İngiltere: 15 bin postacı Londra’da Parlamento Meydanı’nda buluştu

Foto: Evrensel

Özden DİNÇ / Londra

İletişim İşçileri Sendikasında (CWU) örgütlü yaklaşık 115 bin postacı bugün bir kez daha grevdeydi. Grevdeki yaklaşık 15 bin postacı bugün haklarını savunmak için Londra sokaklarındaydı. Ülkenin dört bir yanından gelen postacılar Royal Mail’in CEO’su Simon Thompson’a istifa çağrısında bulundular.

İşçilerin toplandığı Parlamento Meydanı’ndaki protesto gösterisinde CWU’nun Genel Sekreteri Dave Ward’ın yanısıra, Demiryolu, Denizcilik ve Taşımacılık Sendikası (RMT) Genel Sekreteri Mick Lynch de bir konuşma yaptı.

CWU Genel Sekreteri Dave Ward 115 bin postacının grevinin sadece ücretlerle ilgili olmadığını, Royal Mail posta hizmetlerini kamu adına korumaya çalıştıklarını söyledi.

Dave Ward protesto gösterisi öncesi katıldığı televizyon programlarında da “ modernizasyon” adı altında işçilerin çalışma koşullarının tehlikede olduğu özellikle vurgulamıştı. Binlerce postacının işten çıkarılarak yerine güvencesiz koşullarda -esnaf kurye modeline benzer şekilde- çalışacak binlerce yeni işçi alınmasının süren müzakerelerde kendilerine sunulan koşullardan birisi olduğunu açıklayan CWU Genel Sekreteri bu model ile Royal Mail’in özel kurye şirketlerine benzer bir yapıya dönüştürülmek istendiğini ve Birleşik Krallık’ta onlarca yıldan bu yana işçilerin bu ölçekte bir saldırı ile karşı karşıya kalmadığını ifade etmişti. Ward bugün protesto meydanında da bu saldırılara değinerek greve çıkmanın işçiler ve aileleri için çok zor olduğunu ancak hem kendileri hem de toplum için buna mecbur olduklarını dile getirdi.

Şirketin yönetim kadrosunun Royal Mail’i kasten batırmaya çalıştığını ifade eden Ward şirketin postacılar sayesinde işlediğini hatırlattı ve aslında yönetiminin de işçiler de olması gerektiğini söyledi.

Parlamento Meydanı’nda bugün “fiili bir genel greve” dönüşen mücadele karşısında, siyasetçilerin ve medyanın sendikacıları halk düşmanı gibi göstermeye çalıştığına ve işçi sınıfını bölmeye dönük bir söylem kullanıldığına da dikkat çekildi.

RMT Genel Sekreteri Mick Lynch sendikal hareketin ve grevlerin medya aracılığıyla karalanmaya çalışıldığını anlattı ve „bizden nefret ediyorlar, çünkü bizden korkuyorlar“ dedi.

Mick Lynch tezahüratlarla birçok kez kesilen konuşmasında işçi sınıfının çok uzun süredir sessiz kaldığını, refahın farklı şekilde bölüşümün adil bir toplum için gerekli olduğunu ve işçilerin bunun için birleşmesi gerektiğini söyledi.

„Zenginler bize yaptığımız işler için hakettiğimizi vermek zorunda“ diyen Lynch toplumsal yapının bir değişime hazır olduğunu ve sendikal hareketin bu değişim için umudu temsil ettiğini ve işçilerin bu değişimi sağlayacaklarını söyledi.

Lynch protesto öncesi televizyon kanallarına yaptığı açıklamada sağlık çalışanlarının, öğretmenlerin ve daha pekçok işkolundaki işçinin yaklaşan grevlerinin ülke çapında bir genel grevin yolunu açıp açmayacağı konusunda hükümetin tutumunun belirleyici olacağını ancak halihazırda daha adil bir toplumsal düzene doğru değişim için işçilerin “genelleşen” bir tepki göstermesinin zaruri olduğunu söylemişti.