Ford Köln’de işten atma planı açıklandı

Haftalardır “fısıltı gazetesi” aracılığıyla devam eden spekülasyonlar hafta sonu basında, “Ford Köln’de binlerce işyerini yok edecek” haberleriyle had safhaya gelmişti. Böylece 23 Ocak günü İşyeri Temsilciliğinin (BR) çağrısıyla yapılan olağanüstü işyeri toplantısına yönelik beklentilerde arttı.

Acaba ne olacaktı, kaç işçi çıkarılacaktı? Çıkışlar ‘sadece’ Merkenich’deki AR-GE (araştırma ve geliştirme) bölümünde mi yoksa üretimde de olacak mıydı? İdari bölümde çalışanlar arasında da işten çıkarılacaklar var deniyordu?

Bütün bu sorulara cevap bulmak ve işverenin bu tutumuna “biz karşı neler yapabiliriz” üzerine konuşmak istiyorduk.

BELİRSİZLİK VE İŞÇİLER ARASI REKABET 10 YILDIR SÜRÜYOR!

Almanya’da asıl olarak Mercedes, BMW ve Volkswagen üzerine çok yazılıp çizildiği için gazetemiz Yeni Hayat’ın okurlarına kısaca bugüne kadar olup biteni hatırlatmak istiyoruz: Merkezi ABD’de olan Ford tekelini “daha az işçiyle daha fazla üretme, daha az harcamayla en yüksek kâr marjını yakalama” konusunda dünyanın en tecrübeli tekelleri arasında saymak gerekir.

Son 20-30 yıldır buna bir de işçiler arası rekabeti eklemek gerekiyor. Bu ‘sıradan’, tüm işçilerin her gün karşı karşıya bırakıldığı işçiler arası rekabet değil. Fabrikaların karşı karşıya getirildiği, farklı ülkelerdeki işçilerin karşı karşıya getirildiği bir rekabet!

Yeni bir model üretileceği zaman bu modeli üretebilecek bütün fabrika yönetimlerinden “teklif sunmaları” isteniyor. Yönetim kurulları da işyeri temsilcileriyle birlikte oturup önlerine konulan modeli hangi haklardan vaz geçerek, hangi üretim metotlarıyla daha ucuza üretebileceklerinin projelerini hazırlayıp tekel merkezine gönderiyorlar. Tekel merkezide tüm tekliflere bakarak arasından en uygun olanını seçiyor ve üzerine ek düzenlemeler yapıp, “tamam ihale size geldi” diye bir fabrikayı tercih ediyordu.

Örneğin Belçika’nın Genk ve Almanya’nın Saarlouis şehirlerindeki fabrikalarda Focus modeli üretiliyordu. 2012 yılında her iki fabrikadaki yönetimlerin hazırladığı konseptler üzerinden yeni model Focus’un üretimi 2014’de Saarlouis’e verildi. Genk’deki fabrika ise kapatıldı. 4000 bin kadrolu işçi ve 5000 yan sanayi işçisi işini kaybetti.

Daha önce aynı yöntemle İngiltere’nin Southampton şehrindeki fabrika kapatılmış ve üretim Türkiye/Kocaeli’ne taşınmıştı. İngiltere’de 1500 işçi işini kaybetmişti.

Fiesta Köln’de mi yoksa Romanya’nın Craiova şehrinde mi üretileceği üzerine de rekabet ortamı yaratılmıştı.

En son olarak ise Saarlouis ve İspanya’nın Valencia şehirleri piyasaya yeni sürülecek bir elektro araç için karşı karşıya getirilmişti. Sonuç ortada: Genk’e karşı rekabeti “kazanan” Saarlouis bu kez Valencia’ya karşı rekabeti kaybetti. Saarlouis 2025 yılında kapanacak! Valencia güvencede mi? Hayır – Valencia ise 2030’da kapanacak.

FORD İÇİN “Sprint to 6 Reset & Redesign” – FATURASI BİZE!

Ford yeni yüzyılda 2006, 2012 ve 2016’da değişik planlarla üretimi daha kârlı hale getirmeye çalıştı. En son olarak 2018’de “Sprint to 6 Reset & Redesign” başlıklı bir program başlatıldı. Yüzde 6 kâr marjına ulaşmak için üretim süreçleri sıfırlanacak (“Reset”) ve yeniden düzenlenecekti (“Redesign”). Bunun için onlarca plan yapıldı, bozuldu ve yeniden yapıldı. Şefler görevden alındı – yeni şefler görevlendirildi…

Pazartesi günü yapılan toplantıda Audi’den transfer edilen yeni şefimiz Martin Sander, elle tutulacak hiçbir şey söylemedi. Sander sadece şubat ayının ortasına kadar işlerin daha netlik kazanacağını, mart ayından yapılacak işyeri toplantısında bizi bilgilendireceğini söyledi. Toplantıya katılan binlerce arkadaşımız Sander’i yuhalayarak, ıslak çalarak protesto ettiler.

Sander kendisinin söylemesi gereken her şeyi BR Başkanı Benjamin Gruschka’ya söyletti! Buna göre Avrupa’daki AR-GE bölümü çok küçülecek, ticari araçlarla ilgili bölümü TR’ye kaydırılacak. Buda Merkenich’deki AR-GE bölümünden 2500 mühendisin işten çıkarılacağı anlamına geliyor. Ayrıca idari bölümden de 700 arkadaşımız işten çıkarılacak. Toplamında 3200 işyeri yok edilecek!

Aslında toplantıya gelen işçilerin çoğunluğu, buna bizde dahiliz, Sander’in çok fazla bir şey söylemeyeceğini tahmin ediyorlardı. Biz daha çok BR ne diyecek, IG Metall ne diyecek? Nasıl bir mücadele önerecekler, tekelin planlarına karşı bizim planımız ne olmalı? Biz bunların konuşulmasını bekliyorduk.

Ama zaten toplantıya çağrı yapıldığında işçilere konuşma hakkı verilmeyeceği söylenmişti. Peki neden bize söz hakkı verilmedi? İşçilerin toplantıya ilgisi çok yoğundu – üç toplantı arka arkaya yapılmak zorunda kalındı!

Gruschka, bundan böyle “çok sert görüşmeler” yapacaklarını söyledi – Artık bizim karnımız bu yalanlara – boş vaatlere tok! En kısa zaman içinde işçi arkadaşlarla buluşup “neler yapabiliriz” konusunu konuşacağız.

Ford Niehl ve Merkenich’den grup işçi