve iletişim için yapılıyor.

DESTATİS’in ayrıntılı raporunda gıda alanındaki gelişmeler buna örnek: Emekçiler bu ürünler için Ekim 2021’e kıyasla ortalama yüzde 20,3 daha fazla ödemek zorunda kaldılar. Bunlar arasında yenilebilir katı ve sıvı yağlar yüzde 49,7, süt ürünleri ve yumurta yüzde 28,9, sebzeler yüzde 23,1 ve ekmek ve tahıl ürünleri yüzde 19,8 düzeylerdeönemli ölçüde daha pahalı hale geldiler.

Bununla birlikte, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle Rusya’ya uygulanan yaptırımların bir sonucu olarak enerji, bir önceki yıla göre ortalama yüzde 43,0 daha pahalıya mal oldu. Doğalgaz teslimatı ve bölgesel ısıtma için KDV’nin yüzde 19’dan yüzde 7’ye düşürülmesi de enerji giderlerini düşmesini sağlamadı. Evsel enerji özellikle pahalılaşarak ortalama yüzde 55,0 oranında arttı: doğal gaz fiyatı iki kattan fazla artarak yüzde 109,8’e yükselirken, uzaktan merkezi ısıtma (“Fernwärme”) fiyatı ise yüzde 35,6 oranında arttı.

 

ENFLASYON YÜKSEK DÜZEYDE KALACAK

Giderek azalsa da hala kömür ve odun ile ısınanların sayısı oldukça yüksek. Yakacak odun, odun paleti veya diğer katı yakıtların fiyatları yüzde 108,1, hafif kalorifer yakıtı fiyatları ise yüzde 82,8 oranında arttı. Elektrik enejisi ise ortalama yüzde 26,0 oranında daha pahalıydı. Benzin gibi yakıtlar için ise bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 22,3 daha fazla ödeme yapılması gerekiyordu.

Münih’deki Ifo Enstitüsü’nün aylık anketine göre, Ekim ayında her iki enerji şirketinden biri müşterilerden daha fazla ödeme yapmalarını istemeyi planladı. Önümüzdeki aylarda enflasyonun yüksek düzeyde seyretmesini bekleyen ekonomi uzmanları içinde bulunduğumuz yıl için ortalama yüzde 8,4 düzeyinde bir enflasyon oranı bekliyor. Önümüzdeki yılda ise bu oranın yüzde 8,8 olması tahmin ediliyor.

 

ENFLASYONUN NEDENİ AŞIRI KAR OLABİLİR Mİ

Enflasyon ne zaman yükselse burjuva iktisatçılar bunun nedenleri üzerine teoriler yapmaya başlıyorlar. Yapılan bütün teoriler ve sonuçları yan yana konulduğunda, aynı cenahın uzmanları olmalarına karşın birbirilerinin teorilerini çürüttükleri görülmekte. “Bilimsel yaklaşım” adına “en azından araştırıp, gerçeği ortaya çıkarmaya çalışıyorlar” denebilir. Fakat neredeyse bütün bu uzmanlar artan enflasyon ve aşırı kâr hırsı arasında bağlantı kurmuyorlar – Bu kadar uzmanın tam da bu konuda derin bir sessizliğe bürünmesi dikkat çekiyor.

 

AMB NE İSTİYOR?

İşçi ve emekçilerden yana olmasalar da bazı uzmanlar bu konuda daha açık davranıyorlar. En azından kendi çıkarları gereği bir takım politikaları eleştirirken bazen satır aralarında bazen daha açıktan olay neyse onu söylüyorlar.

Bunlardan biri örneğin Paul Donovan. Donovan İngiliz ekonomist ve yazar. 2016 yılından bu yana İsviçre merkezli finansal hizmetler firması UBS Wealth Management’ın “Küresel Baş Ekonomisti” olarak çalışıyor. Donovan aynı zamanda Dünya Ekonomi Forumu bünyesindeki “Şef Ekonomistler Topluluğu”nun da üyesi. Kısacası sistemi eleştiren sol veya sosyalist biri değil, aksine emekçi düşmanı kurumlarda görev yapıyor.

UBS bankasının sitesinde 28 Ekim günü kısa bir makale yayınlayan Donovan, merkez bankasının faiz politikasını sert bir şekilde eleştiriyor. “AMB (Avrupa Merkez Bankası) ne istiyor” diye soran Donovan, “Eğer merkez bankacılar enflasyonun işgücü maliyeti baskılarından kaynaklandığına inanıyorlarsa, faiz oranlarını artırarak işgücü maliyetlerini düşürmek için işgücü piyasasını zayıflatmaya çalışmalıdırlar. Ancak reel ücretler gelişmiş dünyada neredeyse evrensel olarak negatiftir- 1970’lerdeki ücret maliyeti/fiyat sarmalının tam tersi*. Günümüzdeki enflasyon, şirketlerin, tüketicilerin fiyat artışlarını kabul etme eğilimini istismar etmeleri nedeniyle, ekstra kâr artışı amacıyla fiyatları artırmasından kaynaklanmaktadır” diyor.

Donovan, enflasyonun artış nedenini işçi ücretlerinin yüksekliği değil kârların aşırı artışıyla açıklamasının nedeni ise, sayın uzmanın bütün bir kapitalist sistemi düşünmesiyle alakalı. Çünkü bir avuç tekelin aşırı ve ekstra kâr yapmaları ebediyen sürmeyecektir ve gerçekte onların (başta enerji tekellerinin) bugün elde ettikleri daha önce üretilmiş artı değerin farklı bir paylaşımı, daha doğrusu gaspıdır!

Donovan’ın derdi şu; eğer AMB faiz politikasıyla yeterli düzeyde ve doğru yönde müdahale etmezse belirtileri giderek artan büyük bir krizin içine girme durumuyla karşı karşıya kalınabilir.

(*Bu konuda P. Donovan yanılıyor. 1970’li yıllarda da ücret-fiyat sarmalı yoktu.)

 

 

OTOMOBİL TEKELLERİNİN NET KARLARI:

Otomobil tekellerinin hepsinin satışı düşmesine karşın ciroları ve net kârları (vergi ve faiz sonrası) yılın ilk dokuz ayında katlanarak arttı!

BMW:               16.407 Milyar Euro

Mercedes:      10.782 Milyar Euro

Volkswagen: 12.771 Milyar Euro

(*Rakamlar Ocak-Eylül 2022 dönemine aittir)