Balkanlarda tansiyon yeniden yükseliyor

Bild von David Peterson auf Pixabay

YÜCEL ÖZDEMİR

Balkan ülkeleri 2023’e Sırbistan-Kosova gerilimiyle girdi. Birkaç gündür dinmiş gibi görünen gerilimin yeniden büyük çatışmalara gebe olduğu ise açık. Zira, NATO ve AB’nin Rusya’nın etki alanlarını daraltma yönünde attıkları adımlar son 30 yıldır devam etmekle birlikte, Avrupa’da paylaşım mücadelesi tam olarak bitmiş değil. Bu nedenle Avrupa’da, Rusya ile ilişkiler açısından Ukrayna’dan sonra en fazla göze batan ülke Sırbistan oldu.

Balkanların “tarafsızlar blokunun” lideri Yugoslavya yedi ülkeye bölünmesine rağmen, yüzyıllara dayanan birlikte yaşamanın getirdiği iç içe geçişler nedeniyle, ülkeler nüfus bakımından halen karma inanç ve etnisitelere sahip. Yaklaşık 7 milyon nüfusu olan Sırbistan’ın yüzde 80’i Sırplar, geri kalan yüzde 20’si değişik etnik kökenlerden emekçilerden oluşuyor.

Benzer bir durum Bosna-Hersek, Hırvatistan, Kuzey Makedonya, Kosova, Slovenya ve Karabağ için de geçerli.

Arnavut nüfusun çoğunlukta olduğu Kosova’yı savaşla Sırbistan’dan kopararak 2008’te tek taraflı olarak “bağımsız devlet” ilan eden NATO ve müttefikleri, bir süredir Sırbistan’ı da kontrol etmek için adımlar atıyor. Bu çerçevede Sırbistan, birçok kriteri yerine getirmediği halde AB aday üyesi yapıldı. Sırbistan’ın AB ve NATO’nun bağımsız ilan ettiği Kosova’yı tanımaması da sorun edilmedi. Bugün 110 ülke Kosova’yı “bağımsız devlet” olarak tanırken, aralarında Rusya, Çin, AB üyeleri Bulgaristan, Romanya, Slovakya, İspanya, Kıbrıs ve Yunanistan’ın olduğu 100’e yakın ülke de tanımıyor. Altı AB ülkesi Kosova’yı resmen tanımazken AB Komisyonu Kosova’yı AB’nin “potansiyel aday üyeleri” arasına aldı.

Son gerilimin nedeni ise Kosova’nın sınırları içinde yaşayan 50 bin kadar Sırp’ın Kosova yönetiminin dayatmalarına karşı çıkması. Bugüne kadar Kosova’nın kuzeyinde Sırbistan’ın desteğiyle Bernjak ve Jarinje kentlerinde özerk şekilde yaşayan Sırplar, en son Kosova yönetiminin “taşıt plaka reformu”yla Sırp azınlığa Kosova plakası kullanmayı dayatması tepkilere neden oldu. Karara tepki gösteren kentlerdeki Sırp güvenlik görevlileri, hakimler, memurlar ana yolu kapatarak eylem yaptı. Eylemler sırasında bir Sırp polisi gözaltına alındı. Kosova’nın eylemleri askeri müdahaleyle bastıracağını ileri süren Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksander Vuçiç, sınırda bulunan Raska’daki kışlaya kadar giderek güç gösterisinde bulundu.

Alman basını birkaç gündür Vuçiç’in Kosova’daki Sırpları koruma adına attığı adımlar, Putin’in Ukrayna’daki Rus azınlığı korumak adına yaptığı hamlelere benzetiliyor. Yılbaşı öncesinde yükselen tansiyon gözaltına alınan polisin ev hapsi şartıyla serbest bırakılmasından sonradan düştü. Ancak, her an yeniden yükselme potansiyeline sahip. Zira NATO ve AB’nin tam desteğini alan Kosova’nın Sırp azınlığa yönelik politikasını sertleştirerek, Sırbistan’ı gerilim üzerinden hizaya getirme çabası devam edecek. Bu nedenle NATO’ya ülkede konuşlandırılan asker sayısını arttırma çağrısında bulundu.

Benzer bir gerilimin ipuçları Hırvatistan ile de mevcut. Die Tageszeitung’dan Barbara Oertel’in yazdığına göre Doğu Hırvatistan’da bulunan Vukovar kentinde meclis hafta başında Sırpça ve Kiril alfabesinin kullanılmasını yasakladı. Gerekçe olarak da, 2021’de yapılan referandumda Sırp nüfusunun yüzde 29.73’te kalması. Dil ve alfabenin kullanılması için halkın üçte birisinden fazlasının azınlık olması gerekiyor. Bu yasakla birlikte Sırbistan’ın da azınlıklara baskıyı arttırması ve “diaspora”da yaşayan Sırp nüfusa sahip çıkmak adına agresif bir politika izlemesi bekleniyor.

Komşularıyla azınlıklar nedeniyle gerilim yaşamaya başlayan Sırbistan’ın AB ve NATO ile de gerilim yaşanması bekleniyor. Çünkü tarihsel bağlar nedeniyle Rusya ile iyi ilişkiler sürdüren ülke, AB ve NATO tarafından Rusya’ya uygulanan ambargoları tanımıyor. Yine, Çin ile iyi ekonomik ilişkilere sahip. Özellikle Rusya ve Çin ile ilişkiler, Balkanların bu küçük ülkesinin emperyalist paylaşımın önemli sahalarından biri olmaya başladığını gösteriyor.

Buna bir de Jadar Vadisi’nde bulunan saf lityum madenlerinin keşfedilmesi eklendi ve Sırbistan üzerindeki paylaşım daha da önem kazandı. Cep telefonları, bilgisayar ve elektrikli otomobillerin akülerinin yapımında kullanılan lityum, Batılı tekellerin iştahını kabartmış durumda. Jadar Vadisi’ndeki keşifle birlikte Avrupa’nın en büyük lityum maden yataklarının Sırbistan’da olduğu kesinleşti. İngiliz-Avustralya tekeli Rio Tinto, bölgede çalışmalar yapmaya başladı. Bölge halkı ise son iki yıldır doğanın korunması için büyük bir mücadele veriyor. Eylemlerden ötürü lityum çıkarmaktan vazgeçtiklerini açıklayan Vuçiç, şimdi buradan elde edilecek gelirle ülke ekonomisini kalkındırmaktan söz ediyor.

2022’nin sonunda Sırbistan-Kosova ekseninde yaşanan gelişmelerin arkasında asıl olarak emperyalist paylaşım hesaplarının olduğu net olarak görülebiliyor. Bölge ülkeleri, barış içinde bir arada yaşama yerine emperyalist ülkelerin bölgedeki taşeronu olmaya devam ettikleri takdirde, yeni gerilim ve çatışma olasılıkları oldukça fazla.