DİDF: Vatandaşlığa geçiş kolaylaştırılsın, birlikte yaşam teşvik edilsin

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Yönetim Kurulu yaptığı açıklamada, Alman vatandaşlığına geçişler üzerinde yapılan tartışmaları değerlendirerek, vatandaşlığa geçişlerin önündeki şartların kaldırılmasını talep etti. DİDF tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi: “Alman hükümetinin ‘Vatandaşlığa geçiş yasasında’ yapmak istediği değişiklik, olumlu yönde atılacak bir adım olsa da yeterli değildir. Vatandaşlığa geçmek için gerekli olan koşulların tümünün korunduğu taslakta, vatandaşlığa geçiş süresinin 8 yıldan 5 yıla indirilmesi, 67 yaş üzerindekilere bazı kolaylıkların getirilmesi ve çifte vatandaşlığın tanınmasında değişiklik yapılmak isteniyor.

Yapılmak istenen değişiklikler olumlu olmasına rağmen, senelerdir bu ülkede yaşayan ve çalışan, bu ülkenin bir parçası olmuş işçi ve emekçilerin vatandaş olabilmesinin önündeki engeller kaldırılmamaktadır. Bu yasada da esas olarak işçi ve emekçilerin en doğal insani haklarını gözeten bir yasa değil, Alman işverenlerinin ve sermayesinin uzun vadeli ucuz ve kalifiye işgücü ihtiyacını gidermeyi hedefleyen bir yasadır.

Senelerdir bu ülkede yaşayan, çalışan, vergisini ödeyen işçi ve emekçilerden vatandaşlığa kabul için halen yeterli gelir ve konut, yeterli dil bilgisi istenmesi ne demokrasiye, ne de insan haklarına sığacak bir yaklaşımdır. Bugün milyonlarca işçi ve emekçi ucuz iş sektöründe çalıştıkları için, çalıştıkları halde yardım almak zorundadır. İşsiz kalanların çoğunun işsiz kalmakta hiçbir sorumluluğu yoktur ve yüksek kiralar nedeniyle göçmenler daha küçük evlerde barınmaktadır. Bugün Almanya’da yaşayan ve vatandaş olmayan 10 milyondan fazla göçmenin 6 milyona yakını 10 seneden daha fazla süredir Almanya’da yaşamaktadır. Onun için sadece vatandaşlığa geçiş süresinin düşmesi yeterli olamaz. Bunun için hazırlanan yasada temel bir değişikliğe ihtiyaç vardır.

Esas olarak uzun senelerdir bu ülkede yaşayan işçi ve emekçilerin vatandaşlığa geçişinin önünde engeller kaldırılmalıdır.

Gelenler sadece işgücü değil!

Vatandaşlık Yasasında yapılacak değişikliğin, kalifiye işgücü ihtiyacının karşılanması ile ilgili yasanın da yeniden düzenlenmesiyle aynı zamana gelmesi tesadüf değil. Diğer ülkeler gibi Almanya da kısa ve uzun vadede ucuz ve kalifiye işgücüne ihtiyaç duymaktadır. Bu alanda da kalifiye işgücü ihtiyacı olan emperyalist ülkeler arasında da ciddi bir rekabet yaşanmaktadır. Almanya da kalifiye işgücü olarak geleceklere vatandaşlığı da vaat ederek, bu alanda rekabet olanaklarını güçlendirmektedir.

Başka ülkelerin kalifiye emek gücüne kapıları açanlar, göçmenlere, savaşın ve yoksulluğun mağduru olan mültecilere kapıları tamamen kapatmaktadırlar. Hiçbir bedel ödemeden, kalifiye işgücüne sahip olmak istemekteler. Emek sömürüsünü yoğunlaştıracak ve ucuzlatacak bu uygulamayı doğru bulmuyoruz. Yeni gelen göçmen emekçiler için eşit işe eşit ücret istiyoruz.

Irkçılığa geçit vermeyelim!

Yapılmak istenen değişiklikler koalisyon sözleşmesinde yer almasına rağmen, başta hükümet ortağı FDP olmak üzere, CDU/CSU ve AfD taslağa ırkçı söylemlerle karşı çıkmaktalar. Bu partilerin karşı çıktıkları ucuz kalifiye işgücü değil, gelecek işçilere, bu ülkede yaşayan emekçilere hak tanınmasıdır. Vatandaşlık Yasası tartışmaları çerçevesinde, yasak yollarla gelen göçmenlerin geri gönderilmesi, ‘kriminal göçmen’ söylemi ırkçılığın bilinçli bir şekilde teşvik edilmesinden başka bir anlam ifade etmemektedir.

2000’li yılların başında vatandaşlık yasası tartışmaları döneminde, CDU’nun çifte vatandaşlığa karşı başlattığı kampanya emekçilerin birliğini zayıflatıp ırkçılığın zeminini güçlendirmiştir. Bugün de aynı tehlikeyle karşı karşıyayız.

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu olarak; hükümetin bu ırkçı girişimlere karşı yerli ve göçmen emekçilerin birlikte yaşamını ilerletecek adımları güçlendirmesini, yasayı yeniden gözden geçirerek, yıllardır Almanya’da yaşayan göçmenlerin politik yaşama katılımını ve vatandaşlığa geçmesinin önündeki tüm engelleri kaldırmasını talep ediyoruz. Almanya’ya gelmek isteyenlerin, kalifiye-kalifiye olmayan diye ayrılmasına son verilmesini, gelenlerin burada kalifiye olma koşullarının yaratılmasını istiyoruz. Mülteci yasası ve mültecilik hakkına yönelik ırkçı tartışmalara son verilmesini talep ediyoruz!”