“Irkçı cinayetlerde politik sebepleri görmezden gelenler cinayetleri aydınlatamaz”

Hamburg’da 37 yıl önce ırkçı dazlaklar tarafından katledilen Ispartalı Ramazan Avcı, isminin verildiği meydanda düzenlenen törenle anıldı. Yapılan konuşmalarda ırkçılığın tehlikeli boyutlarına dikkat çekildi.

Hamburg’da 21 Aralık 1985 yılında ırkçı dazlaklar tarafından öldürülesiye dövülen ve 24 Aralık’ta kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden ırkçı şiddet kurbanı Ramazan Avcı, katledilişinin 37. yılında düzenlenen törenle anıldı.

Avcı’nın saldırıya uğradığı Landwehr sokağındaki tren istasyonunda, isminin verildiği Ramazan Avcı-Platz’da düzenlenen törene Ramazan Avcı’nın eşi Gülüstan Avcı, Türkiye’den gelen yeğenleri Serpil Sezen, Beste Sezen, Selma Kaman, Mölln saldırısında üç aile bireyini kaybeden Faruk, Hava ve İbrahim Arslan, Hamburg Başkonsolosu Emine Derya Kara, Hamburg Nord İlçe Belediye Başkanı Michael Werner-Boelz, Hamburger Sportverein (HSV) adına Nadine Arahavelias, Hamburg Eyalet Parlamentosu Başkanvekili Deniz Çelik (Sol Parti), sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Etkinliği organize eden Ramazan Avcı İnisiyatifi (RAİ) adına konuşan avukat Ünal Zeran, Avcı’nın katledilişinden tam 25 yıl sonra ilk kez onun öldürüldüğü bu meydanda bir araya geldiklerine, uzun uğraşlar sonucunda 2012 yılında Avcı’nın isminin meydana verilmesini ve bir anıt taş dikilmesini sağladıklarına dikkat çekti. Katledilen insanların ailelerinin daha sonra cinayetlerin sonuçlarıyla yalnız bırakıldıklarını söyleyen Zeran, birçok olayda kurbanların zanlı olarak gösterildiklerine, çok az olayda zanlıların faillerin ortaya çıkarıldığına dikkat çekti.

IRKÇI CİNAYETLERDE POLİTİK SEBEPLERİ GÖRMEYENLER CİNAYETLERİ AYDINLATAMAZ”

Irkçı mağdurlarının taleplerinin arkasında olduklarına vurgu yapan Zeran, “Onların talepleri bizim de taleplerimizdir. Irkçılık mağdurları yalnız değildir. Binlerce mağdura saygı gereği, ırkçı, antisemit ve sağ şiddet olaylarına karşı somut tedbirler alınması gerekiyor. Bürokrasiye takılmadan hızlı bir temel emeklilik, Federal Adalet Dairesi ve eyaletlerdeki Mağdurlar Fonu tarafından ödenen tazminatlara kolay erişim ve bağımsız ırkçılık şikâyet merkezleri, mağdurların, dolayısıyla bizlerin talepleridir” şeklinde konuştu. Zeran, ırkçı cinayetlerdeki politik sebepleri görmezden gelenlerin ve ırkçılık kurbanlarının sayısını mümkün olduğunca az göstermeye çalışanların, bu cinayetleri aydınlatamayacağını da sözlerine ekledi. Gülüstan Avcı’nın, katledilen eşi Ramazan Avcı’nın ağzından yazdığı mektubu ise inisiyatiften Leyla Loğoğlu okudu. Avcı’nın Almanya’ya geliş ve eşiyle tanışma hikayesinin yer aldığı mektuptaki, “Ben Ramazan Avcı, daha 25 yaşımda adına ‘ırkçılık denilen vahşete, onlarca kişi tarafından acımasızca dövülerek kurban gitmiş biriyim. Geride eşimi, doğmamış çocuğumu bırakarak. Oğlum, babasının olmadığı bir dünyaya doğacak, babasız büyüyecek. Bu ne benim ne evladımın ne eşimin ne de adına ‘kader’ denen şeyin seçimiydi. Bu, onların seçimiydi. Onlar; yani sırf dini, dili ve rengi ayrı diye kendilerinde başkasını öldürme hakkı gören katiller. Benim hikayem ne ilk ne son ama son olması ümidiyle” cümleleri, törende duygulu anların yaşanmasına sebep oldu.

