Vatandaşlık tartışması kime yarıyor?

Almanya’da hükümet partileri tarafından daha önce üzerine anlaşmaya varılan Alman vatandaşlığına geçişlerin kolaylaştırılması önerisine yine hükümet içinden karşı bir hamle geldi. Hür Demokrat Parti (FDP) vatandaşlığa geçiş süresinin 8 yıldan 5 yıla düşürülmesine karşı çıkmaya başladı. Basıdaki tartışmalar 1999’da çifte vatandaşlığa karşı yürütülen kampanyayı anımsattı.

Almanya’da yeniden göçmelere karşı önyardıları körüklemek için “vatandaşlık tartışması” başlatıldı. İşbaşındaki SPD-Yeşiller-FDP koalisyon hükümeti, kuruluş sözleşmesinde vatandaşlığa geçiş süresinin kısaltılması yönünde olumlu sayılacak bası vaatlerde bulunmuştu. Bunların başında halen 8 yıl olan vatandaşlığa geçiş süresinin 5 yıla, özel hallerde ise 3 yıla kadar düşürmeyi ilan etmişti. Sözleşmede yer alanlara bağlı olarak Federal İçişleri Bakanı Nancy Faeser tarafından hazırlanan yasa tasarısına öncelikle koalisyon ortağı Hür Demokrat Partinin (FDP) karşı çıkması, yeniden “vatandaşlık tartışmasını”nın alevlenmesine neden oldu.

Koalisyon sözleşmesine vatandaşlığa geçiş için yapılması planlanan yeni düzenlemelere onay veren FDP, şimdi “Vatandaşlığa geçişin kolaylaştırılmasının zamanı değil” diyerek karşı çıktı. FDP Genel Sekreteri Bijan Djir-Sarai “Rheinische Post” gazetesinde yaptığı açıklamada “Bugüne kadar sığınmacıları geri gönderme ve kaçak göçle mücadele konusunda bir ilerleme sağlanamadı. Bu ilk adım atılmadan ikinci aşamaya geçilemez” diyerek, vatandaşlığa geçişlerle sığınmayı birbirine bağladı.

Halbuki, ikisi arasında herhangi bir bağlantı bulunmuyor. Vatandaşlık, en az 5 yıl Almanya’da süresiz yerleşim hakkı bulunan, yeterli derecede Almanca bilen ve kendi geçimlerini sağlayanlar için belli şartlara bağlanmış. Sığınma ve kaçak göç ise tamamen ayrı bir başlık olarak koalisyon sözleşmesinde yer alıyor.

Kendisi de İran kökenli bir göçmen olan FDP Genel Sekreteri Djir-Sarai’nin vatandaşlığı “uyumun taçlandırması” olarak nitelendirerek, sürenin düşürülmesine karşı çıkması beklendiği gibi en çok anamuhalefetteki Hristiyan Demokratlar ve aşırı sağcı AfD’nin işine yaradı. Her iki parti de vatandaşlığın kolaylaştırılmasına, sürenin kısaltılmasına karşı.

FDP Meclis Grubu Başkanı Christian Dürr de yaptığı açıklamada Almanya’nın modern bir göç ülkesi olduğu yönünde adımların atılmasından yana olduklarını, ancak bunun öncelikle işpiyasasının durumuna bağlı olması gerektiğini dile getirdi. Dürr yaptığı açıklamada “Ağır çalışan, uyum sağlayanlara Alman vatandaşı olabilmeli. Uyum sağlamak istemeyenler ise ülkeyi terk etmeli. Sadece çalışarak kendi geçimini sağlayabilen ve yasalarımıza uyan kişiler Alman vatandaşlığına geçebilmesi gerekiyor. Göçü sosyal güvenlik sistemlerine değil, istihdam piyasalarına yönlendirilmesi önemli ” dedi. Hem Djir-Sarai hem de Dürr’ün açıklamalarına bakılırsa, koalisyon ortağı FDP’de vatandaşlığa karşı bir direncin oluştuğu görülüyor.

CDU Genel Sekreteri Mario Czaja „Rheinische Post“ gazetesine yaptığı açıklamada Alman pasaportunun değerinin düşürülmemesi gerektiğini söyleyerek, „Önce entegrasyon, sonra vatandaşlık sloganı geçerli olmaya devam etmeli” dedi.

TARTIŞMA ÇİFTE VATANDAŞLIK KAMPANYASINI ANIMSATTI

FDP’nin hükümet sözleşmesine kabul ettiği vatandaşlığa geçiş süresinin kısaltılmasına şimdi karşı çıkarak yeni tartışmaları körüklemesi, akıllara doğal olarak 1999’de CDU tarafından Hessen eyaletinde çifte vatandaşlığa karşı başlatılan imza kampanyasını hatırlattı. Dönemin SPD-Yeşiller hükümeti tarafından vatandaşlığa geçişlerin süresinin kısaltılması, vatandaşlığa geçişte kan bağını kaldırması ve doğuştan itibaren Alman vatandaşlığının kabul edilmesine karşı geniş bir kampanya yürütmüştü. Bunun ardından Hessen’deki seçimleri de kazanmıştı. Şimdi ortada bir seçin olmasa da FDP’nin başlattığı tartışmanın en çok aşırı sağcıların ve muhafazakarların işine yarayacağı görülüyor.

Yeni tasarıda genel olarak şartlar eskisi gibi kalırken sürenin 5 yıla düşürülmesi yer alıyor. Fransa, Hollanda, Belçika, İtalya başta olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinde vatandaşlığa geçiş için belirlenen süre 4-5 yıl. Bu nedenle Almanya’da halen yürürlükte olan 8 yıl çok uzun. Sürenin kısaltılması bir olumluluk olurken, yeni pakette ayrıca çifte vatandaşlığa da imkan sağlanıyor. Milyonlarca göçmen şartları yerine getirdiği halde eski vatandaşlığından vazgeçmediği için Alman vatandaşlığına geçmemeyi tercih ediyor. (YH)