Illerkirchberg yas tutuyor

Ulm yakınlarındaki Illerkirchberg’de 5 Aralık 2022 tarihinde, 13 ve 14 yaşındaki iki kız öğrenci, sabah saatlerinde okula giderken bir adam tarafından vahşice bıçaklandı. Olay yerinde acil yardıma rağmen Ece Sarıgül hastanede yaşamını yitirdi, diğer yaralı öğrenci hayata tutunabildi ancak ciddi şekilde travmatik etki devam ediyor.

Saldırının gerçekleştiği olay yeri kırmızı mumlar, çiçekler ve saldırıyı lanetleyen birçok dövizin yazılı olduğu bir alan haline gelirken çok sayıda insan burayı ziyaret ederek olaya tepkisini ortaya koydu. Ulm Alevi Kültür Merkezi’ne gelen 1000’in üzerindeki insan Ece’nin ailesinin acılarını paylaşarak desteklerini sundular. Bu korkunç şiddet suçunu lanetleyen çeşitli parti ve derneklerden çok sayıda temsilcide taziyeye katılarak aileye desteklerini sundular. Aynı günün akşamı Illerkirchberg’deki kilise bir ibadet için kapılarını açtı ve burada da yüzlerce insan üzüntülerini ve dayanışmalarını ifade etmek ve birlikte yas tutmak için bir araya geldi. 14 yaşındaki genç Ece çarşamba günü aralarında öğrenci arkadaşlarının, parti ve kurumlardan temsilcilerin belediye başkanı, milletvekilleri ve Berlin Başkonsolosu’nun da bulunduğu binlerce insanın katıldığı törenle yaşadığı yer Illerkirchberg’de toprağa verildi. Özellikle sınıf arkadaşlarının Ece için yaptıkları konuşmalar sırasında insanlar gözyaşlarını tutamadılar.

 

BİRÇOK ŞEY HALA BELİRSİZ

Olayın şüphelisi olarak olaydan kısa bir süre sonra saldırının gerçekleştiği yere yakın olan mülteci kampında bir kişi yakalandı. Şüphelinin oda arkadaşları olan iki kişi daha polis merkezine götürüldü ve daha sonra serbest bırakıldı. Bu iki kişiden biri olaydan iki gün sonra intihar etti. Savcılığın yaptığı açıklamaya göre kendisi de yaralı bulunan cinayet şüphelisi şu anda cezaevi hastanesinde ve olay hakkında sessiz kalıyor. Savcılığın talebi üzerine cinayet ve cinayete teşebbüsten tutuklama emri çıkarıldı. Bununla birlikte, olayın arka planı hala belirsizliğini koruyor. Bilgi akışı çok yetersiz ve şu ana kadar olayı değerlendirebilme zorluğu devam ediyor.

Baden Württemberg eyaleti İçişleri Bakanı ve Hükümet Başkan Yardımcısı Thomas Strobl (CDU) olayın tamamen aydınlatılacağını açıklarken; Başbakan Winfried Kretschmann (Yeşiller) gibi siyasetçiler saldırıdan sonra sağduyu çağrısında bulundular ve yabancılara ve sığınmacılara karşı genel bir şüpheli gibi yaklaşılmaması çağrısında bulundular. İllerkirchberg Belediye Başkanı Markus Häußler de vatandaşlara açık bir mektup yayınlayarak bu olay üzerinden genelleme yapılmamasını mültecilerin muhtemel suçlular gibi gösterilmemesini istedi.

 

IRKÇI SAĞCI GRUPLAR SALDIRIYI ARAÇSALLAŞTIRIYOR

Bir taraftan bu çağrılar yapılırken, ırkçı sağcı gruplar ve AfD bu eylemden yararlanıyor ve bu vahşi saldırıyı ırkçı tutumları için araçsallaştırıyor. Aynı gün sosyal medyada yaygınlaştırdıkları çağrılarla bölgede yaşayan mültecilere karşı harekete geçen ırkçılar, olayın yaşandığı yerde aralarında duygusal tepkilerle bulunan insanlarla birlikte 150 kişi olarak bir gösteri yaptı. Cumartesi günüde biraraya gelen ırkçı grup “suçlu yabancıları sınır dışı edelim“ mottosuyla saldırıyı kullanmaya devam ettiler. Ancak farklı partilerden, derneklerden, bölge sakinlerinden ve ırkçılığa karşı itirazda bulunan bireylerden başka sesler de yükseldi. Illerkirchberg’de yaşayanlar ırkçıların kışkırtıcı eylemlerine tepki göstermek için düzenledikleri karşı gösteride „Illerkirchberg’de yas tutuyoruz ve barış, dayanışma, hoşgörü için birarada duruyoruz“. „Yas tutacak bir yere ihtiyacımız var, kışkırtmaya değil“ dövizleri taşıyarak olayın üzerinden politik çıkar gözeten ırkçılara seslerini yükselttiler. Illerkirchberg ve Ulm çevresinde yaşayan binlerce insan bu derin acıyı yüreğinde hissetmiştir. Onların mağdur ailelerle dayanışması ve destekleri derin acıyı bir nebzede olsa hafifletecektir elbette! Bu büyük dayanışma, şiddetin ve zorbalığın ortadan kaldırılması için toplumsal bir görevdir de aynı zamanda.

Göçmenlerle ilintili her türlü olayı ırkçılığı geliştirmek için kullanan ırkçı gruplar bu olayda da boş durmadılar. Irkçıların olay üzerinden mülteci karşıtlığı ve kışkırtıcılık yaparak mağdurlara sahip çıkıyormuş görüntüsü ile bu derin acı üzerinden kendi ırkçı amaçlarını gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Toplumu yanıltacak, bölecek önyargıları besleyecek kışkırtmalara karşı duyarlı olunmalı ırkçılara geçit verilmemelidir.

Bu korkunç saldırının tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması, suçlu ya da suçlularının cezalandırılması şiddetten ve ırkçılıktan beslenenlerin dışında herkesin beklentisidir. (Ulm/YH)