RAMAZAN AVCI’NIN İSMİ VE HİKAYESİ HSV’NIN AYRILMAZ PARÇASI OLMALIDIR

Avcı’nın yeğeni Serpil Sezen konuşmasında dayısıyla ilgili anılarına değinirken dayısı öldürüldüğünde henüz 2 yaşında olan Selma Kaman da dayısının adını yaşatmaya çalışanlara teşekkür etti. Dayısını tanımasa da kendisi için bir kahraman olduğunu söyleyen Beste Sezen, “Dayıcığım seni asla unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi. Törende bir konuşma yapan Hamburg Başkonsolosu Emine Derya Kara, “Vatandaşlarımıza yönelik insanlık dışı bu ırkçı saldırılar hatıralarımızda derin yaralar açmıştır ve üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, unutmamız mümkün değildir. Demokratik toplumlarda yeri olmayan yabancı düşmanlığı ve ayrımcılığa karşı siyasal, toplumsal ve yasal düzlemde tüm gerekli tedbirlerin alınması ve topyekûn mücadele edilmesi son derece önem arz etmektedir” mesajı verdi.

2. Bundesliga ekibi HSV’nın kulüp çalışanları ve taraftar gruplarının ırkçılığa karşı kurdukları çalışma grubu olan Anı Kültür Ağı (Netz E) adına bir konuşma yapan Nadine Arahavelias, “Netz E olarak Ramazan Avcı’nın adını ilk kez 4 yıl önce duyduk ve insanların ırkçı sebeplerle öldürülmesi bugün bile bizi öfkelendiriyor. Irkçı dazlakların HSV taraftarı olduğunu ama ne kulüp ne de taraftarlar bu konuyla ilgili hiçbir şey yapmadıklarını öğrendik. Bunu değiştirmek istediğimiz için araştırdık ve sonuçta bu hikâyenin genç taraftarlara da aktarılması gerektiğine karar verdik. Ramazan Avcı’nın ismi, HSV’da asla unutulmamalı, hikayesi kulübün ayrılmaz bir parçası olmalıdır” dedi.

IRKÇILIK KURBANLARINI UNUTMAYACAĞIZ AMA KATİLLERİ VE KATİLLERİN ARKASINDAKİLERİ DE UNUTMAYACAĞIZ

27 Aralık 1992 yılında Neuss’te ırkçılar tarafından katledilen Şahin Çalışır’ın kuzeni Orhan Çalışır da törende bir konuşma yaparak, eğer bu cinayet vaktinde aydınlatılsaydı Solingen katliamının belki de engellenebileceğine, ırkçılık kurbanlarını unutmayacaklarına ama katilleri, onların arkasındakileri de unutmayacaklarına vurgu yaptı. Törende ırkçılık kurbanı Süleyman Taşköprü’nün kız kardeşi Ayşen Taşköprü’nün mesajını okuyan Hamburg Sol Parti Milletvekili deniz Çelik, ırkçı cinayetlerin aydınlatılması için Hamburg’da bir araştırma komisyonunun kurulması talebini de yineledi. Hamburg Nord İlçe Belediye Başkanı Boelz ise uzun yıllardan beri bu yönde çalışmalar yapan RAİ’ye teşekkür ederken bu sene Hamburg Bilim ve Eşitlik Dairesi’nin maddi desteğiyle Avcı’nın yeğenlerini Türkiye’den Hamburg’a getirebilmenin mutluluğunu yaşadıklarını, kurbanların ailelerinin desteklenmesinin önemini dile getirdi.