AB’nin Rusya’ya petrol ambargosu tutacak mı?

Foto: Pixebay

Yücel ÖZDEMİR / Köln

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasıyla başlayan savaşın üzerinden yaklaşık dokuz ay geçerken, Avrupa Birliği ülkeleri pazartesi gününden itibaren, önemli bir hamle yaparak Rusya’ya karşı petrol ambargosunu başlattı.

Denize kıyısı olmayan Macaristan ve Slovakya’ya ile rafinerileri sadece Rus petrolüne uyumlu Bulgaristan’ın dışındaki ülkeler, yıl sonundan itibaren Rus petrolü satın alamayacaklar. Aynı AB ülkeleri ayrıca pazartesi gününden itibaren G7 ülkeleri ve Avustralya ile birlikte, ambargoyu delerek deniz taşımacılığıyla satın alınan Rus petrolüne varil başına 60 dolar (57 avro) üst sınırı getirdiler. Bu fiyat halen piyasada varili 69 dolara satılan Ural petrolünün altında.

Rus ekonomisini vurma hedefiyle alınan petrol ambargosu kararının Rusya’yı mı yoksa bugüne kadar çok fazla Rus petrolü satın alan ülkelerin ekonomisini mi daha çok etkileyeceği ise belirsizliğini koruyor. Doğal gazda da AB ülkeleri aynı hesabı yapmıştı, ancak gelinen aşamada Rus ekonomisinden ziyade Avrupa ekonomisi etkilenmiş durumda. Enerji fiyatlarındaki artış, hayat pahalılığını artırarak halkın yaşamını zorlaştırırken, birçok firma da enerji fiyatlarındaki artışlar nedeniyle zor günler geçiriyor. Belirtiler AB ekonomisinin önümüzdeki yıl içinde daralmaya gideceğini gösteriyor. Petrol ambargosunun da bunu hızlandırması bekleniyor.

AB BİNDİĞİ DALI KESİYOR

AB ihtiyaç duyduğu petrolün yaklaşık yüzde 35-40’ını Rusya’dan alıyordu. AB ülkeleri arasında Almanya ise bu konuda başı çekiyordu. Bu durumda Alman ekonomisinin daha fazla etkilenme olasılığı yüksek. Yıllardır Rus petrolünü işleyen Brandenburg Schwedt’deki rafineri, devre dışı kalmakla karşı karşıya. Almanya yıl sonuna kadar Druşba (Dostluk) boru hattı üzerinden petrol alımını tamamen durduracak. 5 Şubat’tan itibaren de AB genelinde Rusya’dan petrol ve petrol ürünleri istisnalar dışında tamamen yasak olacak.

Ukrayna savaşından önce ihtiyaç duyduğu petrolün yüzde 38’ini Rusya’dan temin eden Almanya, bunun üçte birini deniz yoluyla, üçte ikisini ise Druşba hattı üzerinden sağlıyordu. Ekim 2022’ye Rusya’dan aldığı petrolü yüzde 12’ye kadar düşüren Almanya, açığı asıl olarak İngiltere, ABD ve Kazakistan’dan aldığı petrolle karşılamaya başladı. Ayrıca Katar ve BAE ile de görüşmeler devam ediyor.

PETROL FİYATLARINDA FAHİŞ ARTIŞ KORKUSU

AB’nin yaptırım kararı doğal olarak bütün üye ülkeleri Rusya dışındaki ülkelerden ihtiyacını karşılamaya yöneltecek. Bunun genel olarak dünyada petrol fiyatlarında aşırı bir artışa yol açması bekleniyor. Dolayısıyla enerji ve temel gıda mallarında da yeniden bir artış olacak gibi görünüyor. Petrol ürünleri fiyatlarında özellikle ocak başından itibaren yükselmenin başlaması bekleniyor.

Rusya’dan deniz yoluyla tankerle petrol satın alan ülkeler ise varili 60 dolardan ucuza petrol satın alma imkanına sahip olacak. Keza bu süreçte bazı ülkelerin ucuza aldığı Rus petrolünü aracılar kullanarak diğer ülkelere satma olasılığını da gündeme getiriyor.

AB yetkilileri tarafından verilen bilgilere göre, dünya genelinde petrol taşımacılığı yapan gemilerin yarısını Avrupalı şirketlerden oluşuyor. Ambargo çerçevesinde bu şirketlere, Çin, Hindistan, Türkiye ve Mısır gibi en fazla Rus petrolü alan ülkelere belirlenen üst fiyat 60 doların üzerinde petrol taşımaları yasaklandı.

Rusya’nın savaşı doğal gaz ve petrol satışından elde ettiği parayla finanse ettiğini ileri süren AB ülkeleri, ambargoyla Rus ekonomisini çökertmeyi umuyor. Yapılan tahminlere göre Rusya’nın devlet bütçesinin yüzde 37-45 arası doğal gaz ve petrol satışlarında elde edilen gelirlerden oluşuyor. AB yetkilileri, ambargo kararından günde 3 milyon varil ham petrolün etkilenmesini bekliyor. Orta vadede varil başına 70 dolar üzerinden yapılan hesaplamalarda, Rus ekonomisine günde 210 milyon dolara mal olacağı tahmin ediliyor.

YENİ GELİŞMELERE YOL AÇABİLİR

Doğal gaz ambargosu gibi petrol ambargosunun da Rus ekonomisini çökertmeye, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı bitirmeye yetmeyeceği tahmin ediliyor. Zira, Rusya temsilcileri de AB’nin ambargo ve üst fiyat sınırı kararından sonra yaptıkları açıklamalarda, kararları tanıyan ülkelere petrol ihracatı yapmayacaklarını açıkladılar. Özellikle üst sınırın, normal piyasa fiyatı olan 69 dolara çok yakın olması, Rusya’ya geniş bir hareket alanı bırakıyor.

Bu süreçten en fazla etkilenecek olanın ise en fazla Rus petrolü satın alan AB ülkeleri olacağı ise açık. Koşulların ağırlaşmasıyla birlikte AB içinde yaptırım kararlarına uymama ya da savaşın bitirilmesi için müzakere aşamasına geçilmesi yönündeki çağrılar sıklaşabilir.

Nitekim Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron kısa bir süre önce verdiği bir demeçte, NATO’nun Rusya’ya güvenlik garantisi vermesi gerektiğini ifade ederek, müzakere masasını işaret etmişti. Almanya’da da değişik kesimlerden savaşın bitirilmesi için diyalogun başlatılması yönünde çağrılar geliyor.