Yoksulluk rakamlardan ibaret değil

Foto: Pixabay

Son bir kaç aydır yoğun bir şekilde gündeme gelen hayat pahalılığı, yüksek enerji fiyatları, düşük ücretler Almanya’da halk arasında yoksulluğu önemli ölçüde arttırdı. Alman Sendikalar Birliği’ne (DGB) yakınlığı ile bilinen Hans-Böckler Vakfı’na bağlı Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü (Wirtschafts- und Sozialwissenschaflichten Institut-WSI) tarafından yayınlanan bir rapor, bugüne kadar hissedilen yoksulluğu rakamlara döktü.

WSI ekonomistleri tarafından yapılan araştırmada Almanya’da 2010-2019 yıllar arasında, ortalama gelirin yüzde 50’sinden daha az bir gelire sahip olan ve çok yoksul olarak ifade edilenlerin oranı yüzde 40 artarak, ülke nüfusunun yüzde 11,1’ine ulaştı. Almanya’da 2010’da kişi başına düşen ortalama hane geliri 21 bin 219 euro iken, bu miktar 2019’da 24 bin 37 euroya yükseldi. Başka bir deyişle 2010’da yoksulluk sınırı ortalama aylık geliri 2 bin 968 euronun altında olanları kapsarken, bu miktar 2019’de 3 bin 912 olarak tespit edildi.

AB tarafından daha önce yoksulluk tanımı olarak “ortalama gelirin yüzde 60’ından daha az gelire sahip olanlar” şeklinde yapılmıştı. Bu tanımdan hareketle Federal İstatistik Dairesi geçen yıl ülkede 13 milyon insanın yoksul olduğunu açıklamıştı. Bu da ülke nüfusunun yüzde 15,8’ine denk geliyor.

YOKSULLUK SON 10 YILDA HİSSEDİLİR ARTIŞ KAYDETTİ

WSI ise, “Sozioökonomischen Panel” (SOEP) tarafından her yıl 16 bin insana sorularak yapılan araştırmanın verilerini kullanarak ülkedeki yoksulluğun son 10 yılda yüzde 17,5 artışla, yüzde 14,3’ten yüzde 16,8’e yükseldiği tespitinde bulundu. Bu da oranın resmi rakamların üzerinde olduğu anlamına geliyor. Araştırmanın savaştan önceki verilerinden hareketle hazırlandığı gözönünde bulundurulduğunda, 2022’deki savaş ve enflasyon artışıyla birlikte oranın çok daha yüksek olduğu söylenebilir. Paritätische Verband da daha önce 2021’de Almanya’da yoksulluğun endişe verici boyutlara ulaştığını açıklamıştı.

Danışmanlık şirketi EY’nin yaptığı bir ankette iki kişiden biri, hızla artan fiyatlar nedeniyle sadece en acil ihtiyaçlarını satın aldığını belirtiyor.

Araştırmayı yapan WSI ekonomistleri Dorothee Spannagel ve Aline Zuco, verilerden hareketle, “2019’da hiç görülmedik kadar insan Almanya’da yoksulluktan etkilendi” değerlendirmesinde bulundular. 2021 ve 2022’deki yüksek enflasyon ve fiyat artışlarının en çok düşük gelirli yoksul emekçileri etkilediğine işaret eden ekonomistler, önlem alınmadığı takdirde yoksulluğun artmaya devam edeceğini ifade ediyorlar.

Bundan hareket eden ekonomik veri araştırma kuruluşu “Creditreform” önümüzdeki süreçte aşırı borçlanmaların olabileceğine dikkat çekiyor. En son yayınlanan “Borçlular Atlası 2022”de göre Almanya’da 5,9 milyon insan aşırı derecede borçlu. Önümüzdeki yıl bu rakamın daha da artarak, en az 600 bin yeni “aşırı borçlu”nun rakama ekleneceği tahmin ediliyor.

YOKSULLUK ARTTIKÇA SİSTEMDEN KOPUŞ HIZLANIYOR

Araştırmanın önemli tespitlerinden biri ise yoksulluğun sadece parasal durumu yansıtmakla kalmayıp demokrasiye bakışı da etkilediği yönünde. WSI’nin yaptığı ankete katılan yoksullar arasında, demokrasinin en iyi yönetim biçimi olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 68’de, Almanya’da demokrasinin genel olarak iyi işlediği ifadesini onaylayanların oranı ise yüzde 59’da kaldı. WSI Direktörü Bettina Kohlrausch, yoksulluğun devlet kurumlarına güvende de erozyona yol açtığına dikkat çekerek, bunun sadece yoksulların değil, tüm toplumun bir sorunu olduğunu vurguladı. Kohlrausch, „Yoksulluk ve toplumsal kutuplaşma, özellikle de kökleştiğinde, demokratik birlikteliğimizin temellerini sarsabilir” uyarısı yapıyor.

EN FAZLA KİMLER YOKSUL?

Aynı araştırmada sürekli yoksulluk içinde yaşayanların yüzde 50’sinin tatil, yüzde 14,4’nün yeni elbise, yüzde 5’nin sıcak bir konut için yeterli parayı bulamadığı da ortaya konuyor. Sürekli yoksulluk içinde yaşayanların yüzde 71’i Batı Almanya’da yaşarken, yüzde 29’u Doğu Almanya’da yaşıyor. Kadın-erkek ayrımına göre yapılan tasnifte ise kadınlar yüzde 65 ile açık arayla önde. Etnik kökenlere yöre yapılan tasnifte ise sürekli yoksullarını yüzde 62’si Alman, yüzde 23’ü doğrudan göçmen, yüzde 15’i ise dolaylı göçmen. Yaş grupları bakımından ise sürekli yoksulluktan en fazla 65 yaşından büyük olanlar (yüzde 29) etkileniyor. Meslek gruplarına göre yapılan hesaplamada ise emeklilerden sonra işçiler en fazla sürekli yoksulluktan etkileniyor.

Araştırmada Almanya’da halkın yüzde 16,8’i “yoksul” ve “çok yoksul”, yüzde 11,1’i “çok yoksul” olarak tanımlanırken yüzde 7,3’ü “zengin ve çok zengin”, yüzde 1,9’u ise “çok zengin” olarak tanımlanıyor. 2019’de “çok yoksullar” ve “çok zenginler” 2018’e göre bir artış göstermiş.

Gelişmeler korona ve “enerji krizini”etkili olduğu 2020-2022 yılları arasında da eğilimin bu yönde devam ettiğini gösteriyor. Bu nedenle son yıllarda tartışılan “zenginlerden”, aşırı kar yapan tekellerden daha fazla verginin alınması talebi, bundan sonra daha yüksek sesle ifade edilecek görünüyor. (YH)